ÇEŞME
Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı, pınar
ÇIBAN
Vücudun herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride veya deri altında şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikimi
ÇIKACAK
Hamamlarda dışarıya çıkıp giyinme yerine giderken kurulanmak üzere verilen havlu, çıkma
ÇINAYAZ
Açık, mehtaplı, çok soğuk hava
ÇIRPMAK
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek
ÇIT
Hafif ve anlık ses
ÇIĞA
Yumurtasından havyar yapılan bir tür mersin balığı (Acipenser ruthenus)
ÇOPUR
Yüzü çiçek hastalığından kalma küçük yara izleri taşıyan, aşırı çiçek bozuğu olan (kimse), işkembe suratlı
ÇOR
Hastalık
ÇORBA
Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sıcak, sulu içecek
ÇUHADAR
Osmanlı Devleti'nde padişahın hizmetinde bulunan sarayın büyük memurlarından her biri
ÇUHASIZ
Çuhası olmayan
ÇUKURCA
Hakkâri iline bağlı ilçelerden biri
ÇULHA
El tezgâhında bez dokuyan kimse
ÇÇ
Türk alfabesinin dördüncü sırasında yer alan ve Çe adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından sert, katışık, diş-diş eti ünsüzünü gösterir
ÇÖP
Saman inceliğinde herhangi bir sap, dal veya tahta parçası
ÇÖĞÜR
İri gövdeli, kısa saplı bir tür halk sazı
ÇİFTLİK
Tarım yapılan, hayvan yetiştirilen, çalışanlarının da oturması için evler bulunan geniş toprak parçası
ÇİLEKEŞ
Hayatı boyunca birçok sıkıntı ve üzüntü çekmiş (kimse)
ÇİLENTİ
Hafif yağmur, serpinti
ÇİMENTO
Killi kalkerleri özel fırınlarda pişirip ezmekle elde edilen, çamuru çarçabuk katılaşıp sertleşen ve yapılarda harç malzemesi olarak kullanılan kül renginde veya beyaz toz
ÇİNLİ
Çin halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
ÇİNİ
Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan, bir yüzü sırlı ve genellikle çiçek resimleriyle bezeli, pişmiş, balçık levha, fayans
ÇİY
Havada buğu durumundayken akşamın ve gecenin serinliğiyle yerde veya bitkilerde toplanan küçük su damlaları, şebnem, jale
ÇİZGİ
Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril
ÖCÜ
Küçük çocukları korkutmak için uydurulmuş hayalî yaratık, umacı
ÖDAĞACI
Dulaptal otugillerden, tropik bölgelerde yetişen, dinî törenlerde yakılan ve yanarken güzel koku veren, odunu ve kabuğu hoş kokulu bir ağaç, öd (II) (Aquilaria agallocha)
ÖKE
Deha sahibi kimse, dâhi
ÖKSÜRÜK
Ciğerlerdeki havanın, solunum organlarının kasılması ve zorlanmasıyla ağızdan gürültü ile çıkması
ÖLMEK
Yaşamaz olmak, hayatı sona ermek, can vermek
ÖLÇEK
Birim kabul edilen herhangi bir şeyin alabildiği kadar ölçü
ÖLÜ
Hayatı sona ermiş, artık yaşamıyor olan, meyyit, morto, diri karşıtı
ÖLÜMLÜK
Bazı kimselerin, öldüklerinde cenazelerinin kaldırılmasına harcanmak için ayırdıkları para
ÖLÜSAAT
Herhangi bir faaliyet veya iş yapılamayan zaman, ölü zaman
ÖNBİLGİ
Herhangi bir konuda derinlemesine bir araştırma yapmadan sağlanan birtakım bilgi
ÖNCEDEN
Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce
ÖNDOĞRU
Bir bilimin kuruluşunda temel görevi görmekle birlikte belikten daha az olma ve tanımlanmayan ilkel gerçek, konut (II), koyut, postulat
ÖNHEKİM
Staj yapmak üzere hastanelerde çalışan tıp fakültelerinin altıncı sınıf öğrencileri
ÖNLÜK
Herhangi bir iş genellikle de yemek yaparken giysi kirlenmesin diye giyilen, boyundan askılı ve bele bağlanan örtü, iş önlüğü
ÖNRAPOR
Esas rapora dayanak olmak üzere hazırlanmış olan ön bilgi yazısı
ÖNTASAR
Herhangi bir tasarın ilk biçimi
ÖRENLİK
Ören durumuna gelmiş yer, harabelik
ÖRF
Yasalarla belirlenmeyen, halkın kendiliğinden uyduğu gelenek
ÖRK
Hayvanları çayıra bağlamaya yarayan kalın ip, örük
ÖRTENEK
Hayvanların vücudunu örten deri, kıl, tüy, pul vb. dokuların bütünü
ÖRTMECE
Söylenmesi kaba, çirkin veya sakıncalı görülen nesnelerin, kavramların, başka kelimelerle daha uygun ve edepli bir biçimde anlatılması, edebikelam
ÖRÜMCEK
Örümcekler takımından, ince bir ağ örerek küçük böcekleri avlayan eklemli bir hayvan (Aranea), örümce
ÖTANAZİ
Ölme hakkı
ÖTE
Konuşanın temel olarak aldığı bir şeyden daha uzak olan yer veya şey, mavera, beri karşıtı
ÖTÜRMEK
İshal olmak