İÇBÖLGE
Bir limanı ithalat ve ihracat etkinlikleri bakımından besleyen, ona çeşitli ulaşım yollarıyla bağlı, dar veya geniş bölge, art bölge, hinterlant
İÇDENGE
Ruhsal durum, psikolojik yapı
İÇERLEK
Yanındakilerden daha içeride, daha geride bulunan
İÇETMEK
eline geçen bir şeyi sahibine bildirmeyerek kendine mal etmek
İÇKAPAK
Kitabın dış kapaktan sonra gelen, adını ve bazı özelliklerini içeren sayfa
İÇİÇE
Biri ötekinin içinde veya birine ötekinden geçilen
İĞ
Pamuk, yün vb.nden iplik eğirmekte kullanılan, ortası şişkin, iki ucu sivri ve çengelli olan, ağaçtan yapılmış araç, eğirmen, kirmen
İĞAĞACI
Ana yurdu Asya'nın dağlık bölgeleri olan, bazı türlerinde yaprakları kışın dökülen, odunu tornacılık ve kaplamacılıkta kullanılan, kömürü ile kara kalem resim yapılan küçük bir ağaç (Euonymus)
İĞDİŞ
Erkeklik bezleri çıkarılarak veya burularak erkeklik görevi yapamayacak duruma getirilmiş (hayvan ve özellikle at)
İŞAÇMAK
uğraştırıcı, gereksiz bir durumun ortaya çıkmasına sebep olmak
İŞERİ
Elinden iyi iş gelen, becerikli kimse
İŞGAL
Bir yeri ele geçirme
İŞGALCİ
İşgal eden, ele geçiren (kimse)
İŞGÜZAR
Gereği yokken, genellikle kendini göstermek için işe karışan (kimse)
İŞKEMBE
Geviş getirenlerin ilk ve en büyük mide bölümü
İŞLEMEK
Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek
İŞLEVCİ
İşlevi yerine getiren kimse veya nesne
İŞPORTA
Gezici satıcıların mallarını koymaya yarayan yayvan sepet veya bu işi gören, ona benzer araç, sergi
İŞTİYAK
Göreceği gelme, özleme
İŞVEREN
İşçileri ücretle çalıştıran gerçek veya tüzel kişi, çalıştıran, patron
ŞAK
Eni geniş bir şeyle vurulduğunda çıkan ses
ŞAKAK
Göz, alın ve yanak arasında, elmacık kemiğinin üstünde bulunan çukurumsu bölge
ŞAL
Genellikle Hindistan'da dokunan, özel motifleri olan değerli bir yün kumaş
ŞAMAN
Şamanlıkta büyü yapan, gelecekten haber verdiğine, ruhlarla ilişki kurarak hastalıkları iyileştirdiğine inanılan kimse, kam
ŞANTUNG
Genellikle yazlık giyim eşyası yapılan, üzerinde kendinden desenli çizgileri bulunan, ham ipekle dokunmuş kumaş
ŞANTİYE
Yapı gereçlerinin yığılıp saklandığı veya işlendiği yer
ŞARPİ
Altı düz, üçgen biçiminde tek direkli, iki yelkenli, iki kişilik tekne
ŞASE
İçine mendil, gecelik vb. şeyleri koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte, kumaştan koruncak
ŞAYKA
Türklerin Karadeniz'deki ırmak kıyılarının korunmasında, Rus Kazakların kıyılara saldırmada kullandıkları altı düz, yayvan gemi
ŞEB
Gece
ŞEBABET
Gençlik
ŞEBEK
Genellikle Afrika'nın dağlık bölgelerinde sürüler hâlinde yaşayan, değişik renklerde olan, uzun veya kısa kuyruklu türleri bulunan maymun
ŞEFTALİ
Gülgillerden, ılıman bölgelerde yetişen, çiçekleri pembe renkli bir ağaç (Prunus persica)
ŞEHİR
Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent, site
ŞEKER
Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı
ŞEKERİM
genellikle kadınların kullandığı sevgi bildiren bir seslenme sözü
ŞEMSİYE
Bir sapın üzerinde esnek tellere gerilmiş, açılıp kapanabilen, yağmur ve güneşten korunmak için kullanılan, su geçirmez kumaştan yapılmış taşınabilir eşya, güncek
ŞENİYET
Gerçeklik
ŞEZLONG
Üzerine uzanılabilecek biçimde ayarlanan, döşeme yerine bez gerilen bir tür taşınabilir koltuk
ŞIPKA
Torpillere karşı ve daha başka işler için gemilerde kullanılan halattan örülmüş ağ
ŞOPAR
Çingene çocuğu
ŞOSE
Genellikle taş kırıkları üzerine kum döşenip silindir geçirilerek yapılan yol
ŞÖYLEKİ
bir düşünceyi açıklamak için söylenecek sözlerin başına gelen bağlaç
ŞİFAOTU
Demet hâlinde çiçek açan ve küçük bir saraypatına benzeyen otsu bir bitki (Erigeron)