EVLATLI
Evladı olan
EVLEK
Tarlanın, tohum ekmek için saban iziyle bölünen bölümlerinden her biri
EVRAT
Müslümanlarca belirli zamanlarda okunması âdet olan dualar ve Kur'an ayetleri
EVREN
Gök varlıklarının bütünü, kâinat, cihan, âlem, kozmos
EVRİK
Başka bir önermeye, teoreme veya probleme göre terimleri ters durumda olan (önerme, teorem veya problem)
EVRİLİR
Konu ile yüklemin birbirinin yerine geçmesiyle doğruluğu bozulmayan (önerme): `Her insan güler` evrilir bir önerme sayılır çünkü `her gülen insandır` yargısı yanlış olmaz
EVRİM
Zaman içinde birdenbire olmayan, kesintisiz, niteliksel ve niceliksel gelişme süreci
EVRİMCİ
Evrimcilik yanlısı olan kimse
EVRİŞİK
Evirme yoluyla elde edilen (önerme): `Her insan güler` önermesinin evrişiği, `her gülen insandır` biçiminde olur
EVSİN
Avlanırken avcıların hayvanlardan gizlendiği yer, öneze
EVSİZ
Evi olmayan
EVVELKİ
Önce olan, önceki
EVİYE
Mutfakta musluk altında bulaşık yıkamaya yarayan tekne
EVİŞİ
Ev içinde gündelik olarak yapılan her türlü iş
EYER
Binek hayvanlarının sırtına konulan, oturmaya yarayan nesne
EYERSİZ
Eyer vurulmamış, sırtına eyer konulmamış (hayvan)
EYLEMCİ
Düşüncesini eylemleri ile gerçekleştirmeye çalışan kimse
EYLEMLİ
Eylem durumunda olan, amelî, fiilî
EYVAH
Beklenmedik, kötü, hoşa gitmeyen bir haber veya olay karşısında duyulan acınma, üzülme sözü
EYVAN
Teras, sundurma, ayvan
EYÜP
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
EZAN
Müslümanlıkta namaz vaktini bildirmek için müezzinin yüksek sesle yaptığı çağrı
EZANSIZ
Ezan okunmayan (yer)
EZANİ
Ezanla ilgili
EZBERCİ
Dersini veya herhangi bir konuyu anlamadan kelime kelime belleğinde tutan kimse
EZEL
Başlangıcı belli olmayan zaman, öncesizlik
EZGİN
Paraca durumu bozuk olan (kimse)
EZGİNCE
Ezgin bir biçimde olan
EZGİÇ
Boyaları ezmeye yarayan demir veya porselen alet
EZİCİ
Ezme işini yapan (kimse veya şey)
EZİNE
Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri
EZİNÇ
Organik veya ruhsal büyük sıkıntı, azap
EĞE
Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri, kaburga
EĞLENTİ
Neşeli ve hoşça vakit geçirilen toplantı
EĞMEÇLİ
Eğmeci olan, kavisli, mukavves
EĞMÜR
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
EĞREZ
Eğirdir Gölü'nde yaşayan bir balık
EĞİLMEK
Bir yana doğru eğik duruma gelmek
EĞİMSİZ
Eğimi olmayan
EĞİROTU
Dere ve durgun su kenarlarında yetişen, 50-125 santimetre yüksekliğinde, çok yıllık ve otsu bir bitki, eğir kökü (Acorus calamus)
EĞİTMEK
Birinin akla uygun, fiziksel ve moral gelişmesi üzerine etki yaparak çeşitli davranış yatkınlıkları, bilgi ve görgü aşılayarak önceden tespit edilmiş amaçlara göre onun belirli bir yönde gelişmesini sağlamak, terbiye etmek
EĞİTMEN
Eğitim işiyle uğraşan kimse
EĞİTİCİ
Eğitimi sağlayan, eğitmeye elverişli veya eğiten değerleri bulunan
EŞ
Birbirinin aynı olan veya birbirine çok benzeyen iki şeyden her biri, benzeri
EŞANLAM
Sözler arasında anlam birliği olması durumu
EŞBİÇİM
Başka bir şeyin biçim veya yapı bakımından aynısı olan şey, izomorf
EŞDEĞER
Değer yönünden birbirine eşit olan, muadil
EŞEK
Atgillerden, uzun kulaklı binek ve hizmet hayvanı, merkep, karakaçan, uzun kulaklı (Equus asinus)
EŞEKLİK
Anlayışsızlık ve kaba davranış
EŞEYSİZ
Eşeyi olmayan, cinsliksiz