YEMİŞÇİ
Yemiş yetiştiren veya satan kimse
YERGİ
Bir kimseyi, bir toplumu, bir düşünceyi, bir nesneyi, bir göreneği yermek için yazılmış yazı veya söylenmiş söz, hicviye, hiciv, satir
YERKATI
Giriş katı
YERMELİ
Yerici bir özelliği de bulunan (söz), pejoratif
YETENEK
Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, istidat, kabiliyet, kudret
YETİNME
Yetinmek durumu, kanaat, iktifa
YEĞİN
Zorlu, katı, şiddetli
YIKATMA
Yıkatmak işi
YIKMACI
Yıkılması uygun görülen bir yapının yıkılması işini üstlenen ve yıkıntılarını satın alan kimse, yıkıcı
YIL
Dünya'nın, Güneş çevresinde tam bir dolanım yapması için geçen 365 gün, 5 saat ve 49 dakikalık zaman
YILANCI
Yılan besleyen veya yılan oynatan kimse
YILKI
At, eşek gibi tek tırnaklı hayvan sürüsü
YIRTMAK
Kâğıt, kumaş gibi bükülüp katlanan şeyleri parçalamak
YOLAK
Patika
YORGA
Biniciyi sarsmayan at yürüyüşlerinden biri
YUFKACI
Yufka, kadayıf vb.ni yapıp satan kimse
YUKAÇ
Yer katmanları kıvrımlarının tümsek bölümü, semer, ineç karşıtı
YULAF
Buğdaygillerden, en çok hayvan yemi olarak yetiştirilen otsu bitki (Avena sativa)
YUMUŞAK
Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı
YURT
Bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası, vatan
YURTSAL
Yurtla ilgili, vatani
YURTTAŞ
Yurtları veya yurt duyguları bir olanlardan her biri, vatandaş
YUVA
Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak
YÖNERGE
Herhangi bir konuda tutulacak yol için üst makamlardan alt makamlara belli bir esasa dayanarak verilen buyruk, talimat, direktif
YÜZER
Yüz sayısının üleştirme sayı sıfatı
YÜZEY
Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz (II)
YÜZÜNCÜ
Yüz sayısının sıra sıfatı, sırada doksan dokuzuncudan sonra gelen
YÜZÜPEK
Birine söylenmesi güç olan şeyi sıkılmadan söyleyebilen veya kendisinden istenilen şeyleri rahatlıkla geri çevirebilen (kimse)
ZAM
Bir şeyin fiyatını artırma, bindirim
ZAMLI
Fiyatı arttırılmış, bindirimli
ZANKA
İki atlı kızak
ZARAR
Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat
ZAT
Kişi
ZATEN
Doğrusu, doğrusunu isterseniz, esasen, zati
ZATÜRRE
Ateş, öksürük ve balgamla beliren, tehlikeli bir akciğer hastalığı, batar
ZEBRA
Tek parmaklılardan, ata benzeyen, derisi çizgili, Afrika'da yaşayan memeli hayvan (Equus zebra)
ZEKAT
Zenginlerin sahip olduğu mal ve paranın kırkta birinin dağıtılmasını öngören, İslam'ın beş şartından biri
ZENNECİ
Kadın eşyası satan kimse
ZEVAT
Kişiler, zatlar
ZIMNİ
Kapalı olarak yapılan veya söylenen, dolayısıyla anlatılan, kapalı, gizli
ZIRTLAK
Yavan, tatsız
ZORBA
Gücüne güvenerek hükmü altında bulunanlara söz hakkı ve davranış özgürlüğü tanımayan (kimse), müstebit, mütegallibe, despot, diktatör
ZUHURAT
Gerçekleşeceği düşünülmeyen, hesapta olmayan, umulmadık, olağan dışı olgular
ZULÜM
Güçlü bir kimsenin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, kıygı, eziyet, cefa
ZÜHAL
Satürn
ZÜLAL
Saf, tatlı su
ZİHAYAT
Canlı, neşeli, hayat dolu
ZİLE
Tokat iline bağlı ilçelerden biri
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim
ÇADIRCI
Çadır diken veya satan kimse