ZEBELLA
İri yarı kimse
ZEHİR
Organizmaya girdiğinde kimyasal etkisiyle fizyolojik görevleri bozan ve miktarına göre canlıyı öldürebilen madde, ağı, sem
ZEM
Bir kimseyi kötüleme, yerme, yergi
ZENCİ
Siyah ırktan olan kimse, siyahi
ZENNECİ
Kadın eşyası satan kimse
ZIMPARA
Çok sert alümin billurları kapsayan ve aşındırıcı olarak kullanılan doğal kaya
ZIP
Zıplayan veya birdenbire fırlayan bir şeyin hareketi veya çıkardığı ses
ZIRILTI
Zırıldama sırasında çıkan sesin adı
ZOOSPOR
Suda yaşayan mantarlarda ve su yosunlarında bulunan, selüloz zardan yoksun, üzerindeki iki veya daha çok titrek tüyle hareket eden üreme hücresi
ZORBA
Gücüne güvenerek hükmü altında bulunanlara söz hakkı ve davranış özgürlüğü tanımayan (kimse), müstebit, mütegallibe, despot, diktatör
ZORGULU
Davranışları uygunsuz ve yersiz olmasına karşın bunları yapmak için önüne geçilmez bir zorgu duyan (kimse)
ZULÜM
Güçlü bir kimsenin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, kıygı, eziyet, cefa
ZURNA
Ağaçtan yapılan, iki karış boyunda, ağız bölümü yayvan, keskin bir ses çıkaran ve çoğu zaman davulla veya dümbelekle birlikte çalınan nefesli çalgı
ZURNACI
Zurna çalan kimse, zurnazen
ZZ
Türk alfabesinin yirmi dokuzuncu sırasında yer alan ve Ze adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından yumuşak, diş eti sızıcısını gösterir
ZÜHUL
İş çokluğu veya dalgınlık sebebiyle yanılma, geciktirme, ihmal etme
ZİGON
İç içe geçen sehpa, zigon sehpa
ZİHNI
Zihinsel
ZİNA
Aralarında evlilik bağı olmayan kişiler arasındaki cinsel ilişki
ZİYAFET
Eğlenmek veya bir olayı kutlamak amacıyla birçok kimsenin bir araya gelerek yedikleri yemek, şölen, toy (II)
ÇABASIZ
Çaba göstermeyen, çabalamayan (kimse)
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim
ÇADIRCI
Çadır diken veya satan kimse
ÇAKILTI
Çakıl taşı vb. kımıldatıldığında çıkan ses
ÇAKMACI
Çakma işini yapan kimse
ÇALIM
Karşıdakini etkilemek amacıyla sergilenen abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır
ÇALIMCI
Çalım yapan kimse
ÇALIŞAN
Çalışma işini yapan kimse
ÇALPARA
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç
ÇALÇENE
Durup dinlenmeden konuşan, çenesi düşük (kimse), geveze
ÇAN
İçinden sarkan tokmağının kenarlara vurmasıyla ses çıkaran madenden araç, kampana
ÇANAKÇI
Çanak yapan veya satan kimse
ÇANTA
Kösele, meşin, kumaş vb. hafif malzemeden yapılıp büyüklüğüne göre para, evrak, yiyecek vb. koyup taşımaya yarayan kap
ÇANTACI
Çanta yapan veya satan kimse
ÇANÇAN
Sürekli ve yüksek sesle edilen gevezelik
ÇARIKÇI
Çarık yapan veya satan kimse
ÇARK
Bir eksenin döndürdüğü tekerlek biçimindeki makine parçası
ÇAT
Sert bir şeyin kırılırken çıkardığı ses
ÇATIRTI
Çatırdama sesi
ÇATMACI
Çatma işini yapan kimse
ÇAV
Ses, ün, haber
ÇAVUŞ
Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse
ÇAĞILTI
Suyun, akarken taşlara, kayalara çarparak çıkardığı sesin adı
ÇEK
Slavların batı kolundan olan bir ulus veya bu ulusun soyundan gelen kimse
ÇEKEMEZ
Kıskanç kimse
ÇEKİNCE
Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek çekinmeyi gerektiren sebep veya durum, rezerv, ihtiraz
ÇEKİNİK
Birkaç kuşak sonra ortaya çıkan ve o zamana kadar aradaki döllerde gizli kalan (soya çekim nitelikleri), resesif
ÇELLO
Viyolonsel
ÇELİK
Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat
ÇEMBALO
Klavsen