KIŞIR
Kabuk
KK
Türk alfabesinin on dördüncü sırasında yer alan ve Ke adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince ünlülerle ön damak, kalın ünlülerle art damak, patlayıcı ünsüzlerinin sertini gösterir
KLARNET
Tahtadan, metal perdeli, orkestrada önemli yeri olan bir üflemeli çalgı
KLAVSEN
Klavyeli ve telli bir çalgı, çembalo, çimbali
KLİMA
Soğuk veya sıcak hava vererek kapalı bir yerin havasını değiştiren elektrikli araç, iklimleme cihazı
KLİNKER
Çimento yapımında fırından ezilmeden çıkan pişirme ürünü
KLİPS
Yaylı bir pensle tutturulmuş küpe, iğne vb
KOALA
Avustralya'da yaşayan, okaliptus yapraklarıyla beslenen, yaklaşık 80 santimetre boyunda, otçul, kuyruksuz, keseli, tüyleri soluk boz veya sarımsı renkte olan bir tür memeli (Phascolarctos cinereus)
KOAPTÖR
Cebire
KOBAY
Kobaygillerden, bilimsel araştırmalarda kullanılan bir deney hayvanı, Hint domuzu (Cavia porcellus)
KOBRA
Kobragillerden, Afrika ve Asya'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, çok zehirli, kızıl, esmer ve sarı renklerde bir tür yılan, gözlüklü yılan, Hint kobrası (Naja)
KOCAALİ
Sakarya iline bağlı ilçelerden biri
KOCABAŞ
İspinozgillerden, 18 santimetre uzunluğunda, sırtı kahverengi, karnı pembe bir tür kuş, flurcun (Cocothraustes coccothraustes)
KOCAELİ
Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
KOCAKÖY
Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri
KOCAMAN
Çok iri, büyük, koca
KOFRA
Bina girişlerinde elektrik şebeke hattını sigorta sistemi ile düzenleyen kutu
KOHENİT
Gök taşlarında bulunan demir, nikel ve kobalt karbür
KOK
Maden kömürünün damıtılmasıyla elde edilen, birleşiminde kömürden çok daha az oranda uçucu madde bulunan katı yakıt, kok kömürü
KOKA
İki çeneklilerden, çiçekleri küçük ve sarımtırak, zeytine benzer meyvesi kırmızı renkte olan, yapraklarından kokain çıkarılan, en çok Peru'da yetişen bir bitki (Erytrroxylon coca)
KOKARCA
Etoburlardan, orta boyda, kendini korumak için düşmanına kötü kokulu sıvı fışkırtan, ince, uzun bir kürk hayvanı (Mustela putorius)
KOKOŞ
Aşırı süslü, birbirine uyumsuz giysiler giymeyi seven kimse
KOKU
Nesnelerden yayılan küçücük zerrelerin burun zarı üzerindeki özel sinirlerde uyandırdığı duygu
KOLAYDA
Kolay bulunabilir yerde, el altında
KOLAÇAN
Herhangi bir amaçla çevreyi dolaşıp pek belli etmeksizin gözden geçirme
KOLBAŞI
Herhangi bir ekibin, grubun, iş takımının başı
KOLEJ
Öğretim programında yabancı bir dil öğretimine ağırlık veren okul
KOLKOLA
Yan yana ve kollarını birbirine geçirerek
KOLONYA
İçinde limon, lavanta, tütün vb. bitkilerin yağı bulunan, hafif kokulu alkollü bir madde
KOLORDU
Değişik sayıda tümen ve savaş destek birliklerinden kurulu büyük askerî birlik
KOMANDO
Özel yetiştirilmiş askerlerden oluşan birlik
KOMAR
Kuzey Anadolu dağlarında yetişen, 3-5 metre boyunda, kışın yapraklarını dökmeyen, iri ve mor çiçekleri olan bir ağaç (Hododendron ponticum)
KOMBİNA
Birkaç sanayi kuruluşunun tek yönetimde birleşmesi
KOMODOR
Amiral yetkisiyle görevli deniz subayı
KOMPOZE
`Ögelerini birleştirmek, bütünleştirmek, yeniden oluşturmak` anlamlarındaki kompoze etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
KOMPRES
Yaraların bakımında veya başka bir amaçla kullanılan katlı bez
KOMUT
Askerlere, izcilere, öğrencilere beden eğitimi çalışmalarında veya bir tören sırasında bir durumdan başka bir duruma geçmeleri için verilen buyruk, emir
KOMUTAN
Bir asker topluluğunun başı, kumandan, bey
KOMÜN
Beraber çalışıp geliri paylaşmak üzere bir araya gelen topluluk
KOMŞU
Konutları yakın olan kimselerin birbirine göre aldıkları ad
KONSOME
Et suyu ile kemiklerin birlikte kaynatılmasından ve yağının alınmasından sonraki durumu
KONUK
Bir yere veya birinin evine kısa bir süre kalmak için gelen kimse, misafir, mihman
KONUKÇU
Yabancı konukların yanına verilen, onları gezdiren, onlarla ilgilenen kılavuz veya arkadaş, mihmandar
KONUM
Bir kimsenin veya bir şeyin bir yerdeki durumu veya duruş biçimi, pozisyon
KONUŞUR
Bir dili ana dili olarak konuşan kimse
KOPARAN
Kolları geriye sarkık cepken biçiminde, beyaz keçeden yapılmış kaytanla işlemeli bir tür ceket
KOPOY
Orta boylu, düşük kulaklı, tüyleri kısa bir tür av köpeği
KOPYA
Bir sanat eserinin veya yazılı bir metnin taklidi, asıl karşıtı
KOPÇA
Bir giysinin iki yanını bitiştirmeye yarayan ve metal bir halka ile bir çengelden oluşan araç, agraf
KORKU
Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü