BÖN
Budala, saf, avanak, ahmak
BÜYÜK
Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı
BİGÜNAH
Günahsız
BİLGİLİ
Bilgi sahibi olan, malumatlı, malumattar, malumat sahibi, haberli
BİLLAHİ
Vallahi
BİRDAHA
İkinci kez
CACIK
Yoğurt, ayran içine hıyar veya marul doğranarak yapılan, çoğu kez sarımsaklı, iştah açıcı yiyecek
CAHİL
Öğrenim görmemiş, okumamış
CAHİLCE
Cahile yakışır bir biçimde, cahilcesine, cahilane
CAMKAYA
Siyah, yeşil, kahverengi ve kırmızı renklerde olabilen, yanardağlardan püsküren lavın aniden soğumasıyla oluşan volkanik cam, obsidiyen
CAİZE
Şairlerin kasidelerle övdükleri büyükler tarafından kendilerine verilen bahşiş
CC
Kemanın sırt ve göğüs tahtasını iki yanından `c` harfi biçiminde çenten oyuklar
CEBEL
Sahipsiz, boş toprak
CEBRAİL
Allah tarafından peygamberlere vahiy getirmekle görevlendirilen dört büyük melekten biri
CELADET
Yiğitlik, kahramanlık
CENAH
Kuş kanadı
CENK
Kahramanca mücadele, çarpışma, savaş
CEPHANE
Ateşli silahlarla atılmak için hazırlanan her türlü patlayıcı madde, mühimmat
CERAHAT
İrin
CERRAHİ
Cerrahlıkla ilgili
CEVAHİR
Elmas, yakut vb. değerli taşlar, mücevher
CEZAEVİ
Hükümlülerin içinde tutuldukları yapı, hapishane, mahpus, mahpushane, mapus, dam, kodes, mahbes
CÜLUS
Hükümdarlık tahtına çıkma, tahta oturma
CİN
Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip, ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık
DAH
Deh
DAHA
Henüz
DAHABİR
Değişik, farklı
DAHİL
İç, içeri
DAHİLEN
İçeriden, içten
DAHİLİK
Dâhi olma durumu, deha
DAMAL
Ardahan iline bağlı ilçelerden biri
DARPAÇA
Eni normal ölçüden daha dar olan pantolon veya şalvar paçası
DAVGANA
İnce, dar boyunlu küçük testi, toprak sürahi
DEH
Binek veya koşum hayvanlarını yürütmek için söylenen bir söz, dah
DEKOR
Tiyatro, sinema ve televizyonda sahneye konulan eserin yazıldığı yerin ve geçtiği çağın özelliklerini belirleyen perde, aksesuar vb. ögelerin bütünü
DELİOTU
Turpgillerden, bahçelere süs olarak dikilen bir bitki, kuduz otu (Alyssum)
DESEN
Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerine yapılan çizim
DEİZM
Tanrı'yı yalnızca ilk sebep olarak kabul eden, evreni bir Tanrı'nın yarattığına inanmakla beraber yaratıcının evrene hiçbir müdahalesi olmadığını ve olmayacağını savunan, vahyi reddeden görüş
DIŞSAHA
Spor takımlarının kendi sahaları dışında oynaması durumu, deplasman
DOLAP
Genellikle tahtadan yapılmış, bölme veya çekmelerine eşya konulan kapaklı mobilya
DOMANİÇ
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri
DORUK
Dağ, ağaç vb. yüksek şeylerin tepesi, en yüksek yeri, zirve, şahika
DRAHOMA
Hristiyan ve Musevilerde gelinin damada verdiği para veya mal
DRAM
Sahnede oynanmak için yazılmış oyun, drama
DÖLLEME
Döllemek işi, ilkah
DÖNÜŞME
Dönüşmek işi, tahavvül
DÖNÜŞÜM
Olduğundan başka bir biçime girme, başka bir durum alma, şekil değiştirme, tahavvül, inkılap, transformasyon
DÖPER
Bazı iskambil oyunlarında farklı renklerden benzer iki kart yanında farklı renklerden benzer iki kart daha bulunması durumu
DÜBEL
Vidanın daha sağlam yerleşmesi için duvarlarda açılan deliğe önceden çakılan plastik yuva
DÜGAH
Türk müziğinde bir birleşik makam