DÖNEL
Kendi ekseni çevresinde dönerek oluşmuş
DÖVÜŞÇÜ
Dövüşmeyi seven kimse
DÜZAYAK
İçinde merdiven veya inilip çıkılacak bölüm bulunmayan (ev, yol)
DÜZEY
Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye
DÜZEYLİ
Düzeyi, değeri olan, seviyeli
DÜĞÜN
Evlenme veya sünnet dolayısıyla yapılan tören, eğlence, cemiyet
DİVAN
Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis
DİYOT
Yalnızca bir yönde akım geçiren devre
DİZEY
Hesap ve kumanda işlerini gerçekleştirmeye yarayan elektronik devre, matris
DİZGİCİ
Basımevinde dizgi işiyle uğraşan kimse, mürettip
EBEVEYN
Anne ve baba
EDAT
Tek başına anlamı olmayan, sonuna geldiği sözle cümledeki diğer kelimeler arasında ilişki kuran kelime türü, ilgeç: Ev gibi huzur köşesi olmaz. Çocuk sabaha karşı uyudu
EDVAR
Çağlar, devirler
EFEKT
Radyo ve televizyon yayınlarında, tiyatro oyunlarında veya film seslendirmelerinde, hareketleri izlemesi gereken seslerin doğal kaynakların dışında, optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmesi
EKGÖREV
Bir görevlinin asıl işiyle birlikte veya asıl işi dışında yürüttüğü ikinci görev
EKOLOJİ
Canlıların hem kendi aralarındaki hem de çevreleriyle olan ilişkilerini tek tek veya birlikte inceleyen bilim dalı
EKİT
Vücuda herhangi bir işlevi yerine getirmesi için yerleştirilen doku parçası veya yapay gereç
EMEKTAR
Bir görevde uzun süre kalıp o işe emeği geçmiş olan (kimse)
EMLAK
Ev, arsa, bahçe vb. taşınamayan mal ve mülklerin ortak adı, taşınmazlar, gayrimenkul
ERBAŞ
İhtiyaçları devletçe karşılanan onbaşı ve çavuş rütbesindeki asker
ERGİMEK
Sıcaklığı artırılmak yoluyla bir cisim katı durumdan sıvı duruma geçmek, zeveban etmek
ERMİŞ
Dinî inançlara göre kendisinde olağanüstü manevi güç bulunan kişi, eren, evliya, veli
ETOLOJİ
Hayvanların davranışlarını kendi doğal çevrelerinde ve deney düzeneğine sokmadan karşılaştırmalı olarak inceleyen bilim dalı
ETUNU
Karada yaşayan memeli hayvanların deri, tırnak, boynuz ve kemikleri ile mide, bağırsak muhteviyatı ayrıldıktan sonra geriye kalan et ve diğer yumuşak dokularının veya kansız ve kemiksiz mezbaha artıklarının usulüne göre pişirilip pres edilerek yağları alınıp öğütülmesi ile elde edilen bir ürün
ETYEMEZ
Genellikle et ve et türevlerini yemeyen kimse, vejetaryen
EU
Evropiyum elementinin simgesi
EV
Yalnız bir ailenin oturabileceği biçimde yapılmış yapı
EVADAMI
Evine bağlı erkek
EVAZE
Etek ucuna doğru genişleyen (giysi)
EVAÇMAK
ayrı bir eve yerleşmek, ayrı bir eve geçmek
EVCEK
Bütün ev halkı birlikte
EVCİL
Eve ve insana alışmış, kendisinden yararlanılabilen (hayvan), ehlî, yabani karşıtı
EVCİLER
Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri
EVCİLİK
Genellikle kız çocuklarının ev işlerini örnek alarak oynadıkları oyun
EVCİMEN
Evine, ailesine çok bağlı (kimse)
EVDEŞ
Aynı evde oturanlardan her biri
EVERMEK
Evlendirmek
EVGİN
Acil
EVHALKI
Bir evde yaşayanların hepsi
EVHAM
Kuruntular
EVHAMLI
Kuruntulu
EVKAF
Vakıflar
EVLAT
Bir kimsenin oğlu veya kızı, çocuk
EVLATLI
Evladı olan
EVLEK
Tarlanın, tohum ekmek için saban iziyle bölünen bölümlerinden her biri
EVLENME
Evlenmek işi, izdivaç
EVLENİŞ
Evlenme işi
EVLİLİK
Evli olma durumu
EVRAK
Resmî kurumlarda işlem gören belgeler
EVRAT
Müslümanlarca belirli zamanlarda okunması âdet olan dualar ve Kur'an ayetleri