SEMAFOR
Demir yollarında gündüz mekanik olarak kırmızı bir kolla, gece kırmızı ışıkla işaret veren alet
SERE
Açık duran başparmağın ucundan işaret parmağının ucuna kadar olan uzaklık, sele
SERETAN
Yengeç
SERMAYE
Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı, anamal, başmal, kapital, meta, resülmal
SIFIR
Kendi başına değeri olmayan, ondalık sayı sisteminde sağına geldiği rakamı on kere büyüten işaret (0)
SIFIRCI
Notu kıt olan öğretmenlere öğrencilerin taktığı ad
SOYUT
Varlığı duyularla algılanamayan, mücerret, somut karşıtı, abstre
STENO
Söylenen sözleri söylendiği kadar çabuk yazmaya elverişli, kısa ve yalın işaretlerden oluşan yazı yöntemi, stenografi
SURET
Görünüş, biçim
SUT
Eskiden bazı bitkilerden, bugün sodyum klorürden elde edilen sodyum karbonatın ticaretteki adı
SİMGE
Duyularla ifade edilemeyen bir şeyi belirten somut nesne veya işaret, alem, remiz, rumuz, timsal, sembol
SİRAĞDA
Reçineden üretilen, elektrikle ısıtılan makinelerde eritildikten sonra tene uygulanan ardından özel kağıtlarıyla bastırılıp çekilen bir tür ağda
SİYEK
Sidik torbasından başlayarak dışarıya kadar uzanan sidik yolunun son bölümü, üretra
TACİR
Ticaretle uğraşan kimse, tüccar
TAHARET
Temizlik, temiz olma
TAKMAAD
Kendi adından başka eğreti alınan ad, takma isim, mahlas
TAKSA
Pulu yapıştırılmadan veya eksik yapıştırılarak gönderilen mektup için alıcının cezalı olarak ödediği posta ücreti
TAKSİ
Belirli bir ücret karşılığı yolcu taşıyan, taksimetresi olan otomobil
TAMSAYI
Bir bütünü oluşturan tekler için kararlaşmış bulunan sayı, adedimürettep
TARET
Gemilerde veya kalelerde, topçu mevzilerinde topun makine bölümünü ve topçuları koruyacak biçimde yapılmış zırhlı kule
TECİM
Ticaret
TELGRAF
İki merkez arasında, kararlaştırılmış işaretlerin yardımıyla yazılı haberlerin veya belgelerin iletimini sağlayan bir telekomünikasyon düzeni
TEYEL
Seyrek ve eğreti dikiş
TEŞCİ
Cesaret verme, cesaretlendirme, yüreklendirme
TIBBİYE
Doktor yetiştiren öğretim kuruluşu, tıp fakültesi
TOST
İçine peynir, sucuk vb. konularak özel makinesiyle gevretilip kızartılmış ekmek
TUĞRA
Osmanlı padişahlarının imza yerine kullandıkları, özel bir biçimi olan sembolleşmiş işaret
TÜRENTİ
Söz türetmecilik, neolojizm
TÜRETME
Türetmek işi
TÜRETİŞ
Türetme işi
TÜREV
Türemiş veya üretilmiş şey
TİCARET
Ürün, mal vb. alım satımı
TİCARİ
Ticaretle ilgili, ticarete ilişkin
ULUFE
Osmanlılarda kapıkulu askerlerine, saray ve devlet kuruluşlarındaki bazı görevlilere üç ayda bir verilen ücret
UTANGAÇ
Bir topluluk içinde gereken güven ve cesareti kendinde bulamayan, rahat konuşamayan ve rahat davranamayan, sıkılgan, mahcup
VEZARET
Vezirlik
VİGLA
Savaş ve ticaret gemilerinin direklerine ve dalyanlarda dikine gömülmüş gönderler üzerine gözcülerin nöbet tutmaları için yapılmış yer, çanaklık
VİGLACI
Savaş ve ticaret gemilerinde gönderler üzerinde nöbet tutan kimse
YAPAY
Doğadaki örneklerine benzetilerek insan eliyle yapılmış veya üretilmiş, yapma, suni, doğal karşıtı
YARIYIL
Bir öğretim yılının ayrıldığı iki dönemden her biri, dönem, sömestir
YETENEK
Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, istidat, kabiliyet, kudret
YETİŞİM
Öğretmen olabilmek için alınan mesleki eğitim derslerinin bütünü, formasyon
YUF
Kınama, üzüntü, nefret bildiren bir söz
YÜREKLİ
Tehlikeyi korkusuzca karşılayan, hiçbir şeyden korkusu olmayan, gözü pek, babayiğit, koçak, cesaretli, cesur, cüretli, cüretkâr
YÜZDE
Herhangi bir işte aracı olan kimseye, görevinin karşılığı olarak belli bir hesaba göre verilen ücret, yüzdelik
ZARURET
Zorunluluk
ZİL
İşaret vermek, uyarmak, çağırmak için kullanılan ve bir çan ile bu çana vuran bir tokmaktan oluşan, elle veya başka düzenlerle işletilebilen araç
ZİYARET
Birini görmeye, biriyle görüşmeye gitme, görüşme
ÇABA
Herhangi bir işi yapmak için ortaya konan güç, zorlu, sürekli çalışma, gayret, ceht, efor
ÇARPILI
Çarpı işareti konmuş