TEMELLİ
Herhangi bir nitelikte temeli olan
TEMENNA
Öne doğru eğildikten sonra doğrulurken eli başa götürerek verilen selam
TEMENNİ
Bir şeyin gerçekleşmesini dileme
TEMETTÜ
Kazanç
TEMPO
Bir müzik parçasındaki bölümlerin hızı
TEMPOLU
Temposu olan
TEMRİYE
Deride yer yer küme durumundaki birtakım kabartılarla kendini gösteren hastalık
TEMSİLI
Bir şeyi göz önünde canlandıran, temsille ilgili
TEMİN
Korkusunu giderme, inanç verme
TEMİNAT
Güvence
TEMİZ
Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı (I), pak, münezzeh, hijyen, hijyenik
TEMİZCE
Temiz bir biçimde
TENKİYE
Anüsten su vererek kalın bağırsağın içini temizleme
TESİS
Yapma, kurma, temelini atma
TEZKİYE
Temize çıkarma, aklama
TIMAR
Binek hayvanlarının kıllarını, derisini temizleme
TOTEM
İlkel toplumlarda topluluğun ondan türediği sanılan ve kutsal sayılan hayvan, ağaç, rüzgâr vb. herhangi bir doğal nesne, ongun(II)
TOTEMCİ
Totemcilik yanlısı, onguncu
TRİPOLİ
Ufalandığında toz, madenî eşya, taş, mermer, cam vb.ni temizlemeye ve parlatmaya yarayan silisli kaya
TİP
Aynı cinsten bütün varlıkların veya nesnelerin temel özelliklerini büyük ölçüde kendinde toplayan örnek
UMMAK
Bir şeyin olmasını istemek, beklemek
USULSÜZ
Yöntemsiz
UYARI
Herhangi bir konu, sorun üzerine ilgi çekme, ikaz, ihtar, tembih
VARYETE
Şarkı, dans, hokkabazlık, temsil gibi aralarında ilişki bulunmayan farklı oyunlardan oluşan gösteri
YAS
Ölüm veya bir felaketten doğan acı ve bu acıyı belirten davranışlar, matem
YIKAMAK
Su veya başka bir sıvı kullanarak bir şeyi temizlemek
YURTLUK
Bir yerin gelirinin bir kimseye yalnız ölünceye kadar kullanılması şartıyla ayrılması yöntemi, malikâne
YÖNSEME
Belli bir amaca veya sonuca yönelen, faaliyete dönüşmeyen etki gücü, temayül
ÇAPAÇUL
Kılığının veya eşyasının düzgün ve temiz olmasına özenmeyip düzensizlik içinde yaşayan, pasaklı
ÇAĞRI
Birinin bir yere gelmesini isteme, davet
ÇÖPÇÜ
Evlerden çöpleri toplayan veya sokakları süpüren temizlik işçisi, gübürcü
ÇÖVEN
Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki, sabun otu, helvacı kökü (Saponaria officinalis)
ÇİNEKOP
Lüferin küçüğü (Temnodon altator)
ÖKSEMEK
Özlemek, göreceği gelmek, istemek
ÖNDOĞRU
Bir bilimin kuruluşunda temel görevi görmekle birlikte belikten daha az olma ve tanımlanmayan ilkel gerçek, konut (II), koyut, postulat
ÖTE
Konuşanın temel olarak aldığı bir şeyden daha uzak olan yer veya şey, mavera, beri karşıtı
ÖZLEMEK
Bir kimseyi, bir yeri veya bir şeyi görmeyi, ona kavuşmayı istemek, göreceği gelmek
ÜROLOJİ
Böbrek ve idrar yolları hastalıkları, erkek üreme sistemi bozukluklarıyla uğraşan bilim dalı, bevliye
ÜŞENGEÇ
Çok üşenen, tembel, üşengen
İDEOLOG
Bir felsefi veya toplumsal öğretiye sistemli biçimde bağlanan kimse
İHLAS
Temiz sevgi ve yürekten bağlılık
İKAZ
Uyarma, uyarı, dikkat çekme, ihtar, tembih
İKSA
Bir hendek veya temel çukuru kazılırken yandaki toprakları tutmak için yere yan yana çakılan ve kavramalarla birbirine tutturulan kalın tahtalarla kurulan düzen, bağın
İLAHİ
`Bu ne hâl, ne tuhaf` gibi şaşma, sitem bildiren bir söz
İLKOKUL
Zorunlu öğrenim çağındaki kız ve erkek çocuklarının temel eğitim ve öğretimini sağlamak için devletçe açılan veya açılmasına izin verilen dört yıllık okul, ilk mektep, iptidai, iptidai mektep
İNDİ
Herkesçe kabul edilebilecek bir temele bağlanamayıp yalnız bir kişinin kendi kanısına dayanan
İSTEM
Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu
İSTEMEK
İstek duymak, arzulamak
İSTEMLİ
Yapılıp yapılmaması insanın kendi isteğine bağlı olan
İSTEYİŞ
İsteme işi