FIRIN
İçinde genellikle odun yanan, her yanda aynı derecede ısı oluşturarak ekmek, pasta vb. pişirmeye yarayan, tavanı tonoz biçiminde, önünde tek açıklık bulunan ocak
FIÇI
Bir araya getirilerek çemberlerle tutturulmuş ensiz tahtalardan yapılan, yuvarlak, karnı şişkin ve altı üstü düz kap
FLEOL
Çayır otu (Pheleum pratense)
FOK
Etçiller takımının fokgiller familyasından, 1-2 metre boyunda, postu değerli, memeli deniz hayvanı, ayı balığı (Phoca)
FORSEPS
Tutçek
FOSURTU
Sigara fosur fosur içilirken çıkarılan ses
FRİSA
Tütsüleme suretiyle kurutulmuş ringa balığı
FUJER
Eğrelti otu
FUNDA
Süpürge otu
FÖN
Sıcak veya soğuk hava üfleyen bir aletle saçı kurutup biçim vererek tarama
FÜTUHAT
Zaferler, fetihler
FÜTUR
Bezginlik, umutsuzluk, usanç
FİDYE
Tutsak edilen veya rehin alınan bir kimsenin serbest bırakılması için istenen para, kurtulmalık, fidyeinecat
FİL
Filgillerin hortumlular takımından, Afrika ve Asya'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, çok iri, kalın derili hayvan (Elephas)
FİLOZ
Balıkçıların ağları su yüzünde tutmak için kullandıkları kabak veya mantardan yapılmış ağ şamandırası
FİRAR
Kaçma, kurtulma
FİRKETE
Kadınların saçlarını tutturmak için kullandıkları U biçimindeki naylon veya telden saç tokası
FİTİN
Fitik asidin C6H6[OPO(OH)2]6, bir tuzu olan, fosforu tek mideliler tarafından değerlendirilemeyen organik bir bileşik
GAGAVUZ
Büyük çoğunluğu Moldova'da, az bir kısmı Deliorman, Dobruca, Beserabya ve Ukrayna'da oturan Ortodoks Türk halkı veya bu halktan olan kimse
GAMETLİ
Gameti olan, gamet oluşturan
GARABET
Yadırganacak yönü olma, gariplik, tuhaflık
GARGARA
Su veya ilaçlı sıvı ile ağız veya yutağı başı arkaya atıp solukla da sıvının yutulmasını engelleyerek çalkalama işi
GAVURCA
Batılıların konuştuğu yabancı dillerden herhangi biri
GAYDA
Kamıştan yapılmış çift düdük ve tulumdan oluşan, tiz sesli, nefesli, İskoçların millî çalgısı
GELENEK
Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon
GEMRE
Son turfanda yetişen, sert kabuklu bir tür siyah üzüm
GENELAF
Kamu yararına uygunluğu anlaşıldığında belli bir veya birkaç suç çeşidi için yapılan kovuşturmaların durdurulması, verilmiş cezaların kaldırılması veya azaltılması
GENELEV
Genel kadınların erkek kabul ettikleri yer, aşağı mahalle, kırmızıfener, koltuk, kerhane, umumhane
GENSORU
Türkiye Büyük Millet Meclisinde başbakana veya bakanlardan birine, milletvekilleri tarafından açılan ve sonunda soruşturma yapılması istenebilen soru, istizah
GEREN
Kuruyunca çatlayan toprak, verimsiz, tuzlu, killi toprak
GROTESK
Eski Çağ Roma yapılarında bulunan tuhaf, gülünç figürlerden oluşmuş süsleme üslubu
GRİZU
Normal sıcaklık ve basınçta kömür ocaklarında açığa çıkan ve büyük bölümü saf metandan oluşan, kolayca tutuşabilen gaz
GUGUK
`Tek başına kalmak veya oturmak` anlamında kullanılan guguk gibi kalmak veya guguk gibi oturmak deyimlerinde geçen bir söz
GURULTU
Sindirim yollarından bir sıvı geçerken çıkan sese verilen ad
GÖBELEK
Rengi siyah beyaz veya bej beyaz olan, kurutulabilen, yenebilen bir tür şapkalı mantar
GÖDEN
Kalın bağırsağın son bölümü, göden bağırsağı, rektum
GÖL
Oluşması genellikle tektonik, volkanik vb. olaylara bağlı olan, toprakla çevrili, derin ve geniş, tuzlu veya tuzsuz durgun su örtüsü
GÖZDE
Benzerleri arasında nitelikleri sebebiyle üstün tutulan, beğenilen, önem verilen (kimse veya şey), favori
GÜMEÇ
Bal peteğini oluşturan altı köşeli gözeneklerden her biri
HABİTAT
Yerleşme, oturma
HABİTUS
Bitkinin yerindeki durumu, dallanması, köklerinin toprak içerisindeki dağılmasını belirten morfolojik görünüş
HACAMAT
Vücudun herhangi bir yerini hafifçe çizip üzerine boynuz, bardak veya şişe oturtarak kan alma
HALOJEN
Madenlerle birleştiğinde tuz verebilen flor, klor, brom ve iyot elementleri
HAMLACI
Büyük sandal ve kayıklarda kıçtan birinci oturakta kürek çeken kimse
HANUT
Özellikle turist kafilelerini alışveriş etmeleri için belirli dükkânlara götürme işinden alınan yüzde
HANUTÇU
Hanut karşılığında turistleri belirli dükkânlara götüren kimse
HAP
Kolayca yutulabilmesi için toparlak duruma getirilmiş ilaç
HAPÇI
Uyuşturucu madde özelliği taşıyan haplara düşkün olan kimse
HARİM
Girilmesi yabancıya yasak olan, kutsal tutulan, korunulan yer
HATIL
Ağırlığı yatay olarak dağıtmak ve duvarların düşey doğrultudaki çatlamalarını önlemek için yatay olarak boydan boya yerleştirilen ahşap, tuğla veya beton bağlama ögesi