EKİT
Vücuda herhangi bir işlevi yerine getirmesi için yerleştirilen doku parçası veya yapay gereç
ELFRENİ
Duran bir taşıtı, bulunduğu yerde sabitleştirmek veya hareket imkânını engellemek için kullanılan ve elle yönetilen fren
ELMAS
Yerin derinliklerinde bulunan, billurlaşmış arı karbon
EMİK
Emmekten çürüyen yer, emme izi
ENDAMLI
Boylu, boyu bosu yerinde
ENDERUN
Saraylarda harem ve hazine dairelerinin bulunduğu yer
ENGEREK
Engerekgillerden, başı üç köşeli, rengi siyah veya siyaha yakın, taşlık ve güneşli yerlerde yaşayan zehirli bir yılan (Vipera aspis)
ENLEM
Yer yuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen paralel ile Ekvator arasındaki yay parçasının açısal değeri, arz derecesi
ENSTİTÜ
Bir üniversiteye bağlı veya bağımsız bir kuruluş olarak genellikle araştırma yapan ve bazı durumlarda öğretime de yer veren eğitim kurumu
EROZYON
Yer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri veya bir yerden başka bir yere taşınması olayı, aşınma, aşınım, itikâl
ERZURUM
Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
ESLEK
Başkasının buyruk ve dileklerini yerine getiren, söz tutan, yumuşak başlı, itaatli, muti
EVAÇMAK
ayrı bir eve yerleşmek, ayrı bir eve geçmek
EVRİLİR
Konu ile yüklemin birbirinin yerine geçmesiyle doğruluğu bozulmayan (önerme): `Her insan güler` evrilir bir önerme sayılır çünkü `her gülen insandır` yargısı yanlış olmaz
EVSİN
Avlanırken avcıların hayvanlardan gizlendiği yer, öneze
EVÇ
En yüce yer
EYER
Binek hayvanlarının sırtına konulan, oturmaya yarayan nesne
EYERSİZ
Eyer vurulmamış, sırtına eyer konulmamış (hayvan)
EZANSIZ
Ezan okunmayan (yer)
EZİMEVİ
Tohumların ezilip yağ çıkarıldığı yer
EŞRAF
Bir yerin zenginleri, sözü geçenler, ileri gelenler
EŞSICAK
Sıcaklığı eşit olan (yeryüzü noktası), izoterm
EŞİNMEK
Hayvan, ayağıyla yeri kazmak
FALAN
Söylenmesi istenmeyen veya gerekli görülmeyen bir özel adın yerini tutan kelime, filan
FAY
Kayaç kütlelerinin bir kırılma düzlemi boyunca yerlerinden kayması, kırık (III)
FERMUAR
Giysi, çanta vb. yerlerde kullanılan, karşılıklı dişler ve bunların üzerinde yürüyen kapatıcıdan oluşan düzenek, cırcır, carcur
FES
Şapka yerine kullanılan, kırmızı, kalın çuhadan yapılmış, tepesinde püskülü olan, silindir biçiminde başlık
FF
Türk alfabesinin yedinci sırasında yer alan ve Fe adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından sert, sürtünücü diş dudak ünsüzünü gösterir
FOL
Tavuğun istenilen yere yumurtlaması için o yere konulan yumurta veya yumurtaya benzeyen şey
FONDA
Geminin demir attığı yer
FOSİL
Geçmiş yer bilimi zamanlarına ilişkin hayvanların ve bitkilerin, yer kabuğu kayaçları içindeki kalıntıları veya izleri, müstehase, taşıl
FİDELİK
Fide yetiştirilen yer
FİLET
Derinliği her yerinde aynı olan sığ su alanı
FİŞEK
Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlara, atılmak için sürülen ve içinde barut bulunan bir kovan ile bu kovanın ucuna yerleştirilmiş mermiden oluşan cephane
GAF
Yersiz, beceriksiz, zamansız söz veya davranış, patavatsızlık, pot
GALOŞ
Sağlık kurumları, müzeler vb. yerlerde özel bölümlere girerken ayakkabıya geçirilen ince ve şeffaf kılıf
GARAJ
Otomobil vb. taşıtların konulduğu üstü örtülü yer, arabalık
GARGARA
Su veya ilaçlı sıvı ile ağız veya yutağı başı arkaya atıp solukla da sıvının yutulmasını engelleyerek çalkalama işi
GAZHANE
Hava gazı üretilen veya depolanan yer
GENELEV
Genel kadınların erkek kabul ettikleri yer, aşağı mahalle, kırmızıfener, koltuk, kerhane, umumhane
GEODEZİ
Yer yuvarlağının büyüklüğü ve biçimi ile ilgili ölçme yollarını ve haritaların yapılmasında temel değerleri veren bilim dalı
GEOİT
Yerkürenin geometrik olmayan gerçek biçimi
GETTO
Avrupa ülkelerinde Yahudilerin gönüllü olarak veya zorlanarak yerleştirildikleri ve her türlü gereksinimini başka yere gitmeden karşılayabildikleri mahalle, Yahudi mahallesi
GEÇEK
Çok geçilen yer, işlek yol
GEÇİT
Geçmeye yarayan yer, geçecek yer
GG
Türk alfabesinin sekizinci sırasında yer alan ve Ge adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince ünlülerle ön damak, kalın ünlülerle art damak patlayıcı ünsüzlerinin yumuşaklarını gösterir
GRAVYER
İsviçre'de yapılan bir tür sarı, yağlı peynir
GUANO
Özellikle deniz kuşlarının pisliklerinin bir yerde uzun süreden beri birikip yığılmasıyla oluşan, azot ve fosfat bakımından zengin, gübre olarak kullanılan madde
GÖKTAŞI
Gezegenlerin arasında hareket eden, tümüyle gaz durumuna geçmeden yeryüzüne ulaşan katı cisim, hava taşı, şimşek taşı, uzay taşı, meteor, meteor taşı, meteorit
GÖÇ
Ekonomik, toplumsal, siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitme işi, taşınma, hicret, muhaceret