KOVUCUK
Bitkilerde, mantar tabakası üzerinde, sünger dokunun kalınlaşmadığı yerlerde oluşan ve bitkinin solunumuna yardım eden küçük delik, adese
KOY
Denizin, gölün küçük girintiler biçiminde karaya doğru sokulduğu bölümü
KOYACAK
İçine öteberi koymaya yarayan şey
KOYAK
Vadi
KOYAR
İki akarsuyun birleştiği yer
KOYUGRİ
Siyaha yakın gri, grinin bir veya birkaç ton koyusu
KOÇ
Zodyak üzerinde Balık ile Boğa arasında bulunan takımyıldızın adı, Hamel
KOÇAN
Marul, lahana vb. sebzelerde yaprakların çıktığı sert gövde
KOÇBAŞI
XV. yüzyılın sonuna kadar kullanılan, kuşatılan bir şehrin veya kalenin sur ve kapılarını yıkmaya yarayan, ön tarafı koçun başına benzeyen ağır direk
KOŞALTI
İki hayvanı birbirine koşma veya bağlama
KOŞAÇ
Ad cümlelerinde özne ile yüklemi birleştiren, yükleme güçlü ihtimal, olumluluk, olumsuzluk, süreklilik, kesinlik kavramları veren -dır / -dir eki veya değil kelimesi
KOŞMACA
Birbirini kovalayarak oynanan bir çocuk oyunu
KOŞUMCU
Araba hayvanlarının kayış bölümünü yapan kimse
KOŞUN
Asker, yan yana durmuş asker dizisi, saf
KRAL
En yüksek devlet otoritesini, bütün devlet başkanlığı yetkilerini kalıtım veya soylularca seçilme yoluyla elinde bulunduran kimse
KRALİÇE
Kral karısı veya krallığı yöneten kadın, ece
KRAMPON
Futbol ayakkabılarının altındaki, çimende rahat hareket etmeyi sağlayan, deri veya sentetik kabara, tutmalık
KREATÖR
Yaratımcı
KREATİF
Yaratıcı
KREM
Tene yumuşaklık vermek veya güneş, yağmur vb. dış etkilerden korunmak için sürülen koyu kıvamlı madde
KROKİ
Bir konu veya nesnenin başlıca özelliklerini yansıtacak biçimde hazırlanmış taslağı
KROM
Atom numarası 24, atom ağırlığı 52,01, yoğunluğu 6,92 olan, 1514 °C'de eriyen, ısıya dayanıklı, havada oksitlenmeyen bir element (simgesi Cr)
KROME
Kromdan yapılmış veya kromla kaplanmış
KROS
Kırlarda ve ormanlarda, hendeklerden, yükseltilerden, çukurlardan ve akarsulardan geçerek yaya yapılan koşu
KROŞE
Boksta kolun bükülmesiyle yapılan bir yumruk vuruş biçimi
KRUPİYE
Bir kumarhanede veya oyun oynanan bir yerde oyunu yöneten kimse
KRUVAZE
Ön parçaları birbiri üzerine gelecek biçimde yapılan (ceket, yelek)
KRİKO
Ağır bir yükün kaldırılmasını veya alt tarafında yapılacak bir çalışmada otomobil vb. taşıtların yerden yükseltilmesini sağlayan alet, kaldırıcı
KRİKOCU
Kriko yapan, onaran veya satan kimse
KRİPTON
Atom numarası 36, atom ağırlığı 83,8 olan, atmosferde yarım milyonda bir oranında bulunan, renksiz, kokusuz bir soy gaz (simgesi Kr)
KUBBE
Yarım küre biçiminde olan ve yapıyı örten dam, kümbet
KUDAS
Hz. İsa'nın havarileriyle birlikte yediği son yemeği anmak için, Hristiyanların kilisede bir kap içinde ekmek ve şarabı kutsayarak yaptıkları tören, liturya
KUDURUK
Kudurmuş (insan veya hayvan), akur
KUDUZ
Köpek, kedi, tilki vb. memeli hayvanlardan ısırma, tırmalama veya salya yolu ile insana geçen, genellikle çırpınma, sudan korkma şeklinde beliren, zamanında aşı yapılmazsa ölümle sonuçlanan hastalık
KUFİ
Arap yazısının düz ve köşeli çizgilerle yazılan eski bir biçimi
KUKA
Dantel veya nakış ipliği yumağı
KUKLA
Hareketli yerleri iplikle sanatçının parmaklarına bağlanarak veya eldiven gibi bir kesiti kullanarak bir perdenin üzerinden oynatılan, bez, karton vb. hafif nesnelerden yapılmış insan ve hayvan figürleri
KUKLACI
Kukla oynatan veya yapıp satan kimse
KUL
Tanrı'ya göre insan
KULA
Gövdenin sarı veya kirli sarı renkte, yele, kuyruk ve bacağın alt kısmındaki kılların koyu renkte olduğu at donu
KULAK
Başın her iki yanında bulunan işitme organı
KULE
Çoğunlukla kare veya silindir biçimindeki yüksek yapı
KULPSUZ
Kulpu olmayan
KULUN
Altı aylığa kadar olan at veya eşek yavrusu
KULUÇKA
Civciv çıkarmak amacıyla yumurtaya yatmış veya yatmak üzere olan dişi kuş veya kümes hayvanı, gurk
KULÜP
Görüşme, konuşma, okuma, spor yapma vb. amaçlarla yalnız üye olanların toplandıkları yer
KULİS
Sahnenin gerisinde ve yanlarında bulunan bölüm
KUM
Silisli kütlelerin, kayaların, doğal etkenlerle parçalanarak ufalanmasından oluşan, deniz kıyısı, dere yatağı vb. yerlerde çok bulunan, ufak, sert tanecikler
KUMANDI
Kuzey Altaylarda yaşayan bir Türk boyu
KUMANYA
Yolculuk için hazırlanan yiyecek, azık