İNFİLAK
Güçlü bir biçimde patlama
İNFİRAT
Topluluktan ayrı durma
İNHİTAT
Son bulma, yıkılıp dağılma
İNKIRAZ
Batma, dağılma, çöküş, yok olma, son bulma
İNKIYAT
Boyun eğme, uyma
İNTİHAR
Bir kimsenin toplumsal ve ruhsal nedenlerin etkisi ile kendi hayatına son vermesi
İNZİBAT
Sıkı düzen
İNZİMAM
Katılma, ulanma, eklenme
İNİKAT
Toplanma, birleşim
İNİSYAL
İlk satırın ilk harfinin büyük puntoda ve süslü yazılarla dizilme işlemi
İNŞAT
Şiir okuma, şiir söyleme
İPLİKÇİ
İplik yapan veya satan kimse
İRAT
Gelir
İRTİBAT
Bağlantı
İRİDYUM
Atom numarası 77, atom ağırlığı 193,1, yoğunluğu 22,4 olan ve platin filizlerinde bulunan değerli bir element (simgesi Ir)
İRİN
Organizmanın herhangi bir yerinde iltihaplanma sonunda ölmüş hücre artıklarından ve bozulmuş akyuvarlardan oluşan, mikroplu veya mikropsuz, genellikle sarımtırak renkte koyuca sıvı, cerahat
İRİNSİZ
İrin toplamamış, cerahatsiz
İRİTE
`Sinirlendirmek, rahatsız etmek` ve tıp alanında `tahriş etmek, kaşındırmak` anlamında irite etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz
İRŞAT
Doğru yolu gösterme, uyarma
İSA
`İyilik edeyim derken kimseyi memnun edemedi` anlamındaki İsa'yı küstürdü, Muhammed'i memnun edemedi atasözünde geçen bir söz
İSKELET
İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih
İSLAMCI
Müslümanlığın esaslarını sadece dinî hayatta değil, hukuksal, ekonomik ve siyasal düzenlemelerde de geçerli kılmak isteyen
İSLİKÜF
Toprakta ve gübreliklerde çürükçül yaşamakla birlikte kulak, burun, akciğer asalağı olarak da gelişebilen asklı mantar (Aspergillus fumigatus)
İSNAT
Bir düşünceyi, bir konuyu bir kişi veya sebebe dayandırma, yükleme, atfetme
İSPAT
Tanıt ve kanıt göstererek bir şeyin gerçek yönünü ortaya çıkarma, kanıtlama, tanıtlama, tanıt
İSPATLI
Tanıtlanmış
İSPİR
At veya araba uşağı
İSTOP
Ebenin topu havaya atması, diğerlerinin kaçışması ve ebe tarafından diğer oyuncuların topla vurulması biçiminde oynanan bir oyun
İSTİBAT
Olmasını uzak görme, imkân vermeme, uzaksama, ıraksama
İSTİDAT
Yetenek
İSTİNAT
Dayanma, yaslanma
İSTİNGA
Yelkenleri toplamak için kullanılan halat
İTAAT
Söz dinleme, boyun eğme, buyruğa uyma
İTAATLİ
Söz dinleyen, buyruğa uyan, itaatkâr
İTEKAKA
Kaba ve hoyrat bir biçimde iterek
İTHALAT
Başka bir ülkeden mal getirme veya satın alma, dış alım
İTRİYUM
Atom numarası 39, atom ağırlığı 88,92, yoğunluğu 4,6 olan, seryum filizlerinde bulunan, gri renkli, değerli bir element (simgesi Y)
İTTİHAT
Birleşme, birlik kurma, bir olma
İTÜZÜMÜ
Patlıcangillerden, 20-50 santimetre yüksekliğinde, bazı ilaçların yapımında kullanılan bir yıllık otsu bir bitki, köpek üzümü, tilki üzümü
İTİMAT
Güven, güvenç, emniyet
İYON
Bir veya daha çok elektron kazanmış veya yitirmiş bir atom veya bir atom grubundan oluşmuş elektrik yüklü parçacık, yükün
İYOT
Atom numarası 53, atom ağırlığı 126,92 olan, tabiatta, deniz suyunda sodyum iyodür durumunda rastlanılan, bazı deniz bitkilerinde de çokça birikmiş olarak bulunan, mavimtırak esmer renkte katı bir element (simgesi I)
İZLEK
Keçi yolu, patika
İZLEMCİ
İzlem oluşturan kimse, stratejist
İZOMER
Aynı oranlarda birleşmiş aynı elementlerden oluşan fakat moleküllerinde atom gruplaşmaları değişik olduğu için birbirlerinden farklı özellikler gösteren (maddeler)
İZİN
Bir şey yapmak için verilen veya alınan özgürlük, müsaade, ruhsat, icazet, mezuniyet
İZİNSİZ
Ceza olarak hafta sonu veya tatil günü çıkmasına izin verilmeyen (asker veya yatılı öğrenci)
İÇAÇMAK
gönle ferahlık vermek, gönlü ferahlatmak
İÇBÖLGE
Bir limanı ithalat ve ihracat etkinlikleri bakımından besleyen, ona çeşitli ulaşım yollarıyla bağlı, dar veya geniş bölge, art bölge, hinterlant
İÇHAT
İş yerlerinde bulunan santrallerde iş yeri içindeki bağlantıyı sağlayan haberleşme ağı