İMMORAL
Töretanımaz
İMROZ
Vücudu beyaz, baş ve ayaklarda siyah lekeler bulunan, küçük cüsseli, uzun ve ince kuyruklu, kaba karışık ve uzun yapağılı, Gökçeada ve kısmen Çanakkale ilinde yetiştirilen bir tür koyun
İMZA
Bir kimsenin herhangi bir belgeyi yazdığını veya onayladığını belirtmek için her zaman aynı biçimde kullandığı işaret
İNAM
Emanet, vedia
İNDİS
Bir harf üzerine konulan işaret
İNFAZ
Bir kararı, bir yargıyı yerine getirme, uygulama, yürütüm
İNHİRAF
Sapma, başka bir tarafa meyletme
İNKILAP
Toplum düzenini ve yapısını daha iyi duruma getirmek için yapılan köklü değişiklik, iyileştirme, devrim, reform
İNLETME
İnletmek işi
İNSAF
Acımaya, vicdana veya mantığa dayanan adalet
İNSAN
Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı
İNTAK
Konuşturma söyletme
İNTİHAR
Bir kimsenin toplumsal ve ruhsal nedenlerin etkisi ile kendi hayatına son vermesi
İNÇ
Uzunluğu 2,54 santimetre olan İngiliz uzunluk ölçü birimi, parmak, pus
İPLİCİK
Sığırların soluk borularına yerleşen ve ara konakçısız bulaşan, en çok 8 santimetre uzunluğunda akciğer kıl kurdu (Dictyocaulus viviparus)
İPLİK
Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri
İRSİYET
Kalıtım
İRTİKAP
Kötü iş yapma, kötülük etme
İRİTE
`Sinirlendirmek, rahatsız etmek` ve tıp alanında `tahriş etmek, kaşındırmak` anlamında irite etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz
İSHAL
Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarma, sürgün, ötürük, iç sürme, cır cır, amel, linet, kabız karşıtı
İSKELET
İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih
İSMET
Ahlak kurallarına bağlı kalma durumu, sililik
İSMETLİ
Ahlak kurallarına bağlı, ismet sahibi
İSNAT
Bir düşünceyi, bir konuyu bir kişi veya sebebe dayandırma, yükleme, atfetme
İSRAFİL
İslam inanışına göre kıyamet gününü, boru öttürerek bildirmekle görevli melek
İSTETME
İstetmek işi
İSTETİŞ
İstetme işi
İSTİARE
Ödünç, borç veya eğreti alma, ödünçleme
İSTİCAL
İvedilik, acele etme, müstaceliyet
İSTİDAT
Yetenek
İSTİNAF
Mahkemenin verdiği kararı kabul etmeyerek bir üst mahkemeye götürme
İSTİZAN
Yetki isteme, izin isteme
İTHAF
Birinin adına sunma, armağan etme
İTHALAT
Başka bir ülkeden mal getirme veya satın alma, dış alım
İTLAF
Öldürme, yok etme, telef etme
İTÜZÜMÜ
Patlıcangillerden, 20-50 santimetre yüksekliğinde, bazı ilaçların yapımında kullanılan bir yıllık otsu bir bitki, köpek üzümü, tilki üzümü
İTİMAT
Güven, güvenç, emniyet
İVESİ
Genellikle Güneydoğu Anadolu'da yetiştirilen, başı kahverengi, kirli sarı veya siyah olan, vücudu beyaz, yapağısı kaba ve karışık olan, süt verimi yüksek bir tür koyun
İVMEK
Çabuk davranmak, acele etmek
İZ
Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare
İZABE
Madenleri ergitme, sıvı durumuna getirme
İZAFE
Bir şeye veya bir kimseye bağlama, mal etme, yakıştırma
İZALE
Yok etme, giderme
İZAN
Anlayış, anlama yeteneği
İZAÇ
Bunaltma, tedirgin etme, baş ağrıtma, can sıkma
İZLEMEK
Birinin veya bir şeyin arkasından gitmek, takip etmek
İZLENİM
Bir durum veya olayın duyular yolu ile insan üzerinde bıraktığı etki, intiba, imaj
İZLETME
İzletmek işi
İZLETİŞ
İzletme işi
İZZET
Büyüklük, yücelik, ululuk