Kare Bulmaca Kelime Sözlüğü ve İpuçları

Gelişmiş kare bulmaca kelime sözlüğümüze hoş geldin. Veritabanımızda yer alan 14.196 adet bulmaca teriminin anlamlarını ve ipuçlarını buradan sorgulayabilirsin. İster günlük kare bulmaca çözerken takıldığın bir kelimeyi ara, ister Rastgele Kare Bulmaca oynarken zorlandığın ipuçlarını kontrol et; bu sözlük, en zorlu kelime bulmaca sorularını daha hızlı çözmen için tasarlandı.

Aranan ifade: ME

Tümü A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
NUH
`İnat etmek, ayak diremek` anlamındaki Nuh deyip peygamber dememek ve `çok eski, çoktan modası geçmiş, köhnemiş` anlamındaki Nuh Nebi'den kalma deyimlerinde geçen bir söz
NUMEN
Nesnenin kendisi, görüngü karşıtı
NUMERİK
Sayısal
NUROL
beğenildiği belirtilmek istendiğinde kullanılan bir söz
NÖRON
Sinir sisteminin uyarıyı iletmekle görevli anatomik ve işlevsel birimi
NÜFUSÇU
Nüfus memuru
NÜFUZ
İçine geçme
NÜKUL
Vazgeçme
NÜZUL
İnme
NÜZULLÜ
İnmeli, felçli
Nikel elementinin simgesi
NİKEL
Atom numarası 28, atom ağırlığı 58,71, yoğunluğu 8,9 olan, gümüş parlaklığında, demir sertliğinde, kolay işlenebilen ve kolayca tel durumuna getirilebilen bir element (simgesi Ni)
NİKELAJ
Metal bir yüzeyi nikelle kaplama işi
NİKOTİN
Tütün yapraklarından çıkarılan, renksiz, açıkta bırakıldığında havadan oksijen alarak esmerleşen, 247 °C'de kaynayan, 1,033 yoğunluğunda çok zehirli bir alkaloit (C10H14N2)
NİMET
İyilik, lütuf, ihsan
NİPEL
İki bağlantı parçasını birbirine yakın olarak eklemekte kullanılan özel parça
NİRENGİ
Belli sayıda noktanın konumunu kesin olarak tespit edebilmek için, bu noktaları tepe olarak kabul ederek bir alanı üçgenlere bölme işi
NİYET
Bir şeyi yapmayı önceden isteyip düşünme, maksat
NİŞAN
İşaret, iz, belirti, alamet
NİŞANLI
Evlenmek için söz verip yüzük takmış olan kimse, adaklı
NİŞASTA
Tahıl tanelerinden, mercimek, bezelye vb. bakla türleri veya patates gibi birtakım yumrulardan özel yöntemlerle çıkarılan una benzer bir madde
OBERJ
Şehir merkezinin dışında sade, basit kurulmuş konaklama yeri
OBRUK
Çok yemek yiyen, çok iştahlı
OCAKLIK
Bir aileye, babadan oğula geçmesi için verilen mülk
ODA
Evin veya herhangi bir yapının oturma, çalışma, yatma gibi işlere yarayan, banyo, salon, giriş vb. dışında kalan, bir veya birden fazla çıkışı olan bölmesi, göz
ODACI
Resmî kuruluşlarda, iş yerlerinde temizlik ve getir götür işlerine bakan görevli, hizmetli, hademe, müstahdem
ODAKİKA
O anda, hemen
OFLAMAK
`Of` diyerek sıkıntı, bezginlik, usanç, acı veya yorgunluk duyduğunu belli etmek
OFLAZ
İyi, güzel, mükemmel
OFSET
Kalıp izlerini önce kauçuğa, kauçuktan da kâğıda geçirmeye yarayan çift kopyalı baskı yöntemi
OH
Sevinç, beğenme, hayranlık, rahatlama vb. duyguları belirten bir söz
OHA
Büyükbaş hayvanları durdurmak için kullanılan bir seslenme sözü
OHDEMEK
rahata ermek, rahata kavuşmak, rahat bir soluk almak
OHLAMAK
Oh sesini çıkarmak, oh demek
OKAPİ
Geviş getirenlerden, Kongo'da bataklık ormanlarda yaşayan, büyük bir antilop boyunda, gövdesi kızıl kestane renginde, bacakları beyaz çizgili bir memeli hayvan (Okapia johnstoni)
OKLUK
İçine ok konulan ve sırtta taşınan meşinden yapılmış ok kılıfı, sadak
OKRAMAK
Acıkmış, susamış olan at yiyecek veya su gördüğü zaman kişnemek
OKSALİK
Kuzukulağı vb. bitkilerde rastlanan, özellikle temizleme maddesi olarak kullanılan asit, kuzukulağı asidi, oksalik asit (HOCO-COOH)
OKSİT
Oksijenin bir element veya kökle birleşmesiyle oluşan madde
OKUMAK
Bir yazıyı meydana getiren harf ve işaretlere bakıp bunları çözümlemek veya seslendirmek
OKUME
Afrika'da yetişen, kerestesi parlak, öz odunu mor, dış odunu pembe renkli bir ağaç (Aucoumea)
OKUTMAK
Okumasını, öğrenim görmesini sağlamak
OKUTMAN
Üniversitede yabancı dil, Türkçe ve inkılap tarihi gibi ortak, zorunlu dersleri öğretmek için görevlendirilen, uygulamalı çalışmaları yöneten öğretim elemanı, lektör
OKŞAMAK
Sevgi, şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak
OL
O gösterme sıfatı
OLASI
Görünüşe göre olacağı sanılan, muhtemel
OLASILI
Olasılığa dayanan, belkili, ihtimalli, muhtemel
OLGUN
Yenecek duruma gelmiş (meyve)
OLMADIK
Daha önce olmamış, alışılmamış, beklenmeyen, olağan karşıtı
OLMAK
Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak