ROTATİF
Büyük bir çabuklukla dönerek işleyen ve saatte binlerce adet baskı yapan bir tür basım makinesi
ROTİL
Otomobilin ön düzeninde bulunan, her yöne dönebilen ve mafsal olarak kullanılan küre biçiminde bir parça
RR
Türk alfabesinin yirmi birinci sırasında yer alan ve Re adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından yumuşak, sürtünücü diş eti ünsüzünü gösterir
RUBAİ
Divan edebiyatında dört dizeden oluşan ve belirli aruz kalıpları ile yazılan şiir, dördül
RUBLE
Beyaz Rusya ve Rusya Federasyonu'nda kullanılan para birimi
RUF
Binaların en üst katında bulunan, açık veya kapalı eğlence yeri
RUH
Dinlerin ve dinci felsefelerin insanda vücuttan ayrı bir varlık olarak kabul ettiği öz, tin, can kuşu
RUHLU
Görünüşü veya ruhsal durumu herhangi bir nitelikte olan
RULET
Bir bilyenin, dönmekte bulunan derin tepside yazılı numaralarından ve siyah ile kırmızı renklerden birinin üzerinde durmasıyla kazananı belirten kumar aracı ve bununla oynanan kumar
RULO
Dürülerek boru biçimi verilmiş deri veya kâğıt tomar
RUMBA
Küba'dan Amerika ve Avrupa'ya yayılan bir dans
RUS
Rusya Federasyonu'nda yaşayan Doğu Slav halkı veya bu halkın soyundan olan kimse, Moskof gâvuru
RÖGAR
Kanalizasyona inmek, bakım ve onarım yapmak üzere yol düzeyinde kapağı bulunan özel baca
RÖNTGEN
Gama veya x ışınlarının miktar ölçümü birimi
RÜKÜN
Bir şeyin en güçlü ve sağlam yönü
RÜSUM
Vergiler
RÜSUMAT
Bazı mallardan devletçe alınan vergiler
RİMEL
Kadınların kirpiklerini kıvırmak ve daha uzun göstermek için fırça ile sürdükleri yağlı sürme, maskara
RİNGA
Kemikli balıklardan, ılık denizlerde büyük sürüler hâlinde dolaşan ve tütsü ile kurutulmuşu sıkça tüketilen, uskumru iriliğinde bir balık (Clupea harengus)
SAATLİK
Belli bir saat süresince yapılan veya olan
SABAHÇI
Nöbeti sabaha doğru olan veya sabaha rastlayan kimse
SABUNCU
Sabun yapan veya satan kimse
SADEKEK
İçine katkı ve süs maddesi katılmadan yapılan kek
SAFRA
Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık
SAFSU
Organik ve inorganik maddelerden arındırılmış su
SAHAF
Genellikle kullanılmış ve eski kitap alıp satan kitapçı
SAHAVET
El açıklığı, seleklik, cömertlik
SAKAL
Yetişkin erkeklerde yanak ve alt çenede çıkan kılların tümü
SAKARİN
Genellikle şeker hastalarının ve diyet yapanların şeker yerine kullandığı, maden kömürü katranından elde edilen, beyaz, tatlandırıcı bir madde
SAKAT
Vücudunda hasta veya eksik bir yanı olan, engelli, özürlü
SAKATAT
Kesilmiş hayvanın yürek, karaciğer, böbrek, işkembe, beyin, vb. iç organlarıyla baş ve ayakları
SAKIZCI
Sakız yapan veya satan kimse
SAL
Birçok kalın direk yan yana bağlanarak yapılan, düz ve korkuluksuz deniz veya ırmak taşıtı
SALACAK
Üstünde ölü yıkanılan kerevet, teneşir
SALAŞ
Sebze, meyve vb. satmak için kurulmuş, eğreti, derme çatma dükkân
SALCI
Sal ile yolcu ve yük taşıyan kimse
SALDIRI
Kötülük yapmak, yıpratmak amacıyla doğrudan doğruya silahlı veya silahsız bir eylemde bulunma, hücum, taarruz, tecavüz
SALEP
Salepgillerin tek köklü, yumrulu, salkımlı veya başak çiçekli olan örnek bitkisi (Orchis)
SALTO
Rakibin bedenini kollarıyla birlikte kavrayarak yana veya arkaya savurma, devirerek bastırma biçiminde uygulanan bir güreş oyunu
SALİMEN
Sağ ve esen olarak, hiçbir kötü durumla karşılaşmadan
SAMİ
Hz. Nuh'un oğlu Sam'dan türediklerine inanılan beyaz ırkın, Arapça, Asurca, İbranice ve Habeşçe konuşan çeşitli kavimlerinin toplandığı kolu
SANAT
Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık
SANATÇI
Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimse, sanat adamı, sanat eri, sanatkâr, artist
SANDUKA
Mezarın üzerine yerleştirilmiş, tabut büyüklüğünde tahta veya mermer sandık
SANI
Sanma durumu veya sonucu, zan, zehap
SAPAN
İki ucu ip, ortası örme veya meşin olan bir taş atma aracı
SAPARNA
Eskiden kökü hekimlikte kullanılmış olan, zambakgillerden, yeşilimsi çiçekli, dikenli ve tırmanıcı, çok yıllık bir bitki (Smilax)
SAPARTA
Gemi bordasındaki top çıkarılan dört köşe boşluk ve açıklık
SAPIK
Tavır ve davranışları normal olmayan veya geleneklerden, törelerden ayrılan, anormal (kimse), gayritabii, anormal
SARA
Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi