İZAFİYE
Görecelik
İZAN
Anlayış, anlama yeteneği
İZBE
Basık, loş, nemli, kuytu (yer)
İZBELİK
İzbe yer
İZMİR
Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
İZİN
Bir şey yapmak için verilen veya alınan özgürlük, müsaade, ruhsat, icazet, mezuniyet
İZİNSİZ
Ceza olarak hafta sonu veya tatil günü çıkmasına izin verilmeyen (asker veya yatılı öğrenci)
İÇ
Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı
İÇBÖLGE
Bir limanı ithalat ve ihracat etkinlikleri bakımından besleyen, ona çeşitli ulaşım yollarıyla bağlı, dar veya geniş bölge, art bölge, hinterlant
İÇETMEK
eline geçen bir şeyi sahibine bildirmeyerek kendine mal etmek
İÇHAT
İş yerlerinde bulunan santrallerde iş yeri içindeki bağlantıyı sağlayan haberleşme ağı
İÇISI
Yer yuvarlağının içindeki ısı
İÇREK
Belirli bir insan topluluğunun dışında kimseye bildirilmeyen, yalnızca sınırlı, dar bir çevreye aktarılan (her türlü bilgi, öğreti), bâtıni, ezoterik, dışrak karşıtı
İÇSİZ
İçi olmayan (taneli sebze veya kuru yemiş)
İÇTÜZÜK
Bir kuruluş, meclis, kurum vb.nin iç işlerini düzenleyen tüzük, dâhilî nizamname
İÇYÜZ
Herkesçe bilinmeyen, anlaşılmayan ve görünenden büsbütün başka olan neden veya nitelik, mahiyet, zamir (II), künh
İÇİDAR
Beklemeye dayanamayan, tez canlı, sabırsız
İİ
Türk alfabesinin on ikinci sırasında yer alan ve İ adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince, düz, dar ünlüyü gösterir
İŞADAMI
Kazanç sağlamak amacıyla ticaret veya sanayiye yatırım yapan kişi
İŞGAL
Bir yeri ele geçirme
İŞKENCE
Bir kimseye maddi veya manevi olarak yapılan aşırı eziyet
İŞLEK
Çok işleyen, canlı, hareketli
İŞLEMEK
Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek
İŞLEV
Bir nesne veya bir kimsenin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev, fonksiyon
İŞLEVCİ
İşlevi yerine getiren kimse veya nesne
İŞLİK
Atölye
İŞTAH
Yemek yeme isteği
ŞAFİİ
İslamiyette dört Sünni mezhepten biri
ŞAHTERE
Şahteregillerden, tarla ve yol kenarlarında yetişen, 20-40 santimetre yüksekliğinde çiçekleri hekimlikte kullanılan, çok yıllık ve otsu bir bitki (Fumaria officinalis)
ŞAHİNCİ
Padişahların av şahinlerini üretip besleyen kişi
ŞAKADAN
Şaka olarak, şaka diye, şakacıktan, mahsus
ŞAKDİYE
ansızın
ŞANTİYE
Yapı gereçlerinin yığılıp saklandığı veya işlendiği yer
ŞAPHANE
Şap çıkarılan yer, şap ocağı
ŞAPIRTI
Öperken veya yemek yerken çıkan sesin adı
ŞARKICI
Şarkı söyleyen, şarkı söyleme yeteneği olan veya mesleği şarkı söylemek olan kimse, okuyucu, hanende, muganni, muganniye
ŞARPİ
Altı düz, üçgen biçiminde tek direkli, iki yelkenli, iki kişilik tekne
ŞATHİYE
Yergiye, alaya, şakaya yer veren manzum eser
ŞAYESTE
Uygun, yakışır
ŞAYET
Eğer
ŞAİR
Şiir söyleyen veya yazan kimse, ozan
ŞAŞIRTI
Beklenmeyen ve insanı şaşırtarak sevindiren veya üzen olay, beklenmedik durum, sürpriz
ŞAŞLIK
Baharatlı sirkeye yatırılmış koyun etinden hazırlanmış bir yemek türü
ŞEDİT
Yeğin, şiddetli
ŞEF
Yetki ve sorumluluğu olan, yöneten kimse
ŞEFTALİ
Gülgillerden, ılıman bölgelerde yetişen, çiçekleri pembe renkli bir ağaç (Prunus persica)
ŞEHRİYE
Çorba ve pilavda kullanılan, türlü biçimlerde kesilerek kurutulmuş buğday unu hamuru
ŞEHİR
Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent, site
ŞEKER
Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı
ŞEKVA
Şikâyet