RUMEN
Romanya halkından olan kimse, Romanyalı
RUMENCE
Rumenlerin kullandığı dil
RUTİN
Sıradanlık, çeşitlilik göstermeyen, alışılagelmiş düzen içinde yapılan
RUZNAME
Günlük olayların yazıldığı defter
RÖGAR
Kanalizasyona inmek, bakım ve onarım yapmak üzere yol düzeyinde kapağı bulunan özel baca
RÖTAR
Gecikme
RÖTARLI
Gecikmeli, tehirli
RÖTUŞ
Fotoğrafçılıkta resimleri basmadan önce negatif üzerinde düzeltme işi
RÜTBE
Mertebe, derece, paye
RÜYET
Görme
RİCA
Dileyiş, dileme, dilek
RİCAT
Vazgeçme
RİMEL
Kadınların kirpiklerini kıvırmak ve daha uzun göstermek için fırça ile sürdükleri yağlı sürme, maskara
RİMELLİ
Rimel sürülmüş (kirpik)
SABİT
Yerinden oynamayan, yerini değiştirmeyen, durağan
SADME
Çarpışma, tokuşma, vurma
SAFRA
Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık
SAFSATA
Boş, temelsiz, asılsız söz
SAH
Bir şeyin doğru olduğunu belirtmek için yapılan işaret
SAHAVET
El açıklığı, seleklik, cömertlik
SAHNE
İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk
SAHTE
Bir şeyin aslına benzetilerek yapılan, düzme, düzmece
SAHUR
Ramazan ayında oruç tutanların gün doğmadan önce belirli saatte yedikleri yemek
SAKA
Evlere, çeşmeden su taşımayı iş edinmiş olan kimse
SAKAMET
Bozukluk, yanlışlık, eksiklik
SAKINHA
`yapma, yapmaktan çekin` anlamında, yapılması istenmeyen bir davranışa engel olmak için söylenen bir söz
SAKİN
Hareket etmeyen, kımıldamayan
SALAH
Düzelme, iyileşme, iyilik
SALAŞ
Sebze, meyve vb. satmak için kurulmuş, eğreti, derme çatma dükkân
SALHANE
Kesimevi
SALNAME
Yıllık
SALSA
Bir tür Güney Amerika dansı
SALTNEM
Bir metreküp hava içinde bulunan su buğusu niceliği, mutlak nem
SALİMEN
Sağ ve esen olarak, hiçbir kötü durumla karşılaşmadan
SAMURAY
Japon derebeyinin hizmetindeki savaşçı
SANA
Sen zamirinin yönelme durumu eki almış biçimi
SANAL
Gerçekte yeri olmayıp zihinde tasarlanan, mevhum, farazi, tahminî
SANDUKA
Mezarın üzerine yerleştirilmiş, tabut büyüklüğünde tahta veya mermer sandık
SANDVİÇ
İki ince ekmek dilimi arasına tereyağı, peynir, sucuk vb. konularak hazırlanan yiyecek
SANTİAR
Bir arın yüzde biri, bir metrekare (ca)
SAPAN
İki ucu ip, ortası örme veya meşin olan bir taş atma aracı
SARA
Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi
SARAK
Yapı yüzeylerinde yatay, enli, az çıkıntılı, süslü veya düz silme
SARIBEZ
Görmeyenlerin tanınmak için kollarına taktıkları, üzerinde üç siyah noktanın bulunduğu sarı renkli bant
SARPA
İzmaritlerden, boyu 35 santimetre kadar olan bir Akdeniz balığı (Boops salpa)
SARSMAK
Birdenbire ve güçle kımıldatmak, sallamak, oynatmak, titretmek
SARİG
Amerika'da yaşayan, genellikle yavrularını sırtında taşıyan keseli hayvanlardan bir tür sıçan (Didelphys dorsigera)
SASIMAK
Kokuşmak, tefessüh etmek
SATIR
Bir sayfa üzerinde yan yana gelen kelimelerden oluşan ve alt alta sıralanmış her bir dizi
SAVAŞIM
Herhangi bir amaca erişmek, bir güce karşı koyabilmek amacıyla bir kişi veya grubun sürekli çabası, mücadele