YETENEK
Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, istidat, kabiliyet, kudret
YETKİ
Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet
YETİ
İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, kuvve, meleke
YEĞEN
Birine göre, kardeş, amca, hala, dayı veya teyzenin çocuğu
YIKAMAK
Su veya başka bir sıvı kullanarak bir şeyi temizlemek
YIKAMAÇ
Fotokopi makinelerinde veya fotoğraf basımı işinde kullanılan yıkama aleti
YILANCI
Yılan besleyen veya yılan oynatan kimse
YILIŞIK
Yapmacık davranışlarla hoş görünmeye çalışan
YIRTMAK
Kâğıt, kumaş gibi bükülüp katlanan şeyleri parçalamak
YIRTMAÇ
Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık
YIĞIN
Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe
YIĞINAK
Bir şeyin biriktiği yer
YIĞINTI
Bir araya yığılmış şeyler kümesi
YONTMAK
Bir şeye istenilen biçimi vermek için dış bölümünü keskin bir araçla biçmek, kesmek
YONTU
Heykel
YONTUCU
Heykelci
YORUM
Bir yazının veya bir sözün, anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma, tefsir
YOSUN
Çoğu sularda, ağaç veya taşların üzerinde yetişen tallı bitkilerin ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad
YUH
Birine karşı beğenilmeyen veya öfke duyulan bir durumda haykırılan söz, yuha
YULAR
Bir yere bağlamak veya çekerek götürmek için hayvanın başlığına veya tasmasına bağlanan ip
YUMRU
Yuvarlak, şişkin şey
YUMUŞAK
Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı
YUNAN
Yunanistan’da yaşayan, Helenlerin soyundan olan halk veya bu halkın soyundan olan kimse; Yunanlı
YUNUS
Balinalardan, ılık ve sıcak denizlerde sürüler durumunda yaşayan, boyları 3 metreye kadar erişebilen, memeli deniz hayvanı (Delphinus)
YURTLUK
Bir yerin gelirinin bir kimseye yalnız ölünceye kadar kullanılması şartıyla ayrılması yöntemi, malikâne
YURTTAŞ
Yurtları veya yurt duyguları bir olanlardan her biri, vatandaş
YUVA
Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak
YÖNSEME
Belli bir amaca veya sonuca yönelen, faaliyete dönüşmeyen etki gücü, temayül
YÜK
Araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi
YÜREKLİ
Tehlikeyi korkusuzca karşılayan, hiçbir şeyden korkusu olmayan, gözü pek, babayiğit, koçak, cesaretli, cesur, cüretli, cüretkâr
YÜREKSİ
Yüreği andıran, yüreğe benzeyen, yürek gibi
YÜRÜTEÇ
Yeni yürümeye başlayan çocukların çabuk yürümelerini sağlayan araç, örümcek, yürüten
YÜZDE
Herhangi bir işte aracı olan kimseye, görevinin karşılığı olarak belli bir hesaba göre verilen ücret, yüzdelik
YÜZEREV
Nehir veya deniz üzerinde kurulan, hareketli konut
YÜZEY
Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz (II)
YÜZEYLİ
Yüzeyi olan
YÜZÜPEK
Birine söylenmesi güç olan şeyi sıkılmadan söyleyebilen veya kendisinden istenilen şeyleri rahatlıkla geri çevirebilen (kimse)
YİV
Bir yüzeyin üzerinde çizgi biçiminde olan, sarmal girinti veya çıkıntı
YİYECEK
Yenmeye elverişli olan her şey
ZAHIR
Yardım eden, destekleyen, arka çıkan
ZAHİT
Dinin yasak ettiği şeylerden sakınıp buyurduklarını yerine getiren (kimse)
ZAM
Bir şeyin fiyatını artırma, bindirim
ZAMAN
Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit
ZAMK
Akasya, kitre, sütleğen vb. ağaçların kabuklarından sızarak donan, eriyiği yapıştırıcı olarak kullanılan, renksiz veya sarı kırmızımtırak renkte biçimsiz madde
ZAR
İnce perde veya örtü
ZARAR
Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat
ZARSI
Zarı andıran, zara benzeyen, zar gibi, zarımsı
ZAYIF
Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan)
ZEBRA
Tek parmaklılardan, ata benzeyen, derisi çizgili, Afrika'da yaşayan memeli hayvan (Equus zebra)
ZEKAVET
Çabuk anlama ve kavrama, zeyreklik