SECCADE
Bir kişinin üzerinde namaz kılabileceği büyüklükte, halı, kilim, post veya kumaştan yaygı, namazlık
SECDE
Genellikle namaz kılarken alnı, el ayalarını, dizleri ve ayak parmaklarını yere getirerek alınan durum
SEDEFÇİ
Sedef üzerinde çalışan, sedef kullanarak eşya yapan kimse, sedefkâr
SEDYE
Hasta veya yaralı taşımaya yarayan katlanabilir hasta yatağı, teskere
SEDİR
Arkalıksız, üstü minderli ve yastıklı olabilen, oturmaya veya yatmaya yarayan ev eşyası, divan
SEFALET
Yoksulluk, yoksulluk sıkıntısı
SEFİL
Sefalet çeken, yoksul
SEGMENT
Bir organ, yapı veya bütünün doğal veya yapay olarak sınırlanmış her bir bölümü
SEKEL
Bir hastalıktan sonra yerleşip kalan işlev veya doku bozukluğu
SELEF
Bir görevde, meslekte kendinden önce bulunan ve yerine geçilen kimse, öncel, halef karşıtı
SELOFAN
Selülozdan yapılmış, ince, saydam, ambalaj yapımında kullanılan tabaka
SELP
Zorla alma, kapma
SELVİÇE
Gemi armasında bulunan oynak halat
SEMAFOR
Demir yollarında gündüz mekanik olarak kırmızı bir kolla, gece kırmızı ışıkla işaret veren alet
SEMAVER
Özellikle çay demlemekte kullanılan, içinde kömür yakacak ocağı bulunan, elektrikle de çalışabilen, bakır, pirinç vb. metallerden yapılmış musluklu kap
SEMİNER
Bir konu ile ilgili bilgi vermek ve bu bilgiler üzerinde tartışmak amacıyla birkaç yetkilinin yönetimi altında düzenlenen toplantı
SENDİKA
İşçilerin veya işverenlerin iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular bakımından çıkarlarını korumak ve daha da geliştirmek için aralarında kurdukları birlik
SENET
Bir kimsenin yapmaya veya ödemeye borçlu olduğu şeyi göstermek için imzaladığı resmî kâğıt, belgit
SEPET
Saz, kamış, ince dal veya tellerden hasır biçiminde örülerek yapılan, genellikle sapı olan, yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan kap
SEPYA
Mürekkep balığından alınan koyu siyah boya
SERAK
Dik yerlerden inen buzullarda, derin yarılmalar sebebiyle buz parçalarının koparak aşağıya düşmesi
SERAP
Atmosferde ışık ışınlarının kırılmasından doğan ve çöllerde kolaylıkla gözlemi yapılabilen göz yanılması, uzaktaki bir cisme bakarken sanki bir su yüzeyinden yansıyormuş gibi cisimle birlikte ters görüntünün oluşumu, ılgım, yalgın, pusarık
SERENAT
Sesli olarak söylenen veya müzik aracılığıyla çalınan serbest biçimli müzik parçası
SERENDİ
Dört, altı veya sekiz direk üstüne yapılmış tahıl, meyve ve sebze kurusunu saklamak için kullanılan kiler
SERGİ
Alıcının görmesi, seçmesi için dizilmiş şeylerin tümü ve bu nesnelerin serildiği yer
SERMAYE
Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı, anamal, başmal, kapital, meta, resülmal
SERPİCİ
Su serpen veya su saçan alet
SERİK
Antalya iline bağlı ilçelerden biri
SESSEDA
Haber, iz, alamet, belirti
SET
Toprağın kaymasını veya suyun akmasını önlemek için yapılan kalın duvar
SETRE
Düz yakalı, önü ilikli bir ceket türü
SEVDALI
Sevdaya tutulmuş olan, tutkun, vurgun, âşık
SEÇAL
Kafeterya, lokanta, büyük mağaza vb. yerlerde yemeği alma, parayı kasaya ödeme gibi bazı hizmetlerin alıcı tarafından yerine getirilmesi
SEÇENEK
Birinin yerine seçilebilecek bir başka yol, yöntem, tutum, alternatif, opsiyon
SEÇKİ
Şairlerin, yazarların, bestecilerin eserlerinden alınmış, seçme parçalardan oluşan eser, güldeste, antoloji
SEÇMECE
Seçerek alınan veya satılan
SIFAT
Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal veya hukuki bakımdan yeri ve özelliği
SIFIR
Kendi başına değeri olmayan, ondalık sayı sisteminde sağına geldiği rakamı on kere büyüten işaret (0)
SIHRİ
Evlilik yoluyla meydana gelen (akrabalık)
SIK
Benzerleri veya parçaları arasında çok az aralık bulunan, seyrek karşıtı
SIKINTI
İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet
SIR
Bazı nesnelere parlaklık verme, dış etkilerden koruma, sızmalarını önleme vb. amaçlarla sürülen, saydam veya donuk vernik
SIRADAĞ
Ortak özellikler gösteren, aralarında uzunlamasına vadilerin bulunduğu dağlar dizisi
SIRALAÇ
Klasör
SIRIMAK
Yorgan, şilte vb.ni iri ve aralıklı dikmek
SIRMA
Altın yaldızlı veya yaldızsız ince gümüş tel
SIRMALI
Sırma ile işlenmiş veya süslenmiş
SITMA
Anofel türü sivrisineğin sokmasıyla insandan insana bulaşan, titreme, ateş ve ter nöbetleriyle kendini gösteren bir hastalık, ısıtma, malarya
SITMALI
Sıtmaya tutulmuş (kimse)
SIVIRYA
Alabildiğine