ZEKİLİK
Zeki olma durumu, zeyreklik
ZEM
Bir kimseyi kötüleme, yerme, yergi
ZERDALİ
Kayısı ağacının Akdeniz ülkelerinde yetiştirilen küçük meyveli bir türü (Armeniaca vulgaris)
ZEVKSİZ
Beğenilmeyen, hoşa gitmeyen
ZEYTUNİ
Zeytin rengi
ZEYİL
Ek
ZIH
Giysilerin kol, yaka, etek vb. kenarlarına dikilen şerit veya kaytan
ZIMNİ
Kapalı olarak yapılan veya söylenen, dolayısıyla anlatılan, kapalı, gizli
ZINK
`Birdenbire durmak` anlamındaki zınk diye durmak deyiminde geçer
ZIP
Zıplayan veya birdenbire fırlayan bir şeyin hareketi veya çıkardığı ses
ZOOSPOR
Suda yaşayan mantarlarda ve su yosunlarında bulunan, selüloz zardan yoksun, üzerindeki iki veya daha çok titrek tüyle hareket eden üreme hücresi
ZOR
Sıkıntı veya güçlükle yapılan, kolay karşıtı
ZORALIM
İşlenen bir suç karşılığı olarak suçlunun malının bütünü veya bir bölümü üstündeki mülkiyetine son verilmesi ve bu mülkiyetin bir başka kuruluşa devredilmesi, müsadere
ZORGU
Kişinin eğilimi ve isteğine uymayan iş ve davranışlara zorlanması veya bu özellikteki davranışları göstermesi
ZUHUR
Ortaya çıkma, görünme, belirme, baş gösterme, meydana çıkma
ZUHURAT
Gerçekleşeceği düşünülmeyen, hesapta olmayan, umulmadık, olağan dışı olgular
ZULA
Kaçak ve yasak şeylerin saklandığı gizli yer
ZULÜM
Güçlü bir kimsenin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, kıygı, eziyet, cefa
ZURNA
Ağaçtan yapılan, iki karış boyunda, ağız bölümü yayvan, keskin bir ses çıkaran ve çoğu zaman davulla veya dümbelekle birlikte çalınan nefesli çalgı
ZÜHUL
İş çokluğu veya dalgınlık sebebiyle yanılma, geciktirme, ihmal etme
ZÜPPE
Giyinişte, söz söyleyişte, dilde, düşünüşte toplumun gülünç ve aykırı saydığı yapmacıklıklara ve aşırılıklara kaçan
ZÜPPECE
Züppeye yakışır bir biçimde
ZÜYUF
Ayarı düşük para, sikke veya akçe, züyuf akçe
ZİL
İşaret vermek, uyarmak, çağırmak için kullanılan ve bir çan ile bu çana vuran bir tokmaktan oluşan, elle veya başka düzenlerle işletilebilen araç
ZİYAFET
Eğlenmek veya bir olayı kutlamak amacıyla birçok kimsenin bir araya gelerek yedikleri yemek, şölen, toy (II)
ZİYARET
Birini görmeye, biriyle görüşmeye gitme, görüşme
ÇABASIZ
Çaba göstermeyen, çabalamayan (kimse)
ÇADIR
Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ
ÇADIRCI
Çadır diken veya satan kimse
ÇAKAR
Denizde, açığa veya kıyılara yerleştirilen, düzenli aralıklarla ve sürekli belirli aralıklarla yanıp sönen küçük fener, şimşekli fener
ÇALPARA
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç
ÇAMURLU
Çamur bulaşmış, üstünde veya içinde çamur bulunan
ÇANAKÇI
Çanak yapan veya satan kimse
ÇANTACI
Çanta yapan veya satan kimse
ÇAPAK
Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı
ÇAPAÇUL
Kılığının veya eşyasının düzgün ve temiz olmasına özenmeyip düzensizlik içinde yaşayan, pasaklı
ÇARIKÇI
Çarık yapan veya satan kimse
ÇAT
Sert bir şeyin kırılırken çıkardığı ses
ÇATAL
İki veya daha çok kola ayrılan değnek
ÇATAPAT
Ayakla çiğnendiğinde veya bir yere sürtüldüğünde `çat pat` diye patlayan bir eğlence fişeği, çatpat
ÇATIŞKI
Yasaların veya önermelerin kendi aralarında çelişikliği, antinomi
ÇATKI
Uç uca, birbirine çatılan şeylerin bütünü
ÇAVUŞ
Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse
ÇAĞLA
Badem, kayısı, erik vb. tek çekirdekli yemişlerin körpeyken yenilebilen ham şekli
ÇEK
Slavların batı kolundan olan bir ulus veya bu ulusun soyundan gelen kimse
ÇEKBERİ
Harman yerinde yığınları çekmeye yarayan alet, gelberi
ÇEKECEK
Ayakkabı ile topuk arasına sokularak ayağın ayakkabıya kolay girmesini sağlayan, maden, boynuz veya plastik maddeden yapılmış alet
ÇEKMECE
Masa, dolap vb. şeylerin dışarıya çekilen bölümü, göz, çekme
ÇEKİNCE
Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek çekinmeyi gerektiren sebep veya durum, rezerv, ihtiraz
ÇEKİŞLİ
Çekme gücünü ön veya arka tekerleklerden alan (araç)