UN
Öğütülerek toz durumuna getirilmiş tahıl ve başka besin maddeleri
UNLAMAK
Una bulamak, üzerine un serpmek
UNVAN
Bir kimsenin memuriyetindeki rütbesini, makamını veya mevkisini gösteren ad, san, titr
USANMAK
Tekrarlanması, uzun sürmesi dolayısıyla bir şeyden hoşlanmaz veya sıkılır duruma gelmek, bıkmak, bezmek
UTANGAÇ
Bir topluluk içinde gereken güven ve cesareti kendinde bulamayan, rahat konuşamayan ve rahat davranamayan, sıkılgan, mahcup
UTANMAK
Onursuz sayılacak veya gülünç olacak bir duruma düşmekten üzüntü duymak, mahcup olmak
UTMAK
Yenmek
UYAK
Şiirde dizelerin sonunda tekrarlanan ve aynı ahengi veren heceler veya aynı görevde olmayan ancak benzeşen sesler, kafiye
UYARI
Herhangi bir konu, sorun üzerine ilgi çekme, ikaz, ihtar, tembih
UYARMAK
Bir kimseye bir davranışta bulunmasını veya bulunmamasını söylemek, ikaz etmek
UYDU
Bir gezegenin çekiminde bulunarak onun çevresinde dolanan daha küçük gezegen, peyk
UYLAŞIM
Saymaca bir şey benimsemek için yapılan anlaşma
UYURGÖZ
Normal durumlarda sürmeyip uyur vaziyette kalan fakat gerektiğinde sürerek dal, yaprak oluşturan tomurcuk
UYUTMAK
Uyumasını sağlamak, uyur duruma getirmek
UYUZOTU
Hekimlikte uyuza karşı kullanılan çiçekli bitki, kum otu (Scabiosa rotata)
UYUŞMAK
Soğuk, basınç vb. yüzünden vücudun bir yerinde, duygu ve hareket geçici olarak azalmak
UZLET
Toplum yaşayışından kaçıp tek başına yaşama
UZUNDİŞ
Boruları döndürmeden eklemeyi sağlayan ve bir ek bileziğiyle bir ters somunu alacak uzunlukta açılmış vida
UZİ
Kısa sürede birçok mermi atabilen, isabet oranı düşük, tek elle de kullanılabilen bir tür makineli tüfek
UÇ
Genellikle uzun bir nesnenin incelerek biten son ve sivri noktası
UÇKUR
Şalvarı bele bağlamak veya torba, kese vb. şeylerin ağzını büzmek için bunlara geçirilen bağ
UÇMAK
Kuş, kanatlı böcek vb. hareketli kanatları yardımıyla havada düşmeden durmak, havada yol almak
UÇUCA
Bir şeyin son noktasıyla, ikinci bir şeyin baş noktasını birbirine ekleyerek
UĞRAMAK
Yola devam etmek üzere, bir yerde kısa bir süre kalmak
UĞRAŞ
Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet
UŞKUN
Karabuğdaygillerden, yaprakları yürek biçiminde, kökü dıştan sincabi ve içten sarı renkte olan bir tür ravent (Rheum rhaponticum)
VAAT
Bir işi yerine getirmek için verilen söz
VADETME
Vadetmek işi
VAGON
Yük ve yolcu taşımakta kullanılan, lokomotifin çektiği demir yolu aracı
VANA
Boru içindeki bir akışkanın akışını durdurmaya veya serbest bırakmaya yarayan alet, valf
VANİLYA
Salepgillerden, çiçekleri beyaz, kokulu, tırmanıcı küçük bir bitki (Vanilla planifolia)
VARYANT
Bir yol şebekesi üzerinde, belli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol
VATOZ
Köpek balıklarından, sırtında büyük dikenleri olan, kuma gömülü olarak yaşayan bir balık (Raja clavata)
VAZETME
Vazetmek işi
VAZO
Çiçek koymak için kullanılan, cam, toprak, porselen vb. maddelerden ve çeşitli madenlerden yapılan, türlü boyut ve biçimlerde olabilen kap
VEKALET
Vekillik
VEKİL
Birinin, işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse
VELİAHT
Bir hükümdarın ölümünden veya tahttan çekilmesinden sonra tahta geçmeye aday olan kimse
VERECEK
Birine verilmesi gereken para, borç, alacak karşıtı
VERME
Vermek işi
VERTİGO
Denge yitimi ve göz kararmasının eşlik ettiği geçici hareket yitimi, baş dönmesi
VERİLME
Verilmek işi
VEZİR
Osmanlılarda devletin bakanlık, valilik gibi yüksek görevlerinde bulunan ve paşa unvanını taşıyan kimse
VIZ
Böcek uçarken veya atılan bir şey hızla geçerken çıkan ses
VOLAN
Bir hareketi bir mekanizmaya aktaran veya makinelerde hareketin hızını düzgün tutmaya yarayan tekerlek
VOLİAĞI
Kayıkla denize salındıktan sonra her iki kolunun halatlarıyla karaya çekilen balık ağı
VOYVO
Alay ederek sataşmak için söylenen bir söz
VİBRİYO
Koleraya neden olan virgül biçimindeki bakteri
VİDEO
Manyetik bantlar üzerinde yer alan veya sayısal olarak derlenmiş hareketli resimler dizisi
VİGLA
Savaş ve ticaret gemilerinin direklerine ve dalyanlarda dikine gömülmüş gönderler üzerine gözcülerin nöbet tutmaları için yapılmış yer, çanaklık