VATOZ
Köpek balıklarından, sırtında büyük dikenleri olan, kuma gömülü olarak yaşayan bir balık (Raja clavata)
VAŞAK
Kedigillerden, kulakları sivri, dişleri ve tırnakları keskin, kürkünden yararlanılan, yırtıcı bir hayvan (Lynx lynx)
VEHİMLİ
Vehim içinde olan, vehme kapılan
VEKİL
Birinin, işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse
VELİ
Bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her türlü davranışından sorumlu kimse, ege, iye
VELİAHT
Bir hükümdarın ölümünden veya tahttan çekilmesinden sonra tahta geçmeye aday olan kimse
VERANDA
Camlı taraça
VERNİYE
Doğrusal veya dairesel boyutların ölçülmesinde, ölçme duyarlığını artıran, çok küçük boyutların ölçülebilmesini sağlayan düzen
VERİM
Çalıştırılan, işletilen, bakılan bir şeyin verdiği sonuç veya bu sonucun niceliği, mahsul, randıman
VEZİR
Osmanlılarda devletin bakanlık, valilik gibi yüksek görevlerinde bulunan ve paşa unvanını taşıyan kimse
VOLİAĞI
Kayıkla denize salındıktan sonra her iki kolunun halatlarıyla karaya çekilen balık ağı
VURGU
Konuşma, okuma sırasında bir hece veya kelime üzerine diğerlerinden daha farklı olarak yapılan baskı, aksan
VURUNTU
Ateşleme bozukluğu veya yanmanın sıra dışı olması sebebiyle bir motorun içinden gelen gürültü
VV
Türk alfabesinin yirmi yedinci sırasında yer alan ve Ve adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından yumuşak, diş-dudak ünsüzünü gösterir
VYAKA
`V` harfi biçiminde olan yaka
VÜCUTÇA
Vücut bakımından, vücudun durumuna göre
VİBRİYO
Koleraya neden olan virgül biçimindeki bakteri
VİDEO
Manyetik bantlar üzerinde yer alan veya sayısal olarak derlenmiş hareketli resimler dizisi
VİGLA
Savaş ve ticaret gemilerinin direklerine ve dalyanlarda dikine gömülmüş gönderler üzerine gözcülerin nöbet tutmaları için yapılmış yer, çanaklık
VİGLACI
Savaş ve ticaret gemilerinde gönderler üzerinde nöbet tutan kimse
VİLLA
Yazlıkta veya şehir dışında, bahçeli, müstakil ev
VİRÜS
Hastalık yapıcı, bakterilerden daha küçük, yaşamak için bir başka hücrenin içine girmek zorunda olan ve ancak elektron mikroskobunda görülebilen parazit
VİSKİ
Tahıllar malt yapılarak şekerlendirildikten ve gereği kadar mayalandıktan sonra damıtılarak elde edilen alkollü içki
VİYOL
Satış sırasında yumurtayı korumayı amaçlayan, atık malzemeden yapılmış özel kap
VİZÖR
Kamera, fotoğraf makinesi ve dürbünde bulunan, görüntüyü tam sınırlarıyla kesmeden veya taşırmadan alabilmeyi sağlayan düzenek, bakaç
YA
`Ey, hey` anlamlarında bir seslenme sözü
YABANCI
Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi
YABGU
Orta Asya'da kurulan ilk Türk devletlerinde kağandan sonra gelen en üst düzeydeki yöneticinin unvanı
YADİGAR
Bir kimseyi, bir olayı hatırlatan nesne veya kişi, andaç
YAK
Tibet'te, Asya'nın bazı yörelerinde yabani veya evcil olarak yaşayan, kılları uzun bir tür öküz, Tibet öküzü, Tibet sığırı (Bos grunniens)
YAKINDA
Yakın bir yerde
YALAMAK
Bir şeyin üzerinden dilini sürüp geçirmek
YALIYAR
Yüksek kıyılarda dalga aşındırmasıyla oluşan ve aşınma sürdükçe karanın içine doğru gerileyen yar, falez
YALPILI
Bir yanı öbüründen yüksek veya kalın
YAN
Bir şeyin ön, arka, alt ve üst dışında kalan bölümü, profil
YANAK
Yüzün göz, kulak ve burun arasındaki bölümü
YANAL
Yanda olan, yana düşen
YANETKİ
Tedavi için uygulanan ilacın kişide kullanım amacı dışında sebep olduğu olumsuz etki, yan tesir
YANFLÜT
Baş bölümü hafif konik, gövde ve kuyruk bölümündeki parçalar boru şeklinde olan bir tür üflemeli çalgı
YANINDA
Bir şeye, bir kimseye göre, nispetle
YANLI
Yandaş
YAPARLU
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
YAPIMCI
Bir şeyin yapılmasında, ortaya konulmasında, gerçekleştirilmesinde emeği geçen kimse veya kuruluş
YAPIT
Bir emek sonucunda ortaya konulan ürün, eser
YARAOTU
Halk arasında yaralara iyi geldiğine inanılan bitki
YARASIN
`afiyet olsun` anlamında kullanılan bir söz
YARIN
Bugünden sonra gelecek ilk gün
YARIŞÇI
Bir spor dalında birbirini geçmeye çalışanlardan her biri, müsabık
YASA
Olayların gidişinde olağan dışına yer vermeyen, değişmezlik ve mecburiyet gösteren kural
YASAKLI
Herhangi bir şeyi yapması kendisine yasak edilmiş olan (kimse)