CARTA
Yellenme
CARİ
Geçerli olan, yürürlükte olan
CARİKUR
Piyasada arz ve talep sonucu belirlenen kur
CASTİNG
343 oyuncu kadrosu
CASUS
Bir devlet veya kuruluşun gizli amaçları için çalışan kimse, çaşıt, ajan
CAVLAMA
Cavlamak işi
CAYIRTI
Şiddetli yanma, yırtılma sırasında çıkan sesin adı
CAYIŞ
Cayma işi
CAYMA
Caymak işi
CAZ
Başlangıçta Kuzey Amerika zencilerine aitken sonraları bütün dünyada benimsenen bir müzik türü
CAZBANT
Caz müziği çalan orkestra
CAZCI
Caz müziği çalan veya besteleyen kimse
CAZIRTI
Cazırdama sırasında çıkan sesin adı
CAZLI
Cazı olan
CAZİP
Alımlı
CAĞ
Parmaklık, korkuluk
CAİZ
Din, yasa, töre vb. bakımdan işlenmesinde, yapılmasında sakınca olmayan, yapılıp işlenmesine izin verilen
CAİZE
Şairlerin kasidelerle övdükleri büyükler tarafından kendilerine verilen bahşiş
CELEPÇİ
Koyun, keçi, sığır vb. kesilecek hayvanların ticaretini yapan kimse
CEMADAT
Cansızlar, cansız varlıklar
CEMRE
Şubat ayında birer hafta arayla havada, suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi
CENK
Kahramanca mücadele, çarpışma, savaş
CESURCA
Cesura yakışan
CESİM
Büyük, iri, kocaman
CIRBOĞA
Bir tür çöl sıçanı (Dipus Caegyptius)
CIVIK
Fazla suyla karıştığı için biçimini koruyamayacak kadar sulanmış, cılk
COŞKU
Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu
COŞUNTU
Coşku, heyecanlı davranış
CÜDA
Yurt, baba ocağı gibi çok sevilen şeylerden ayrılmış olan, uzak kalmış olan
CİCOZ
Cam veya toprak bilyelerle oynanan bir çocuk oyunu
CİMRİ
Elindeki parayı harcamaya kıyamayan, bitli, eli sıkı, ekti, hasis, kısmık, kibritçi, mıhsıçtı, nekes, pinti, sıkı, varyemez
CİRO
Bir ticaret senedinin alacaklı tarafından arkasına gereken yazının yazılıp imza edilerek üçüncü bir kişiye devredilmesi
CİVELEK
Canlı, neşeli ve sokulgan
DALAK
Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ
DAMALTI
Barınılacak, sığınılacak yer
DAMAR
Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal
DANCA
Danimarka dili
DAR
İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı
DARADAR
Güçlükle, ancak, son dakikada
DARCA
Biraz dar, pek geniş olmayan
DAYANAK
Dayanılacak şey, istinatgâh, mesnet
DEKLARE
`Bildirilmek; gümrüklerde vergi konusu olacak eşya vb.ni resmî makama bildirmek` anlamlarındaki deklare etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
DEMAGOG
Laf cambazı
DENEK
Üzerinde deney yapılan canlı veya şey
DENKLEM
İçinde yer alan bazı niceliklere ancak uygun bir değer verildiği zaman sağlanabilen eşitlik, muadele
DERSİAM
Osmanlılar döneminde müderrislerin camilerde verdikleri ders
DEİZM
Tanrı'yı yalnızca ilk sebep olarak kabul eden, evreni bir Tanrı'nın yarattığına inanmakla beraber yaratıcının evrene hiçbir müdahalesi olmadığını ve olmayacağını savunan, vahyi reddeden görüş
DIŞODUN
Kabukla olgun ağaç bölümleri arasında bulunan, tam olgunlaşmadığı için marangozlukta kullanılması sakıncalı olan odun bölümü
DOKUNCA
Kötülüğe yol açan, sağlığı bozan şey
DOKUNUM
Çevremizdeki nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derimiz aracılığıyla bildiren duyarlık yeteneği, lamise