EK
Bir şeyin eksiğini tamamlamak için ona katılan parça
EKLENTİ
Bir şeye eklenmiş olan, ek durumunda bulunan parça
EKLER
İçi krema ile doldurulmuş bir pasta türü
EKMEKÇİ
Ekmek yapan veya satan kimse
EKVATOR
Yer yuvarlağının eksenine dik olarak geçtiği ve yer yuvarını iki eşit parçaya böldüğü varsayılan en büyük çember, eşlek, istiva hattı
EKİT
Vücuda herhangi bir işlevi yerine getirmesi için yerleştirilen doku parçası veya yapay gereç
EL
Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü
ELAYASI
Elin, bilekle parmaklar arasındaki iç bölümü
ELK
Kuzey Avrupa'da yaşayan, geniş dallı boynuzları olan, iri bir tür geyik
ELİPS
Bütün noktalarının belirli iki ayrı noktaya olan uzaklıklarının toplamı birbirine denk olan kapalı eğri
EMAY
Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak veya boyamak için kullanılan, saydam veya donuk cama benzeyen cila
EMVAL
Mallar, para ile alınan şeyler
ENLEM
Yer yuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen paralel ile Ekvator arasındaki yay parçasının açısal değeri, arz derecesi
ENSTİTÜ
Bir üniversiteye bağlı veya bağımsız bir kuruluş olarak genellikle araştırma yapan ve bazı durumlarda öğretime de yer veren eğitim kurumu
ERBAP
Bir işten anlayan, bir işi iyi yapan kimse
ERK
Bir işi yapabilme gücü, kudret, iktidar
EROZYON
Yer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri veya bir yerden başka bir yere taşınması olayı, aşınma, aşınım, itikâl
ESHAM
Paylar, hisseler
ESPAS
Basımcılıkta bir kelimenin harflerini ayırmak için kullanılan harflerden daha kısa ve küçük metal çubuk
ESPASLI
Espası olan
ESRARCI
Esrar yapan, satan veya esrar çeken kimse
ETLİK
Kış için etinden kıyma, kavurma, pastırma ve sucuk yapılan semiz hayvan
ETYARAN
Genellikle parmaklarda olan, derinlere kadar işleyen dolama, kurlağan
ETÇİK
Küçük et parçası
EZGİN
Paraca durumu bozuk olan (kimse)
EZİCİ
Ezme işini yapan (kimse veya şey)
EĞİRDİR
Isparta iline bağlı ilçelerden biri
EĞİRMEK
Yün, pamuk vb.ni iğ ile büküp iplik durumuna getirmek
EĞİTMEK
Birinin akla uygun, fiziksel ve moral gelişmesi üzerine etki yaparak çeşitli davranış yatkınlıkları, bilgi ve görgü aşılayarak önceden tespit edilmiş amaçlara göre onun belirli bir yönde gelişmesini sağlamak, terbiye etmek
EŞOFMAN
Genellikle spor çalışmalarında giyilen, pamuklu veya sentetik kumaştan, iki parçalı giysi
FAGOT
Tahtadan parçaları uç uca takılı, uzun bir boru biçiminde, perdeli bir üflemeli çalgı
FAK
Tuzak, kapan
FASİKÜL
Büyük eserlerin ayrı ayrı bölümler hâlinde yayımlanan parçalarından her biri, cüz
FAİL
Eden, yapan, işleyen
FAİZSİZ
Faizi olmayan (para)
FEK
Bozma, feshetme, kesme, ayırma, koparma
FEKÜL
Patates gibi bazı bitkilerin yumrularında bulunan nişasta
FENERCİ
Fener yapan veya satan kimse
FER
Parlaklık, aydınlık
FERMUAR
Giysi, çanta vb. yerlerde kullanılan, karşılıklı dişler ve bunların üzerinde yürüyen kapatıcıdan oluşan düzenek, cırcır, carcur
FIRIN
İçinde genellikle odun yanan, her yanda aynı derecede ısı oluşturarak ekmek, pasta vb. pişirmeye yarayan, tavanı tonoz biçiminde, önünde tek açıklık bulunan ocak
FIRKACI
Parti üyesi
FITIK
İç organlardan bir parçanın, genellikle bağırsak bölümünün karın çeperlerini geçip deri altında ur gibi bir şişkinlik yapması, kavlıç, yarımlık
FLORİ
Altın para
FLOŞ
Selülozdan yapılan, parlak, bükümsüz iplik
FON
Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak
FORMİKA
Fenol formol reçinesine batırılmış ve yüzeyi yapay reçine ile kaplanmış birkaç kat kâğıttan oluşan ve çoğu marangozlukta kullanılan bir tür madde
FRANK
Fransa, İsviçre, Belçika vb. ülkelerin para birimi
FRER
Yabancılara ait okullarda görevli papaz
FREZECİ
Teknik resme veya modele uygun her çeşit parçayı freze tezgâhında yapabilen işçi