UR
Hücrelerin aşırı çoğalmasıyla insan, hayvan veya bitki dokularında oluşan ve büyüme eğilimi gösteren yumru, bağa, tümör, neoplazma, Çingene ahtapotu, vejetasyon
URGANCI
Urgan yapan veya satan kimse
USANMAK
Tekrarlanması, uzun sürmesi dolayısıyla bir şeyden hoşlanmaz veya sıkılır duruma gelmek, bıkmak, bezmek
USKUMRU
Uskumrugillerden, sıcak ve ılık denizlerde sürü durumunda yaşayan, çizgili bir deniz balığı (Scomber scombrus)
UTANGAÇ
Bir topluluk içinde gereken güven ve cesareti kendinde bulamayan, rahat konuşamayan ve rahat davranamayan, sıkılgan, mahcup
UTANMAK
Onursuz sayılacak veya gülünç olacak bir duruma düşmekten üzüntü duymak, mahcup olmak
UTULMAK
Utma işi yapılmak veya utma işine konu olmak
UU
Türk alfabesinin yirmi beşinci sırasında yer alan ve U adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından kalın, dar, yuvarlak ünlüyü gösterir
UVERTÜR
Operada, perde açılmadan önce orkestranın çaldığı parça
UYAK
Şiirde dizelerin sonunda tekrarlanan ve aynı ahengi veren heceler veya aynı görevde olmayan ancak benzeşen sesler, kafiye
UYARMAK
Bir kimseye bir davranışta bulunmasını veya bulunmamasını söylemek, ikaz etmek
UYGAR
Fikir, sanat ve endüstri alanlarında çok büyük bir gelişme göstermiş olan, medeni
UYGUR
Orta Asya'da büyük bir devlet ve uygarlık kurmuş, yazılı anıtlarla sanat eserleri bırakmış olan bir Türk kolu ve bu koldan olan kimse
UYKULUK
Kasaplık hayvanların timüs ve pankreas bezlerine verilen ortak ad
UYKUSUZ
Uyumamış veya uykusunu alamamış
UYUŞKAN
Herkesle veya her şeyle kolayca uyuşabilen
UYUŞMAK
Soğuk, basınç vb. yüzünden vücudun bir yerinde, duygu ve hareket geçici olarak azalmak
UZMAN
Belli bir işte, belli bir konuda bilgi, görüş ve becerisi çok olan (kimse), mütehassıs, kompetan
UZUNDİŞ
Boruları döndürmeden eklemeyi sağlayan ve bir ek bileziğiyle bir ters somunu alacak uzunlukta açılmış vida
UÇ
Genellikle uzun bir nesnenin incelerek biten son ve sivri noktası
UÇKUN
Ateşten fırlayan ve etrafa saçılan kıvılcım
UÇKUR
Şalvarı bele bağlamak veya torba, kese vb. şeylerin ağzını büzmek için bunlara geçirilen bağ
UÇUCU
Uçma yeteneği veya özelliği olan
UÇURUM
Deniz, göl, ırmak vb. su kıyılarında veya karada dik yer, yar
UĞRAŞ
Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet
UĞUNMAK
Büyük bir üzüntü veya acıdan kıvranmak
UĞUR
Bazı olaylarda görülen ve insana iyilik getirdiğine inanılan belirti veya bazı nesnelerde var olduğuna inanılan iyilik kaynağı
UĞURLUK
Uğur sayılan kimse, hayvan veya nesne, maskot
UŞKUN
Karabuğdaygillerden, yaprakları yürek biçiminde, kökü dıştan sincabi ve içten sarı renkte olan bir tür ravent (Rheum rhaponticum)
VAAT
Bir işi yerine getirmek için verilen söz
VADİ
İki dağ arasındaki çukurca arazi veya geçit, koyak
VAGON
Yük ve yolcu taşımakta kullanılan, lokomotifin çektiği demir yolu aracı
VAGONET
Yana veya arkaya doğru devrilebilen ve bazı toprak düzleme işlerinde kullanılan küçük vagon
VAHA
Çöllerde çoğu kez yüze çıkan yer altı sularının yarattığı tarım veya yerleşme bölgesi
VAHİY
Bir buyruk veya düşüncenin Tanrı tarafından peygamberlere bildirilmesi
VANA
Boru içindeki bir akışkanın akışını durdurmaya veya serbest bırakmaya yarayan alet, valf
VAR
Mevcut, evrende veya düşüncede yer alan, yok karşıtı
VARDACI
Varda işini sesle veya araçla yapan kimse
VARGI
Verilen bir önermeden çıkarsama yoluyla varılan sonuç
VAROŞ
Kent veya kasabada kenar mahalle
VASİLİK
Vasi olma durumu, vasinin yaptığı iş, vesayet
VAVEYLA
Çığlık
VAZELİN
Ham petrolden çıkarılan, merhem ve kremlerde kullanılan ve 31 °C'de eriyen bir tür mineral yağ
VAZO
Çiçek koymak için kullanılan, cam, toprak, porselen vb. maddelerden ve çeşitli madenlerden yapılan, türlü boyut ve biçimlerde olabilen kap
VAZOLUK
Vazo yapmaya elverişli malzeme
VAŞAK
Kedigillerden, kulakları sivri, dişleri ve tırnakları keskin, kürkünden yararlanılan, yırtıcı bir hayvan (Lynx lynx)
VE
Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu
VEBA
Hasta farelerden insana geçen bir mikrobun oluşturduğu bulaşıcı, öldürücü bir hastalık, taun
VECİH
Yüz, çehre
VEDİA
Saklanılması, korunması için birine veya bir yere bırakılan eşya, inam, emanet