UCUAÇIK
Sonucu belli olmayan
UDÖNÜŞÜ
Yüz seksen derecelik bir dönüş
UFALMAK
Büyükken daha ufak duruma gelmek, küçülmek
ULA
Muğla iline bağlı ilçelerden biri
ULAŞ
Sivas iline bağlı ilçelerden biri
ULAŞMAK
Varmak, gelmek
ULUDERE
Şırnak iline bağlı ilçelerden biri
ULVİYET
Yücelik
UMUMİ
Genel
UMUMİAF
Genel af
UN
Öğütülerek toz durumuna getirilmiş tahıl ve başka besin maddeleri
UR
Hücrelerin aşırı çoğalmasıyla insan, hayvan veya bitki dokularında oluşan ve büyüme eğilimi gösteren yumru, bağa, tümör, neoplazma, Çingene ahtapotu, vejetasyon
URANYUM
Atom numarası 92, atom ağırlığı 238,03, yoğunluğu 18,7 olan, 1800 °C'ye doğru eriyen, demir görünüşünde, nükleer enerji elde etmede kullanılan bir element (simgesi U)
URAY
Belediye
URGAN
Keten, kenevir, pamuk, jüt gibi türlü dokuma maddelerinden yapılan ince halat
USANMAK
Tekrarlanması, uzun sürmesi dolayısıyla bir şeyden hoşlanmaz veya sıkılır duruma gelmek, bıkmak, bezmek
USANÇ
Usanma duygusu, bıkma, bıkkınlık, melal
USSAL
Akla uygun, yalnız akla dayanan, akli, rasyonel
USTAİŞİ
Eli uz, işinin ehli olan bir kimse tarafından yapılan
UYAK
Şiirde dizelerin sonunda tekrarlanan ve aynı ahengi veren heceler veya aynı görevde olmayan ancak benzeşen sesler, kafiye
UYARICI
Uyarma özelliği olan, uyaran, münebbih
UYGAR
Fikir, sanat ve endüstri alanlarında çok büyük bir gelişme göstermiş olan, medeni
UYSAL
Başkalarına kolayca uyabilen, sözlerini dinleyip karşı gelmeyen, yumuşak başlı
UYUMSAL
Uyuma yönelik, uyumla ilgili
UZ
İyi, güzel
UZAK
Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı
UZMAN
Belli bir işte, belli bir konuda bilgi, görüş ve becerisi çok olan (kimse), mütehassıs, kompetan
UZİ
Kısa sürede birçok mermi atabilen, isabet oranı düşük, tek elle de kullanılabilen bir tür makineli tüfek
UÇ
Genellikle uzun bir nesnenin incelerek biten son ve sivri noktası
UÇARI
Ele avuca sığmaz (kimse)
UÇKUR
Şalvarı bele bağlamak veya torba, kese vb. şeylerin ağzını büzmek için bunlara geçirilen bağ
UÇUCU
Uçma yeteneği veya özelliği olan
UĞUR
Bazı olaylarda görülen ve insana iyilik getirdiğine inanılan belirti veya bazı nesnelerde var olduğuna inanılan iyilik kaynağı
VAAZ
Cami, mescit vb. yerlerde vaizlerin yaptığı, genellikle öğüt niteliği taşıyan dinî konuşma
VAHAMET
Güçlük, korkulacak tehlikeli durum
VAHİM
Ağır, korkulu, çok tehlikeli, vahametli
VAKFİYE
Bir vakfın şartlarını bildiren belge, vakıfname
VALİZ
Genellikle yolculukta içine çamaşır vb. eşya konulan küçük el bavulu
VARDELA
Yaklaşık 3 santimetre genişliğinde yumuşak kösele şerit
VARYANT
Bir yol şebekesi üzerinde, belli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol
VARİDAT
Gelirler
VARİL
Çoğunlukla sıvı maddeleri koymak için kullanılan, metalden yapılmış, silindir biçiminde, üstü kapalı kap
VARİT
Olabileceği akla gelen
VASIF
Nitelik
VASIFLI
Nitelikli
VAZELİN
Ham petrolden çıkarılan, merhem ve kremlerde kullanılan ve 31 °C'de eriyen bir tür mineral yağ
VAZIH
Açık, aydın, belli
VAZO
Çiçek koymak için kullanılan, cam, toprak, porselen vb. maddelerden ve çeşitli madenlerden yapılan, türlü boyut ve biçimlerde olabilen kap
VAZOLUK
Vazo yapmaya elverişli malzeme
VEBA
Hasta farelerden insana geçen bir mikrobun oluşturduğu bulaşıcı, öldürücü bir hastalık, taun