ZENCİ
Siyah ırktan olan kimse, siyahi
ZENNECİ
Kadın eşyası satan kimse
ZIH
Giysilerin kol, yaka, etek vb. kenarlarına dikilen şerit veya kaytan
ZIPIR
Şımarık ve delice tavırlı, hareketlerinde ölçüsüz, delişmen, zırtapoz, zirzop
ZIPIRCA
Zıpıra yaraşır biçimde, delişmence, zirzopça, zırtapozca
ZIRTLAK
Yavan, tatsız
ZOKA
Büyük balıkları tutmakta kullanılan, küçük balık biçiminde, ucu iğneli kurşun parçası
ZONA
Deride, sinirler boyunca, özellikle gövde, bacak ve yüzde birtakım ağrılı fiskelerle beliren, mikroplu bir hastalık
ZOOSPOR
Suda yaşayan mantarlarda ve su yosunlarında bulunan, selüloz zardan yoksun, üzerindeki iki veya daha çok titrek tüyle hareket eden üreme hücresi
ZORBA
Gücüne güvenerek hükmü altında bulunanlara söz hakkı ve davranış özgürlüğü tanımayan (kimse), müstebit, mütegallibe, despot, diktatör
ZORLA
Zor kullanarak, cebren, zecren, metazori
ZUHUR
Ortaya çıkma, görünme, belirme, baş gösterme, meydana çıkma
ZUHURAT
Gerçekleşeceği düşünülmeyen, hesapta olmayan, umulmadık, olağan dışı olgular
ZURNA
Ağaçtan yapılan, iki karış boyunda, ağız bölümü yayvan, keskin bir ses çıkaran ve çoğu zaman davulla veya dümbelekle birlikte çalınan nefesli çalgı
ZÜLAL
Saf, tatlı su
ZÜMRE
Topluluk, takım, grup, camia
ZİL
İşaret vermek, uyarmak, çağırmak için kullanılan ve bir çan ile bu çana vuran bir tokmaktan oluşan, elle veya başka düzenlerle işletilebilen araç
ZİLKADE
Ay takviminin on birinci ayı
ZİRAİ
Tarımsal
ÇABA
Herhangi bir işi yapmak için ortaya konan güç, zorlu, sürekli çalışma, gayret, ceht, efor
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim
ÇABUK
Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı
ÇADIR
Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ
ÇADIRCI
Çadır diken veya satan kimse
ÇAKAL
Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus)
ÇAKALOZ
Mermi olarak çakıl taşı atan bir top türü
ÇAKIL
Çakıl taşı
ÇAKILTI
Çakıl taşı vb. kımıldatıldığında çıkan ses
ÇAL
Taşlık yer, çıplak tepe
ÇALAP
Tanrı
ÇALIM
Karşıdakini etkilemek amacıyla sergilenen abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır
ÇALIMLI
Gösterişli, kurumlu, afralı tafralı
ÇALPARA
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç
ÇALYAKA
Yakasına yapışıp sıkıca tutarak
ÇAMAT
Avlanılmış balıkları elde taşımaya yarar çengel askı
ÇANAK
Toprak, metal vb. bir maddeden yapılmış yayvan, çukurca kap
ÇANAKÇI
Çanak yapan veya satan kimse
ÇANTA
Kösele, meşin, kumaş vb. hafif malzemeden yapılıp büyüklüğüne göre para, evrak, yiyecek vb. koyup taşımaya yarayan kap
ÇANTACI
Çanta yapan veya satan kimse
ÇANTALI
Çantası olan
ÇAPAR
Postacı, ulak
ÇARE
Bir sonuca varmak, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm yolu
ÇARIKÇI
Çarık yapan veya satan kimse
ÇATAK
İki dağ yamacının kesişmesi ile oluşmuş dere yatağı
ÇATAL
İki veya daha çok kola ayrılan değnek
ÇATALCA
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
ÇATALLI
Çatalı olan
ÇATAPAT
Ayakla çiğnendiğinde veya bir yere sürtüldüğünde `çat pat` diye patlayan bir eğlence fişeği, çatpat
ÇAĞANOZ
Kabukluların ön ayaklılar alt takımından, eti için avlanan, pavuryaya benzer küçük su hayvanı (Carcinus)
ÇAĞILTI
Suyun, akarken taşlara, kayalara çarparak çıkardığı sesin adı