ÇİTLEME
Çitlemek işi
ÇİTME
Çitmek işi
ÇİTİLME
Çitilmek işi
ÇİVİT
Eskiden çivit otundan, bugün yapay yollarla elde edilen, mavi renkli, sarılığını gidermek için çamaşırın son suyuna karıştırılan toz boya
ÇİZECEK
Ağacı çizmeye yarayan, çember kesitli, ucu sivri ve ağaç saplı el aracı
ÇİZGİ
Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril
ÇİZGİİM
Malın değişik özelliklerini ve fiyatını belirten, elektronik aygıtların okuyabileceği biçimde düzenlenmiş etiket, barkod
ÇİÇEK
Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü
ÇİÇEKSİ
Çiçeği andıran, çiçeğe benzeyen, çiçek gibi, çiçeğimsi
ÇİÇEKÇİ
Çiçek yetiştiren, satan veya yapma çiçek işiyle uğraşan kimse
ÇİĞNEME
Çiğnemek işi
ÇİĞİT
Pamuk çekirdeği
ÖBÜRÜ
Öteki, öbür kişi veya şey, diğeri, öbürkü
ÖDEME
Ödemek işi, tediye
ÖDEMELİ
Değeri ödendikten sonra alıcıya verilecek olan
ÖDENMEK
Ödeme işine konu olmak
ÖDETMEK
Ödeme işini yaptırmak
ÖDEŞMEK
Birbirine olan borçları ödeyip alacak verecek bırakmamak
ÖDLEK
Korkak, tabansız, yüreksiz
ÖDLEKÇE
Ödleğe yaraşır, ödlek gibi
ÖDÜNSÜZ
Ödün niteliğinde olmayan, ödün vermeksizin yapılan, ivazsız, tavizsiz
ÖDÜNÇ
İleride geri verilmek veya alınmak şartıyla alınan veya verilen (şey)
ÖHÖ
Bir kimsenin kendi varlığını belli etmek, söylenen bir şey üzerine dikkat çekmek, birine takılmak vb. amaçlarla öksürür gibi yaparak çıkardığı ses
ÖKSEMEK
Özlemek, göreceği gelmek, istemek
ÖKSÜRME
Öksürmek işi
ÖKSÜRÜK
Ciğerlerdeki havanın, solunum organlarının kasılması ve zorlanmasıyla ağızdan gürültü ile çıkması
ÖLMEK
Yaşamaz olmak, hayatı sona ermek, can vermek
ÖLÇEK
Birim kabul edilen herhangi bir şeyin alabildiği kadar ölçü
ÖLÇME
Ölçmek işi
ÖLÇÜNME
Ölçünmek durumu
ÖLÇÜT
Bir yargıya varmak veya değer vermek için başvurulan ilke, kıstas, mısdak, kriter
ÖLÇÜŞME
Ölçüşmek işi
ÖLÜMSEK
Ölümcül
ÖLÜNMEK
Kendini feda etmek
ÖMÜRSÜN
beklenilmeyen iyi davranışlar karşısında kullanılan bir söz
ÖNCEL
Bir görevde, meslekte kendinden önce yerini tutmuş olan kimse, selef, ardıl karşıtı
ÖNDOĞRU
Bir bilimin kuruluşunda temel görevi görmekle birlikte belikten daha az olma ve tanımlanmayan ilkel gerçek, konut (II), koyut, postulat
ÖNELEME
Yarışmalara veya sınavlara katılacak esas kişileri belirlemek için yapılan eleme
ÖNERMEK
Tavsiye etmek
ÖNERİ
Bir sorunu çözmek üzere öne sürülen görüş, düşünce, teklif
ÖNEZE
Avcıların av beklemek için taş yığınlarından yaptıkları pusu, evsin
ÖNGÖRME
Öngörmek işi
ÖNHEKİM
Staj yapmak üzere hastanelerde çalışan tıp fakültelerinin altıncı sınıf öğrencileri
ÖNKOL
Kolun dirsekle bilek arasındaki bölümü
ÖNLEM
Kötü veya yanlış bir şeyi önleyecek yol, tedbir
ÖNLEMEK
Bir şeyin olmasına veya yapılmasına engel olmak
ÖNLENME
Önlenmek işi
ÖNLÜK
Herhangi bir iş genellikle de yemek yaparken giysi kirlenmesin diye giyilen, boyundan askılı ve bele bağlanan örtü, iş önlüğü
ÖNSEÇİM
Genel seçimde aday gösterilecek kişileri belirlemek için bir parti üyesi olan belli sayıdaki delegelerin katılmasıyla yapılan seçim
ÖNTEKER
Araçların ön düzeninde yer alan tekerlek