İLTİFAT
Birine güler yüz gösterme, hatırını sorma, tatlı davranma
İLTİZAM
Kayırma, bir tarafı tutma
İLİŞKEN
Deniz dibinde batık ve atıkların oluşturduğu tabaka
İLİŞMEK
Bir şeye hafifçe dokunmak, takılmak
İMALE
Bir tarafa yatırma, eğme
İMAME
Tespihlerin baş tarafına geçirilen uzunca parça
İMLEK
Bir kurum veya kuruluşun kendine seçtiği, bazı ticaret eşyası üzerine konulan, o eşyayı üreten veya satanı tanıtan resim, harf vb. özel işaret, logo
İMLİK
Kitap sayfaları arasına konulan ve okunan yeri belirlemekte kullanılan ince, uzun karton parçası
İMMORAL
Töretanımaz
İMREN
Görülen bir şeyi veya benzerini edinme isteği, gıpta
İMRENME
İmrenmek işi, imrenti, gıpta
İMTİYAZ
Başkalarına tanınmayan özel, kişisel hak veya şart, ayrıcalık
İNCESAZ
Türk müziğinde keman, ney, tambur, kemençe, ut, kanun, daire vb. çalgılardan ve okuyuculardan oluşan, fasıl yapan topluluk
İNCEZAR
Beyni, omuriliği saran zarların en altta olanı
İNCİL
Hz. İsa'ya indirilen kutsal kitap, Ahd-i Cedit
İNDİRİM
Fiyatta yapılan değer düşürümü, tenzilat, iskonto
İNEBOLU
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri
İNFİRAT
Topluluktan ayrı durma
İNHİRAF
Sapma, başka bir tarafa meyletme
İNHİTAT
Son bulma, yıkılıp dağılma
İNKAR
Yaptığını, söylediğini, tanık olduğunu saklama, gizleme, yadsıma
İNKISAM
Bölünme, taksim edilme
İNSÜLİN
Pankreas tarafından salgılanan, kan şekeri düzeyini ayarlayan, birçok hücre için büyüme faktörü olarak görev yapan, protein yapılı bir hormon
İNSİCAM
Düzgünlük, tutarlık, bağdaşım
İNTAK
Konuşturma söyletme
İNTAN
Mikrop
İNTAÇ
Bir işi sonuçlandırma, sona erdirme, bitirme
İPLİKÇİ
İplik yapan veya satan kimse
İPTAL
Yararlıktan, kullanıştan kaldırma, silme, bozma
İRMİK
Sert buğdaydan elde edilen, taneleri iri, glütence zengin un
İRİS
Saydam tabaka ile göz merceği arasında bulunan, ince, kasılabilen bir zardan oluşan, gözün renkli bölümü
İRİTE
`Sinirlendirmek, rahatsız etmek` ve tıp alanında `tahriş etmek, kaşındırmak` anlamında irite etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz
İSA
`İyilik edeyim derken kimseyi memnun edemedi` anlamındaki İsa'yı küstürdü, Muhammed'i memnun edemedi atasözünde geçen bir söz
İSLAMCI
Müslümanlığın esaslarını sadece dinî hayatta değil, hukuksal, ekonomik ve siyasal düzenlemelerde de geçerli kılmak isteyen
İSLİKÜF
Toprakta ve gübreliklerde çürükçül yaşamakla birlikte kulak, burun, akciğer asalağı olarak da gelişebilen asklı mantar (Aspergillus fumigatus)
İSPANYA
Boyacılıkta kullanılan tebeşir tozu
İSPAT
Tanıt ve kanıt göstererek bir şeyin gerçek yönünü ortaya çıkarma, kanıtlama, tanıtlama, tanıt
İSPATLI
Tanıtlanmış
İSTADYA
Uzakta bulunan iki noktanın arasını ölçmekte kullanılan araç
İSTEM
Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu
İSTOP
Ebenin topu havaya atması, diğerlerinin kaçışması ve ebe tarafından diğer oyuncuların topla vurulması biçiminde oynanan bir oyun
İSTİCAL
İvedilik, acele etme, müstaceliyet
İTA
Verme, ödeme
İTAAT
Söz dinleme, boyun eğme, buyruğa uyma
İTAATLİ
Söz dinleyen, buyruğa uyan, itaatkâr
İTAEMRİ
Verile emri
İTALYAN
İtalya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
İTALİK
Eğik yazı
İTAP
Paylama, azarlama
İTAYAĞI
Çintemani