VAZETME
Vazetmek işi
VAZOLUK
Vazo yapmaya elverişli malzeme
VEFA
Sevgiyi sürdürme, sevgi, dostluk bağlılığı
VEHİMLİ
Vehim içinde olan, vehme kapılan
VEKİL
Birinin, işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse
VELİAHT
Bir hükümdarın ölümünden veya tahttan çekilmesinden sonra tahta geçmeye aday olan kimse
VERECEK
Birine verilmesi gereken para, borç, alacak karşıtı
VEREMLİ
Vereme tutulmuş, müteverrim
VERGİ
Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para
VERME
Vermek işi
VERNİYE
Doğrusal veya dairesel boyutların ölçülmesinde, ölçme duyarlığını artıran, çok küçük boyutların ölçülebilmesini sağlayan düzen
VERTİGO
Denge yitimi ve göz kararmasının eşlik ettiği geçici hareket yitimi, baş dönmesi
VERİLME
Verilmek işi
VERİLİŞ
Verilme işi
VERİŞ
Verme işi
VOLAN
Bir hareketi bir mekanizmaya aktaran veya makinelerde hareketin hızını düzgün tutmaya yarayan tekerlek
VOLFRAM
Atom numarası 74, atom ağırlığı 183,85, yoğunluğu 19,3 olan, sert, 3482 °C'de eriyebilen bir element, tungsten (simgesi W)
VUKUF
Anlama, bilme, bilgi
VURGU
Konuşma, okuma sırasında bir hece veya kelime üzerine diğerlerinden daha farklı olarak yapılan baskı, aksan
VURUNTU
Ateşleme bozukluğu veya yanmanın sıra dışı olması sebebiyle bir motorun içinden gelen gürültü
VÜRUT
Geliş, gelme
VİRAJ
Dönemeç
VİRÜS
Hastalık yapıcı, bakterilerden daha küçük, yaşamak için bir başka hücrenin içine girmek zorunda olan ve ancak elektron mikroskobunda görülebilen parazit
VİTAMİN
Besinlerde bulunan, vücutta genellikle yapılmayan, yağda veya suda çözünebilme özelliği olan, eksikliği veya fazlalığı çeşitli hastalıklara yol açan maddelere verilen genel ad
VİYOL
Satış sırasında yumurtayı korumayı amaçlayan, atık malzemeden yapılmış özel kap
VİZON
Sansargillerden, kürkü çok beğenilen bir tür memeli, mink (Mustela vison)
VİZÖR
Kamera, fotoğraf makinesi ve dürbünde bulunan, görüntüyü tam sınırlarıyla kesmeden veya taşırmadan alabilmeyi sağlayan düzenek, bakaç
YA
`Ey, hey` anlamlarında bir seslenme sözü
YAHNİ
Kavrulmuş soğan ve salça ile pişirilen, sade veya sebzeli et yemeği
YAL
Köpek ve sığırlara yedirilmek için un ve kepekle hazırlanan yiyecek
YALAMAK
Bir şeyin üzerinden dilini sürüp geçirmek
YALITIM
Elektrik akımının olumsuz etkilerini önlemek için iletkeni kauçuk, lastik, porselen vb. ile kaplama, yalıtma, tecrit, izolasyon
YANARCA
Meşale
YANFLÜT
Baş bölümü hafif konik, gövde ve kuyruk bölümündeki parçalar boru şeklinde olan bir tür üflemeli çalgı
YANKI
Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, aksiseda, inikâs, akis, eko
YANKICA
Başkasının söylediği sözleri yankı gibi yineleme
YAPIK
Belleme (II)
YAPIMCI
Bir şeyin yapılmasında, ortaya konulmasında, gerçekleştirilmesinde emeği geçen kimse veya kuruluş
YAPIT
Bir emek sonucunda ortaya konulan ürün, eser
YAPMAK
Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek
YARIMCA
Vücudun yarısına gelen inme
YARIYIL
Bir öğretim yılının ayrıldığı iki dönemden her biri, dönem, sömestir
YARIÇAP
Çemberin herhangi bir noktasıyla merkezini birleştiren doğru parçası, çapın yarısı, nısıf kutur
YARIŞÇI
Bir spor dalında birbirini geçmeye çalışanlardan her biri, müsabık
YASA
Olayların gidişinde olağan dışına yer vermeyen, değişmezlik ve mecburiyet gösteren kural
YASAL
Yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu, yasalara uygun, kanuni (I), meşru, legal
YASAMAK
Düzen vermek
YASEMİN
Zeytingillerden, beyaz, kırmızı veya sarı renkli güzel kokulu çiçekleri olan, 1-2 metre boyunda, süs bitkisi olarak yetiştirilen tırmanıcı bir ağaççık, Mısır yasemini (Jasminum)
YATAK
Uyuma, dinlenme vb. amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya, döşek
YATAKÇI
Sancak beyleri ve beylerbeyi tarafından geceleyin çarşıları beklemekle görevlendirilen halktan kimse