ÇATIŞKI
Yasaların veya önermelerin kendi aralarında çelişikliği, antinomi
ÇAVALYE
Çavela
ÇAVUŞ
Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse
ÇAÇARON
Geveze
ÇAĞRI
Birinin bir yere gelmesini isteme, davet
ÇEK
Slavların batı kolundan olan bir ulus veya bu ulusun soyundan gelen kimse
ÇEKECEK
Ayakkabı ile topuk arasına sokularak ayağın ayakkabıya kolay girmesini sağlayan, maden, boynuz veya plastik maddeden yapılmış alet
ÇEKEK
Kayık, mavna ve küçük gemilerin karaya çekildikleri yer
ÇEKİNCE
Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek çekinmeyi gerektiren sebep veya durum, rezerv, ihtiraz
ÇEKİNİK
Birkaç kuşak sonra ortaya çıkan ve o zamana kadar aradaki döllerde gizli kalan (soya çekim nitelikleri), resesif
ÇEKİŞLİ
Çekme gücünü ön veya arka tekerleklerden alan (araç)
ÇELEK
Boynuzu kırık veya eğri hayvan
ÇELİK
Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat
ÇELİM
Güç, kuvvet
ÇELİŞKİ
Sözlerin veya davranışların birbirini tutmaması, tenakuz, paradoks
ÇEMENLİ
Çemeni olan veya çemen sürülmüş olan
ÇEMİÇ
Dut veya üzüm kurusu
ÇENE
Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad
ÇENEBAZ
Çok konuşan, çenesi kuvvetli, çeneli
ÇENETLİ
İki veya daha çok çenedi bulunan
ÇERÇEVE
Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık
ÇETELE
Çizilerek veya oyularak açılan kertik
ÇETİN
Amaçlanan duruma getirilmesi, elde edilmesi, çözümlenmesi, işlenmesi güç veya engeli çok olan, güç (II), zor, müşkül
ÇEVRECİ
Çevre kirliliği sorunlarıyla uğraşan kimse veya topluluk
ÇEVİRGE
Bilgisayar verilerini telefon hattı vb. iletişim hatları üzerinden gönderen elektronik araç, modem
ÇEÇEN
Kafkasya'nın kuzeydoğusundaki Çeçen Cumhuriyeti'nde yaşayan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse
ÇEŞME
Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı, pınar
ÇEŞNİ
Yiyeceğin ve içeceğin tadı, tadımlık
ÇEŞNİCİ
Saraylarda ve büyük konaklarda yemek ve sofra işlerini yöneten kimse
ÇIBAN
Vücudun herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride veya deri altında şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikimi
ÇIKACAK
Hamamlarda dışarıya çıkıp giyinme yerine giderken kurulanmak üzere verilen havlu, çıkma
ÇIKARCI
Yalnız kendi çıkarını düşünen, çıkarını kollayan (kimse), çıkarsever, menfaatçi, menfaat düşkünü, menfaatperest, menfaatperver, menfaattar
ÇIKIŞLI
Belli bir okulu veya öğrenim kademesini bitirmiş olan, mezun
ÇIRA
Çam vb. reçineli ağaçların yağlı ve çabuk yanmaya elverişli bölümü
ÇIRALIK
Çıra olarak kullanılmaya elverişli (ağaç, tahta)
ÇIRAMOZ
Balıkçıların, ateş balığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıkları ızgara
ÇIRPMAK
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek
ÇIT
Hafif ve anlık ses
ÇITAK
Dağda yaşayan ve geçimini odun satarak sağlayan
ÇIĞ
Dağın bir noktasından kopup yuvarlanan ve yuvarlandıkça büyüyen kar kümesi
ÇOBAN
Koyun ve keçi sürülerini otlatan kimse
ÇOCUK
Küçük yaştaki erkek veya kız
ÇOK
Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
ÇOKEŞLİ
Aynı zamanda birçok kadınla evli olan (erkek) veya birçok erkekle evli olan (kadın), poligam
ÇOLAK
Eli veya kolu sakat olan (kimse)
ÇOMAKLI
Elinde veya üstünde çomak bulunan
ÇORAPÇI
Çorap ören veya satan kimse
ÇUKA
Akdeniz, Marmara ve Karadeniz'de yaşayan tekirlerin irisi
ÇUVAL
Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba
ÇUVALCI
Çuval yapan veya satan kimse