HEYBECİ
Heybe yapan veya satan kimse
HEYECAN
Sevinç, korku, kızgınlık, üzüntü, kıskançlık, sevgi vb. sebeplerle ortaya çıkan güçlü ve geçici duygu durumu
HEYELAN
Toprak kayması
HEYET
Kurul
HEZAREN
Saray çiçeği (Delphinium)
HEZEN
Sopa, değnek
HEZEYAN
Saçmalama
HEZİMET
Yenilgi
HH
Türk alfabesinin onuncu sırasında yer alan ve He adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından sert, sızıcı gırtlak ünsüzünü gösterir
HODAN
Hodangillerden, çiçekleri hekimlikte kullanılan ve kökü kavrularak yenilen, bir yıllık ve otsu bir bitki (Borago officinalis)
HURRA
Genellikle Batılı uluslarda hep bir ağızdan `yaşa` anlamlı destek vermek amacıyla kullanılan bir söz
HUYLU
Herhangi bir huyu olan
HÜRYA
Hep birden, cümbür cemaat
HİSAR
Bir şehrin veya önemli bir yerin korunması için taştan yapılmış, yüksek duvarlı ve kuleli, çevresinde hendekler bulunan küçük kale, kermen, germen
IKINMAK
Herhangi bir nedenle soluğunu içinde tutarak kendini zorlamak
IPISLAK
Çok ıslak, her yanı ıslak
ISIRGAN
Isırgangillerden, her tarafı sert tüylerle kaplı, tüyleri kırıldığında karınca asidi denilen çok kaşındırıcı bir madde çıkartan bir ot (Urtica)
IŞILDAK
Karanlıkta bir hedefi aydınlatmak için kullanılan dar, uzun bir ışın demeti çıkaran ışık kaynağı, projektör
IŞIN
Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti, şua
IŞTIR
Pancargillerden, 30-70 santimetre yüksekliğinde, yapraklı dalları pişirilerek yenen bir yıllık otsu bitki, yaban pazısı (Chenopodium urbicum)
JAKAR
Her çözgü ipliğinin başlı başına hareket ettiği mekanik dokuma tezgâhı
JELATİN
Genellikle hekimlik ve fotoğrafçılıkta kullanılan, hayvanların kemik, kıkırdak vb. dokularından veya bitkisel yosunlardan elde edilen saydam, renksiz, kokusuz bir madde
KADIRGA
Hem yelken hem kürekle yol alan, özellikle Akdeniz'de kullanılmış bir savaş gemisi
KAFADAR
Görüş ve anlayışları birbirine uyan kimselerden her biri, kafadaş, kafa dengi, büzüktaş
KAFFESİ
Bütünü, hepsi, tamamı
KAFUR
Kâfur ağacından elde edilen, hekimlikte kullanılan, beyaz ve yarı saydam, kolaylıkla parçalanan, güzel kokulu bir madde
KAKAO
İki çeneklilerden, Amerika'nın sıcak bölgelerinde yetişen bir ağaç, Hint bademi (Theobroma cacao)
KANAMAK
Vücudun herhangi bir yerinden kan akmak, kan gelmek
KANGREN
Vücudun herhangi bir yerindeki dokunun oraya kan gelmemesi sonucu ölmesi
KANTAŞI
Kırmızı veya esmer renkte olan doğal demir oksidinden oluşan, yaralardan akan kanı durdurmak için kullanılan bir mineral, hematit
KAP
İçi gaz, sıvı veya katı herhangi bir maddeyi alabilen oyuk nesne
KAPAK
Her türlü kabın üstünü örtmeye veya bir deliği kapamaya yarayan nesne
KAPKARA
Çok kara, her yanı kara, simsiyah
KARAKIŞ
Kış ortası, kışın en şiddetli zamanı, zemheri
KARAVAN
Bir otomobilin arkasına takılan, hem taşıt hem konut olarak kullanılan üstü kapalı araç
KARNE
Öğrencilere dönem sonlarında okul yönetimleri tarafından verilen ve her dersin başarı durumu ile devam, sağlık, yetenek ve genel gidiş durumlarını gösteren belge
KARPAYI
Herhangi bir malın maliyet fiyatı üzerine konulan ve satıcıya kalan kazanç
KATIK
Ekmekle karın doyurmak gerektiğinde, ekmeğe katılan peynir, zeytin, helva vb. yiyecek
KATINTI
Birbirine katılmış karışık şeylerin her biri
KAVUŞUM
Yer yuvarlağı bir uçta kalmak üzere, yerin, Güneş'in ve herhangi bir gezegenin bir doğru üzerine gelmeleri, içtima
KAÇ
Herhangi bir şeyin niceliğini sormak için kullanılan soru sıfatı
KAŞIMAK
Vücudun herhangi bir yerindeki kaşıntıyı gidermek için tırnakla veya başka bir şeyle deriyi hafifçe ovmak
KEDİOTU
İki çeneklilerden, kök sapı hekimlikte kullanılan bir bitki (Valeriana)
KEKEME
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç
KENARLI
Herhangi bir biçimde kenarı olan
KENTTAŞ
Aynı kentten olanlardan her biri
KERAHET
İğrenme, tiksinme
KESENEK
Görevlilerin aylıklarından her ay belli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para
KEZ
Bazı sayı sıfatlarıyla birlikte kullanılarak bir olayın ve olgunun her bir tekrarlanışını bildiren söz, defa, kere, sefer, yol
KILIKLI
Herhangi bir kılıkta olan, kıyafetli