MARKALI
Markası olan
MARTİNİ
Portakal kabuğu, cin ve vermutla yapılan içki
MASKE
Boyalı karton, kumaş veya plastikten yapılan ve başkalarınca tanınmamak için yüze geçirilerek kullanılan yapma yüz
MATİZ
İki halatı ek yeri kalınlaşmayacak biçimde birbirine ekleme işi
MECİDİT
Uranyum ve kalsiyum hidratlı doğal sülfatı
MEDİKAL
Tıbba ait, tıpla ilgili
MELANİT
Doğal demir ve kalsiyum silikat
MELAS
Şeker üretiminde, billurlaşan şeker alındıktan sonra kalan şekerli posa
MENOPOZ
Kadınlarda gebe kalma ve doğurma yeteneğinin sona ermesi, âdetten kesilme, yaş dönümü, âdetgörmezlik
METRUKE
Bırakılmış, geriye kalmış
MEVDUAT
Belli bir süre sonunda veya istenildiğinde çekilmek üzere bankalara faizle yatırılan para, tevdiat
MISIR
Buğdaygillerden, gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, boyu yaklaşık 2 metre olabilen, erkek çiçekleri tepede salkım durumunda, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir kültür bitkisi (Zea mays)
MISKALA
Metal veya deri parlatmaya yarar alet
MUKAVVA
Kalın karton
MULAJ
Bir şeyin bal mumu, alçı vb. bir madde ile kalıbını çıkarmak için yapılan işlemlerin bütünü
MUŞAMBA
Bir tarafına kauçuk veya yağlı boya sürülerek su geçirmeyecek duruma getirilen kalın bez
MÜFREZE
Türlü askerî görev ve hizmetlerin yapılması amacıyla küçük birliklerden, belli bir kuruluşa bağlı kalmadan geçici olarak oluşturulan grup
MÜNZEVİ
Topluluktan kaçan, yalnız başına kalmayı seven
MÜZAHİR
Arkalayan, destekleyici, arka çıkan, yardımcı
MÜZİKAL
Müzikle ilgili
MÜŞKÜLE
Bağ bozumuna yakın bir zamanda yetişen, kalınca kabuklu, iri ve uzun taneli bir üzüm
MİKA
Püskürük ve başkalaşmış kayalar içinde bulunan, alüminyum silikat ile potasyumdan oluşmuş, yapraklar durumunda ayrılabilen, ateşe dayanıklı parlak bir mineral, evren pulu
MİNKALE
İletki
MİRAS
Birine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet, kalıt, bırakıt, tereke
MİRASÇI
Kalıtçı
MİSKAL
4,810 gram olan bir ağırlık ölçü birimi
MİYOP
Nesnelerin görüntüleri ağ tabakanın ön tarafında kaldığı için uzağı iyi göremeyen (göz)
NABIZ
Kalp atışının sağladığı kan basıncından dolayı atardamarlara parmakla basıldığında duyulan vuru
NARİNCE
Tokat ve Amasya yöresinde şarap yapımı için üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli bir tür üzüm
NASIR
En çok el ve ayağın sürekli sürtünmelere uğrayan noktalarında üst derinin kalınlaşması ve sertleşmesiyle oluşmuş deri
NAZİK
Başkalarına karşı saygılı davranan
NEZAKET
Başkalarına karşı saygılı ve incelikle davranma, incelik, naziklik
NUH
`İnat etmek, ayak diremek` anlamındaki Nuh deyip peygamber dememek ve `çok eski, çoktan modası geçmiş, köhnemiş` anlamındaki Nuh Nebi'den kalma deyimlerinde geçen bir söz
NÜKTE
İnce anlamlı, düşündürücü ve şakalı söz, espri
NİKOTİN
Tütün yapraklarından çıkarılan, renksiz, açıkta bırakıldığında havadan oksijen alarak esmerleşen, 247 °C'de kaynayan, 1,033 yoğunluğunda çok zehirli bir alkaloit (C10H14N2)
NİTEL
Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif
ODA
Evin veya herhangi bir yapının oturma, çalışma, yatma gibi işlere yarayan, banyo, salon, giriş vb. dışında kalan, bir veya birden fazla çıkışı olan bölmesi, göz
OFSET
Kalıp izlerini önce kauçuğa, kauçuktan da kâğıda geçirmeye yarayan çift kopyalı baskı yöntemi
OKKALIK
Herhangi bir okka ağırlığında veya oylumunda olan
OKSALAT
Billurları idrarda bulunabilen ve idrar yolunda taş yapan kalsiyum oksalatın kısa biçimi
OMA
Kalça kemiği
OO
Türk alfabesinin on sekizinci sırasında yer alan ve O adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından kalın, yuvarlak ve geniş ünlüyü gösterir
ORDUEVİ
Kara, deniz ve hava subay ve astsubaylarının buluştukları, sosyal gereksinimlerini karşılayabilecek biçimde yapılmış lokal veya yapı
ORTAKAT
İki kat arasında kalan kat
OT
Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan, ilkbaharda bitip bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkiler
OTODRAG
Kalkış yarışı
OVA
Çevrelerine göre çukurda kalmış, çoğunlukla alüvyonla örtülü, eğimi az, akarsuların derine gömülmediği, geniş veya dar düzlük, yazı
OZUGA
Tropikal Afrika ve ormanlık alanlarda yetişen ince dokulu bir tür ağaç (Saccoglottis gabonensis)
PALAMAR
Gemileri iskele, rıhtım veya şamandıraya bağlamaya yarayan kalın halat
PALANGA
Bir halatla makaralardan oluşturulan, ağır cisimleri kaldırmaya, sağa sola döndürmeye yarayan düzenek