HAREM
Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan bölüm, selamlık karşıtı
HARLAMA
Harlamak işi
HASATÇI
Ürün kaldırma, toplama, ekin biçme işi ile uğraşan kimse
HATIL
Ağırlığı yatay olarak dağıtmak ve duvarların düşey doğrultudaki çatlamalarını önlemek için yatay olarak boydan boya yerleştirilen ahşap, tuğla veya beton bağlama ögesi
HAVAHOŞ
`bir şeyin olmasıyla olmaması arasında fark yok` anlamında kullanılan bir söz
HAVAN
İçinde bir şey dövüp ufalamaya yarayan, tahta, taş, maden veya plastikten yapılan kap
HAVLAMA
Havlamak işi
HAY
İyi dilek, azarlama, şaşma ve sevinç bildirmede kullanılan bir söz
HAYBE
Boş, işe yaramaz, anlamsız iş
HAYLAMA
Haylamak işi
HAYROLA
`Ne var, ne oluyor` anlamında kullanılan bir söz
HAÇLAMA
Haçlamak işi
HAŞLAMA
Haşlamak işi
HEDER
Karşılığını alamama, boşa gitme, ziyan olma
HEM
Bir kimseyi uyarmak, bir şeyi açıklamak veya anlamı güçlendirmek için `özellikle, zaten, bir de, şurası da var ki` anlamlarında kullanılan bir söz
HEMDE
anlamı güçlendirmek, bir veya daha çok ögeye bir başkasının da eklendiğini belirtmek için kullanılan bir söz
HEMŞİRE
Doktor tarafından acil durumlar dışında yazılı olarak verilen tedavileri uygulamak, hastanın bakımını düzenlemek, denetlemek ve değerlendirmekle görevli ve yetkili sağlık çalışanı, şvester
HER
Önüne geldiği ismin benzerlerini `teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı` anlamıyla kapsayacak biçimde genelleştiren söz
HEZEYAN
Saçmalama
HIFIZ
Saklama
HIŞLAMA
Hışlamak biçimi veya işi
HODRİ
`Kendine güvenen ortaya çıksın, işte meydan` anlamında hodri meydan deyiminde geçen bir söz
HOHLAMA
Hohlamak işi
HOPLAMA
Hoplamak işi
HORLAMA
Horlamak işi
HORULTU
Horlama sırasında çıkan sesin adı
HU
`Neredesin, bana bak` anlamlarında, genellikle kadınlar tarafından kullanılan bir seslenme sözü
HURRA
Genellikle Batılı uluslarda hep bir ağızdan `yaşa` anlamlı destek vermek amacıyla kullanılan bir söz
HİÇ
Olumsuz yargılı cümlelerde fiilin anlamını pekiştiren bir söz
IHLAMAK
Hastalıktan veya yorgunluktan inler gibi `ıh` sesi çıkarmak
IHLAMUR
Ihlamurgillerden, kerestesi beğenilen, büyük bir gölge ağacı (Tilia)
IKINMAK
Herhangi bir nedenle soluğunu içinde tutarak kendini zorlamak
IKLAMAK
Yük altında güçlükle solumak
ILIKÇIL
Ortalama 15 °C sıcaklıkta yaşayan bitki, mezoterm
IRALAMA
Iralamak işi
IRLAMAK
Türkü, şarkı söylemek, yırlamak
ISLAMAK
Islatmak
IŞILAMA
Işılamak durumu veya biçimi
JUL
Bir cisim üzerine uygulanan bir nevtonluk kuvvetin uygulama noktasını, kendi doğrultusunda 1 metre değiştiren iş birimi
JÜT
Ihlamurgillerden, Hindistan ve Bangladeş'te yetişen, ip ve çuval yapımında kullanılan, liflerinden yararlanılan bir bitki (Corchorus capsularis)
KABIZ
Dışkılama sıklığının azalması veya zor ve ağrılı dışkılama, peklik, kabızlık, ishal karşıtı
KAFAYOK
`akıl, düşünce yok` anlamında kullanılan bir söz
KALAFAT
Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi
KALAMAR
Bir tür mürekkep balığı (Loligo vulgaris)
KALAMİN
Doğada az bulunan, güç işlenen, hidratlı çinko silikat
KALAMİT
Amfibol cinsinden bir mineral türü
KAN
Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı
KANA
Geminin çektiği suyu göstermek için baş ve kıç bodoslamaları üzerine konulan işaretler
KANAL
Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu
KANLAMA
Kanlamak işi