İSTADYA
Uzakta bulunan iki noktanın arasını ölçmekte kullanılan araç
İSTEK
Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk
İSTEKLİ
Bir şeye karşı isteği olan
İSTEMEK
İstek duymak, arzulamak
İSTENME
İstenmek işi
İSTER
Bir şeyin yapılabilmesinin veya olabilmesinin bağlı olduğu şey, gerek, icap, lüzum
İSTETME
İstetmek işi
İSTEŞME
İsteşmek işi
İSTİDAT
Yetenek
İSTİNAF
Mahkemenin verdiği kararı kabul etmeyerek bir üst mahkemeye götürme
İT
Köpek
İTEKAKA
Kaba ve hoyrat bir biçimde iterek
İTELEME
İtelemek işi
İTLENME
İtlenmek işi
İTLEŞME
İtleşmek işi
İTMEK
Bir şeyi güç uygulayarak ileri götürmek
İTTİRME
İttirmek işi
İTÜZÜMÜ
Patlıcangillerden, 20-50 santimetre yüksekliğinde, bazı ilaçların yapımında kullanılan bir yıllık otsu bir bitki, köpek üzümü, tilki üzümü
İTİBARİ
Gerçekten öyle olmadığı hâlde öyle sayılan, saymaca, fiktif
İTİLMEK
İtme işi yapılmak
İTİŞMEK
Birbirini itmek
İVDİRME
İvdirmek işi
İVESİ
Genellikle Güneydoğu Anadolu'da yetiştirilen, başı kahverengi, kirli sarı veya siyah olan, vücudu beyaz, yapağısı kaba ve karışık olan, süt verimi yüksek bir tür koyun
İVMEK
Çabuk davranmak, acele etmek
İYON
Bir veya daha çok elektron kazanmış veya yitirmiş bir atom veya bir atom grubundan oluşmuş elektrik yüklü parçacık, yükün
İYİ
İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı
İZLEK
Keçi yolu, patika
İZLEMEK
Birinin veya bir şeyin arkasından gitmek, takip etmek
İZLENME
İzlenmek işi
İZLETME
İzletmek işi
İZOMER
Aynı oranlarda birleşmiş aynı elementlerden oluşan fakat moleküllerinde atom gruplaşmaları değişik olduğu için birbirlerinden farklı özellikler gösteren (maddeler)
İÇACISI
Yürek acısı
İÇAÇMAK
gönle ferahlık vermek, gönlü ferahlatmak
İÇCEP
Palto, pardösü, ceket gibi giysilerin iki ön parçasına açılan cep
İÇERLEK
Yanındakilerden daha içeride, daha geride bulunan
İÇERMEK
İçine almak, içinde bulundurmak, ihtiva etmek
İÇETMEK
eline geçen bir şeyi sahibine bildirmeyerek kendine mal etmek
İÇGÖBEK
Çiçeklerin dişi organında yumurtacık ile kabuğu arasındaki bağ
İÇHAT
İş yerlerinde bulunan santrallerde iş yeri içindeki bağlantıyı sağlayan haberleşme ağı
İÇISI
Yer yuvarlağının içindeki ısı
İÇKAVUZ
Buğdaygil çiçeğinin erkek ve dişi organlarını içerisinde tutan ve başakçık eksenine aşağıdan ve dış taraftan bağlanmış olan kavuz
İÇLENME
İçlenmek işi neya durumu
İÇMEK
Bir sıvıyı ağza alıp yutmak
İÇMİMAR
Bir yapıyı, kullanım ve estetik bakımından ele alıp insanın fiziksel ve ruhsal özelliklerine uygun olarak tasarlayan kimse, dekoratör
İÇREK
Belirli bir insan topluluğunun dışında kimseye bildirilmeyen, yalnızca sınırlı, dar bir çevreye aktarılan (her türlü bilgi, öğreti), bâtıni, ezoterik, dışrak karşıtı
İÇTİNAP
Sakınma, çekinme, kaçınma
İÇZAR
Çiçek tozunu saran iki zardan içte olanı
İÇİDAR
Beklemeye dayanamayan, tez canlı, sabırsız
İÇİLMEK
İçme işi yapılmak
İÇİMLİK
İçilecek miktarda olan