ÜSTAT
Bilim veya sanat alanında üstün bilgisi ve yeteneği olan kimse
ÜSTELİK
Üste verilen şey, fark
ÜSTYAPI
Altyapı üzerine kurulan, oturmaya veya üretime yarayan yapıların tümü
ÜTÜBEZİ
Ütülenen şeyin yanmaması için üzerine serilen, nemli veya kuru olarak kullanılan ince pamuklu bez
ÜVEYANA
Üvey anne
ÜVEYMEK
Güvercin, kumru vb. kuşlar, göğüslerinden ötmek
ÜVEZ
Gülgillerden, orta boylu bir ağaç (Pirus sorbus)
ÜZMEK
Üzüntü vermek
ÜZÜCÜ
Üzüntü veren, acıklı
ÜZÜM
Asmanın taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan meyvesi
ÜÇAYLAR
Ay takviminde recep, şaban ve ramazan aylarına verilen toplu ad
ÜÇBEYAZ
Un, şeker ve yağı anlatan bir söz
ÜÇNOKTA
Tamamlanmamış cümlelerin sonuna veya başına yan yana konulan noktalama işaretinin adı (...)
ÜÜ
Türk alfabesinin yirmi altıncı sırasında yer alan ve Ü adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince, dar, yuvarlak ünlüyü gösterir
ÜŞÜMEK
Isı yokluğundan, azlığından veya ısı kaybından etkilenmek, soğuğun etkisini duymak
İBARE
Bir düşünceyi anlatan bir veya birkaç cümlelik söz
İBLİSÇİ
İblise bağlanan ve tapınan
İBZAL
Esirgemeden bol bol verme, yapma veya söyleme
İDAM
İnsan öldürme vb. bir suça karşılık verilen ve suçlunun ölümüyle sonuçlanan ceza, idam cezası, ölüm cezası
İDEOLOG
Bir felsefi veya toplumsal öğretiye sistemli biçimde bağlanan kimse
İFLAS
Borçlarını ödeyemediği mahkeme kararı ile tespit ve ilan olunan iş adamının durumu, batkı, batkınlık, müflislik
İFRİT
Doğu masal ve efsanelerinde kötü, korkunç cin
İHALE
İş, mal vb.ni birçok istekli arasından en uygun şartlarla kabul edene verme, eksiltme veya artırma
İHBAR
Bildirme, bildirim, haber verme
İHBARCI
Haber veren, bildiren kimse
İHBARLI
Önceden bildirilmiş, haber verilmiş
İHLAL
Bozma, zarar verme
İHLAS
Temiz sevgi ve yürekten bağlılık
İHLASLI
İhlası yerinde ve sağlam olan (kimse)
İHMAL
Gereken ilgiyi göstermeme, boşlama, savsaklama, savsama, önem vermeme
İHRACAT
Bir ülkenin ürettiği malları başka bir ülkeye veya ülkelere satması, dış satım
İHTİLAL
Bir ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik yapısını veya yönetim düzenini değiştirmek amacıyla kanunlara uymaksızın cebir ve kuvvet kullanarak yapılan geniş halk hareketi, devrim
İKBAL
Baht açıklığı veya yüksek bir makama, duruma erişmiş olma durumu
İKONA
Ortodokslarda İsa, Meryem veya ermişlerin tahta üzerine mumlu ve yumurtalı boyalarla yapılmış dinî içerikli resimleri
İKRAMCI
İkramda bulunmayı seven, mükrim
İKRAZ
Borç veya ödünç verme
İKSA
Bir hendek veya temel çukuru kazılırken yandaki toprakları tutmak için yere yan yana çakılan ve kavramalarla birbirine tutturulan kalın tahtalarla kurulan düzen, bağın
İKİRCİL
İki anlama da gelen ve iki türlü yorumlanabilecek nitelikte olan, iki anlamlı
İLAVE
Ekleme, ulama
İLAVELİ
Eki olan
İLAÇ
Bir hastalığı iyi etmek veya önlemek için türlü yollarla kullanılan madde, em, deva
İLE
Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz
İLENMEK
Birinin kötü bir duruma düşmesi dileğini gönlünden geçirmek veya açıkça söylemek, beddua etmek, lanet etmek
İLERİCİ
İlerlemeden yana olan, ileri düzeydeki toplumsal ve siyasi gelişmeleri benimsemiş olan (düşünce, kimse vb.), terakkiperver, gerici karşıtı
İLERİUÇ
Futbolda ileri hat, forvet
İLETİ
Yazı veya sözle verilen, gönderilen bilgi, mesaj
İLGİEKİ
Bağlantı kavramı veren -ki eki, aidiyet eki
İLGİSİZ
İlgisi olmayan veya ilgilenmeyen, kayıtsız, aldırmaz, alakasız, lakayıt, bigâne
İLK
Zaman, sıra, yer ve önem bakımından ötekilerden önce gelen, son karşıtı
İLKOKUL
Zorunlu öğrenim çağındaki kız ve erkek çocuklarının temel eğitim ve öğretimini sağlamak için devletçe açılan veya açılmasına izin verilen dört yıllık okul, ilk mektep, iptidai, iptidai mektep