ÖNLEMEK
Bir şeyin olmasına veya yapılmasına engel olmak
ÖNOLOJİ
Şarapla ve şarap yapımıyla ilgilenen bilim dalı
ÖNRAPOR
Esas rapora dayanak olmak üzere hazırlanmış olan ön bilgi yazısı
ÖNSES
Kelimenin oluşturan seslerden ilki
ÖNSEÇİM
Genel seçimde aday gösterilecek kişileri belirlemek için bir parti üyesi olan belli sayıdaki delegelerin katılmasıyla yapılan seçim
ÖNTASIM
Vargısı başka bir tasımda küçük veya büyük önerme durumunda olan tasım
ÖNVURGU
Yer adlarında, zarf, bağlaç ve ünlem olarak kullanılan bazı kelimelerde, ilk hecede bulunan vurgu: A'nkara, Ka'yseri, a'nsızın gibi
ÖNYARGI
Bir kimse veya bir şeyle ilgili olarak belirli şart, olay ve görüntülere dayanarak önceden edinilmiş olumlu veya olumsuz yargı, peşin yargı, peşin hüküm, peşin fikir
ÖNÜSIRA
Önünden, çok uzak olmayan bir aralıkla
ÖPÜLMEK
Öpme işine konu olmak
ÖREKE
Eğrilmekte olan yün, keten vb. şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek
ÖRGÜN
Bir işi gerçekleştirmek amacıyla türlü ve düzenli görevler yapan organlardan oluşan
ÖRGÜT
Ortak bir amacı veya işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların veya kişilerin oluşturduğu birlik, teşekkül, teşkilat
ÖRGÜTLÜ
Örgütlenmiş olan, teşkilatlı
ÖRMEK
İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak veya geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak
ÖRNEK
Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model
ÖRTÜSÜZ
Örtüsü olmayan
ÖRÜLÜ
Örülmüş olan
ÖTE
Konuşanın temel olarak aldığı bir şeyden daha uzak olan yer veya şey, mavera, beri karşıtı
ÖTÜCÜ
Güzel öten, ötüşü güzel olan
ÖTÜRMEK
İshal olmak
ÖTÜRÜ
Bir şeyden dolayı, bir şey yüzünden, dolayı, naşi
ÖVÜLMEK
Övme işine konu olmak
ÖZ
Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı
ÖZBEK
Özbekistan Cumhuriyeti'nde yaşayan, Türk soyundan bir halk ve bu halktan olan kimse
ÖZDEŞ
Her türlü nitelik bakımından eşit olan, aralarında fark bulunmayan
ÖZELDİL
Aynı meslekten olanların veya aynı iş alanında çalışanların kendi aralarında konuştukları dil
ÖZERK
Bir üst organa bağlı olmakla beraber ayrı bir yasayla kendini yönetme yetkisi olan (kuruluş, devlet vb.), muhtar, otonom
ÖZGECİL
Özgeci tutumu olan
ÖZGÜLÜK
Özgü olma durumu, mahsusluk
ÖZGÜR
Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, şarta bağlı olmayan, hür
ÖZLEMLİ
Özlemi olan, özleyen, hasretli
ÖZNEL
Özneye ilişkin olan, öznede oluşan, nesnelerin gerçeğine değil, bireyin düşünce ve duygularına dayanan, enfüsi, subjektif, nesnel karşıtı
ÖZSEVER
Kendi benliğine bağlanan, hayran olan (kimse), narsist
ÖZÇEKİM
Kamerası olan cep telefonu veya tablet kullanarak kişinin kendi kendini veya kendisiyle birlikte bir grubu çektiği fotoğraf
ÖZÜRSÜZ
Özrü olmayan
ÖZİŞLER
Endüstride, yönetimde ve bilimsel işlerde insan aracılığı olmadan işlerin otomatik olarak yapılması, öz devim, otomasyon
ÖĞÜRLÜK
Öğür olma durumu
ÖĞÜTÜCÜ
Öğütme özelliği olan
ÜCRET
İş gücünün karşılığı olan para veya mal
ÜFLEMEK
Dudakları büzerek soluğu bir şey üzerine hızla vermek, üfürmek
ÜLKÜDAŞ
Aynı ülküye bağlı olanlardan her biri
ÜMMETÇE
Ümmet olarak
ÜMMETÇİ
Ümmetçilik yanlısı olan (kimse, görüş vb.)
ÜMMİ
Okuyup yazması olmayan
ÜMMİLİK
Ümmi olma durumu
ÜNLÜLÜK
Ünlü olma durumu, namdarlık, şöhretlilik
ÜNSÜZ
Ünü olmayan, şöhretsiz
ÜNİTE
Birlik, birleşmiş olma durumu
ÜRE
Azotlu besinlerin vücutta yanmasıyla oluşan, erimiş bir durumda idrarla dışarı atılan azotlu madde