İKLİM
Yeryüzünün herhangi bir yerinde hava olaylarına bağlı olarak gerçekleşen etkilerin uzun yılların ortalamasına dayanan durumu, abuhava
İKSİR
Hayatı ölümsüzleştirme, madenleri altına çevirme vb. olağanüstü etkileri olduğuna inanılan sıvı
İKİLE
`defol git, kaybol` anlamlarında kullanılan bir söz
İKİLİ
İki parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden iki tane bulunan
İKİNCİL
Sırada önem bakımından ikinci derecede olan, tali, sekunder
İKİRCİL
İki anlama da gelen ve iki türlü yorumlanabilecek nitelikte olan, iki anlamlı
İKİZLİK
İkiz olma durumu
İLAVELİ
Eki olan
İLAÇ
Bir hastalığı iyi etmek veya önlemek için türlü yollarla kullanılan madde, em, deva
İLAÇSIZ
İlacı olmayan
İLERİ
Herhangi bir şeye göre daha ötede olan yer, geri karşıtı
İLERİCİ
İlerlemeden yana olan, ileri düzeydeki toplumsal ve siyasi gelişmeleri benimsemiş olan (düşünce, kimse vb.), terakkiperver, gerici karşıtı
İLERİUÇ
Futbolda ileri hat, forvet
İLGEÇLİ
İlgeci olan, edatlı
İLGİSİZ
İlgisi olmayan veya ilgilenmeyen, kayıtsız, aldırmaz, alakasız, lakayıt, bigâne
İLKEL
İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif
İLKELCİ
İlkelcilik yanlısı olan (sanatçı), primitivist
İLLETLİ
Hastalığı olan
İLMEK
Çözülmesi kolay düğüm, eğreti düğüm, ilmik
İLMİKLİ
Kolay çözülür biçimde düğümlenmiş
İLİKSİZ
İliği olmayan
İLİŞKEN
Deniz dibinde batık ve atıkların oluşturduğu tabaka
İLİŞKİN
İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik
İMA
Dolaylı olarak anlatma, üstü kapalı olarak belirtme, işaretleme, anıştırma, ihsas
İMAMLIK
İmam olma durumu
İMDAT
Tehlikede olana yapılan yardım
İMKAN
Yararlanılan uygun şart veya durum, olanak
İMLEÇ
Fiziksel bir olayı kendiliğinden tespit edip çizen araç, kaydedici
İNADINA
Terslik olsun diye
İNANMAK
Bir şeyi doğru olarak benimsemek
İNANÇLI
İnancı olan, imanlı, itikatlı, mutekit
İNCELİK
İnce olma durumu
İNCESAZ
Türk müziğinde keman, ney, tambur, kemençe, ut, kanun, daire vb. çalgılardan ve okuyuculardan oluşan, fasıl yapan topluluk
İNCESES
Titreşim sayısı çok olan ses, tiz ses, yüksek ses
İNCEYAĞ
Yakıt olarak veya yağlamada kullanılan akışkan nitelikteki mineral yağ
İNCEZAR
Beyni, omuriliği saran zarların en altta olanı
İNCİR
Dutgillerden, asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan, yaprakları geniş dilimli bir ağaç (Ficus carica)
İNDİYUM
Atom numarası 49, atom ağırlığı 114,8 olan, gümüş parlaklığında, kurşundan daha kolay ezilen yumuşak bir element (simgesi In)
İNEBOLU
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri
İNGİLİZ
İngiltere halkından olan kimse
İNKAR
Yaptığını, söylediğini, tanık olduğunu saklama, gizleme, yadsıma
İNKIRAZ
Batma, dağılma, çöküş, yok olma, son bulma
İNSAFLI
İnsafı olan
İNSAN
Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı
İNSANCA
İnsana yakışan, insana özgü olan, insanla ilgili, insani
İNSÜLİN
Pankreas tarafından salgılanan, kan şekeri düzeyini ayarlayan, birçok hücre için büyüme faktörü olarak görev yapan, protein yapılı bir hormon
İNTİZAM
Düzenli, düzgün olma
İNTİZAR
Birinin gelmesini, bir şeyin olmasını bekleme, gözleme
İNÇ
Uzunluğu 2,54 santimetre olan İngiliz uzunluk ölçü birimi, parmak, pus
İPLİCİK
Sığırların soluk borularına yerleşen ve ara konakçısız bulaşan, en çok 8 santimetre uzunluğunda akciğer kıl kurdu (Dictyocaulus viviparus)