VEFAKAR
Vefası olan, sevgisi geçici olmayan, hakikatli, vefalı
VELİ
Bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her türlü davranışından sorumlu kimse, ege, iye
VEZİR
Osmanlılarda devletin bakanlık, valilik gibi yüksek görevlerinde bulunan ve paşa unvanını taşıyan kimse
VYAKA
`V` harfi biçiminde olan yaka
VİZÖR
Kamera, fotoğraf makinesi ve dürbünde bulunan, görüntüyü tam sınırlarıyla kesmeden veya taşırmadan alabilmeyi sağlayan düzenek, bakaç
YAKA
Giysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü
YAKACAK
Odun, kömür gibi ısı sağlamak amacıyla yakılan madde, mahrukat
YAKALIK
Yaka yapılmaya uygun olan şey
YAKAMOZ
Denizde balıkların veya küreklerin kımıldanışıyla oluşan parıltı
YAKARIŞ
Yakarma işi, yakarı
YAKARMA
Yakarmak işi
YAKIMCI
Türkü yakan kimse
YARINTI
Selin veya yüzeyi kaplarcasına akan selintilerin oluşturduğu, eğim aşağı uzanan ince, az derin, oluk biçimli çukurlar
YATALAK
Felç, sakatlık vb. bir sebeple yataktan kalkamayan (kimse)
YAĞDOKU
Vücutta yağ tabakalarını oluşturan doku
YEGAH
Klasik Türk müziğinde re perdesi ve bu perdedeki makam
YÖNERGE
Herhangi bir konuda tutulacak yol için üst makamlardan alt makamlara belli bir esasa dayanarak verilen buyruk, talimat, direktif
ZAMK
Akasya, kitre, sütleğen vb. ağaçların kabuklarından sızarak donan, eriyiği yapıştırıcı olarak kullanılan, renksiz veya sarı kırmızımtırak renkte biçimsiz madde
ZAĞARCI
Osmanlı Devleti'nde padişahın av köpeklerine bakan görevli
ZIH
Giysilerin kol, yaka, etek vb. kenarlarına dikilen şerit veya kaytan
ZÜLÜF
Şakaklardan sarkan saç lülesi
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim
ÇAKAL
Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus)
ÇAKALOZ
Mermi olarak çakıl taşı atan bir top türü
ÇAKAR
Denizde, açığa veya kıyılara yerleştirilen, düzenli aralıklarla ve sürekli belirli aralıklarla yanıp sönen küçük fener, şimşekli fener
ÇALIM
Karşıdakini etkilemek amacıyla sergilenen abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır
ÇALYAKA
Yakasına yapışıp sıkıca tutarak
ÇAĞILTI
Suyun, akarken taşlara, kayalara çarparak çıkardığı sesin adı
ÇOLAK
Eli veya kolu sakat olan (kimse)
ÇÖMEZ
Medreselerde müderrisin hizmetine bakan ve ondan ders alan öğrenci
ÖNCELİK
Bir şeyin öbüründen önce olması durumu, takaddüm
ÖNODA
Gözde saydam tabaka ile iris arasında kalan boşluk
ÜS
Bir kuvvete yükseltilmiş bir sayının üzerine yazılan ve kaçıncı kuvvete yükseltildiğini gösteren sayı: 53 anlatımında 3 rakamı üstür, 5 ise tabandır
ÜSTDERİ
Deriyi oluşturan iki tabakadan dışta olanı, epiderm
ÜSTÜN
Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan
İKBAL
Baht açıklığı veya yüksek bir makama, duruma erişmiş olma durumu
İLGİSİZ
İlgisi olmayan veya ilgilenmeyen, kayıtsız, aldırmaz, alakasız, lakayıt, bigâne
İLÇEBAY
Kaymakam
İLİŞKEN
Deniz dibinde batık ve atıkların oluşturduğu tabaka
İNFAK
Nafaka verip bir kimsenin geçimini sağlama
İRİS
Saydam tabaka ile göz merceği arasında bulunan, ince, kasılabilen bir zardan oluşan, gözün renkli bölümü
İTEKAKA
Kaba ve hoyrat bir biçimde iterek
İZOMER
Aynı oranlarda birleşmiş aynı elementlerden oluşan fakat moleküllerinde atom gruplaşmaları değişik olduğu için birbirlerinden farklı özellikler gösteren (maddeler)
ŞAHAP
Akan yıldız
ŞAKADAN
Şaka olarak, şaka diye, şakacıktan, mahsus
ŞAKAK
Göz, alın ve yanak arasında, elmacık kemiğinin üstünde bulunan çukurumsu bölge
ŞAKASIZ
Şaka yapmaksızın, ciddi olarak
ŞAKAYIK
Düğün çiçeğigillerden, çiçekleri türlü renkte, çok yıllık güzel bir süs bitkisi (Paeonia mascula)
ŞATHİYE
Yergiye, alaya, şakaya yer veren manzum eser
ŞÖMİZYE
Yakası erkek gömleğini andıran, uzun kollu, manşetli kadın bluzu