IH
Deveyi çöktürmek için çıkarılan ses
IHLAMAK
Hastalıktan veya yorgunluktan inler gibi `ıh` sesi çıkarmak
IRA
Karakter
IRMAK
Çoğunlukla denize dökülen, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu, nehir
ISIRGAN
Isırgangillerden, her tarafı sert tüylerle kaplı, tüyleri kırıldığında karınca asidi denilen çok kaşındırıcı bir madde çıkartan bir ot (Urtica)
ISKARTA
Bazı iskambil oyunlarında kullanılması gerekmediğinden bir yana bırakılan kâğıtlar
ISKARÇA
Kalabalık liman
ISLIK
Dudakların büzülerek veya parmağın dil üzerine getirilmesiyle çıkarılan ince ve tiz ses
ISLIKLI
Islık çıkaran
ITRAH
Dışarı çıkarma, dışarı atma
IZGIN
Tohumlarından yağ çıkarılan bir bitki (Eruca cappadocica)
IŞIKSIZ
Işığı olmayan, ziyasız, karanlık
IŞILDAK
Karanlıkta bir hedefi aydınlatmak için kullanılan dar, uzun bir ışın demeti çıkaran ışık kaynağı, projektör
IŞIN
Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti, şua
JAKAR
Her çözgü ipliğinin başlı başına hareket ettiği mekanik dokuma tezgâhı
JAKARLI
Jakarla yapılan
JET
Tepkili motorlarla çalışan, özel cihazların çıkardığı gazla basınç sağlanan, hızı çok olan uçak, tepkili uçak
JOKER
Bazı kâğıt veya taş oyunlarında istenen kartın veya taşın yerine konabilen kart
KABA
Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı
KABIZ
Dışkılama sıklığının azalması veya zor ve ağrılı dışkılama, peklik, kabızlık, ishal karşıtı
KABUK
Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır
KABUS
Karabasan
KABUSLU
Karabasan dolu, sıkıntılı ve korkulu
KALECİK
Ankara iline bağlı ilçelerden biri
KALIN
Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı
KANGAZI
Genellikle solunum sıkıntısı çeken kimselerin kanında oksijen yerine bulunan karbondioksit
KANGURU
Kangurugillerden, Avustralya'da yaşayan, iri, otçul, memeli, ön ayakları kısa, art ayakları ile kuyruğu uzun ve güçlü, başı küçük, dişisinin karnında yavrularını taşıyacak bir kesesi bulunan keseli hayvan (Macropus giganteus)
KANKA
Kardeş kadar yakın olan kimse
KAOTİK
Kargaşa içinde olan
KAPI
Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı
KAPKARA
Çok kara, her yanı kara, simsiyah
KAR
Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı
KARA
Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak
KARABAŞ
Çoban köpeği
KARABÜK
Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
KARADUL
Sokması büyük acı veren, iri, esmer, zehirli örümcek (Latrodectus mactans)
KARADUT
Siyah renkte olan dut
KARAGÖZ
Deve derisinden veya mukavvadan kesilip boyanmış insan biçimlerini beyaz bir perde üzerine arkadan ışık vererek yansıtma yoluyla oynatmaya dayalı bir gösteri oyunu
KARAGÜL
Karakul
KARAGÜN
Üzüntülü, sıkıntılı zaman
KARAKAŞ
Genellikle Güneydoğu Anadolu'da yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve tırnakları siyah, yağlı kuyruğunun uç kısmı fazla sarkık bir tür koyun
KARAKIŞ
Kış ortası, kışın en şiddetli zamanı, zemheri
KARAKOL
Güvenliği sağlamakla görevli kimselerin bulunduğu yapı
KARAKUL
Asıl yurdu Buhara'da Karakul bölgesi olan ve yurdumuzda da yetiştirilen, tüyleri uzun ve kıvırcık bir cins koyun, karagül
KARAKUŞ
Kartal türünden kuşlara verilen ad
KARALIK
Kara olma durumu
KARALTI
Uzaklık ve karanlık sebebiyle kim veya ne olduğu seçilemeyen, belli belirsiz, koyu renkli biçim, silüet
KARAMAK
Hor görmek
KARAMAN
Orta Anadolu'da yetiştirilen, kuyruğu iri ve yağlı bir tür koyun
KARAMEL
Eritilmiş ve birazı yakılmış şekerle yapılan şekerleme, karamela