DİPLOMA
Bir kimseye herhangi bir okulu veya öğrenim programını başarıyla tamamladığını, bir derece veya unvanı kullanmaya hak kazandığını, bir iş, sanat veya meslek dalında çalışabilme yetkisi elde ettiğini belirtmek için bir öğretim kurumu tarafından düzenlenip verilen resmî belge, icazetname, şehadetname
DİVAN
Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis
DİVİTİN
Bir yüzü havlı, pamuklu veya yünlü kumaş
DİYANET
Din kurallarına tam bağlı olma durumu
DİYET
İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal, kan pahası, kan parası, kefaret
DİZEY
Hesap ve kumanda işlerini gerçekleştirmeye yarayan elektronik devre, matris
EDAT
Tek başına anlamı olmayan, sonuna geldiği sözle cümledeki diğer kelimeler arasında ilişki kuran kelime türü, ilgeç: Ev gibi huzur köşesi olmaz. Çocuk sabaha karşı uyudu
EFENDİM
Bir sesleniş karşısında `buradayım` anlamında kullanılan bir söz
EH
`Olur, peki veya fena değil` anlamlarında kullanılan bir söz
EJDERHA
Türlü biçimlerde tasarlanan korkunç bir masal canavarı, ejder, dragon
EKOL
Bir bilim ve sanat kolunda ayrı nitelik ve özellikleri bulunan yöntem veya akım, okul
EKOSE
Çeşitli renk ve büyüklükteki karelerden oluşan (desen veya kumaş)
EKOYLUM
Camilerde yarım kubbelerin iki veya üç yanında küçük yarım kubbelerle yapılan oylum eklemleri
EKSİLME
Eksilmek işi, azalma, tenakus
EKSİLTİ
Anlatımda kolaylık sağlamak üzere bir kelimedeki eklerin veya bir cümledeki kelimelerin azaltılarak kullanılması olayı, elips
EKUVVET
herhangi bir şeye ağırlık verildiğinde kullanılan bir söz
EKİT
Vücuda herhangi bir işlevi yerine getirmesi için yerleştirilen doku parçası veya yapay gereç
ELBENDE
`tekrarlanan oyunda başlama sırası veya hakkı bende` anlamında kullanılan bir söz
ELBETTE
Her hâlde, şüphesiz, kuşkusuz, elbet
ELDESİZ
Toplamı ve çarpımı dokuzdan büyük olmayan
ELDİVEN
Dış etkilerden korumak için ele giyilen kumaş, deri veya kauçuktan yapılan el giysisi
ELEK
Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç
ELEKLİK
Keçi kılından veya at yelesinden yapılmış iplikle dokunan ve sanayide bazı sıvıları süzmekte kullanılan özel dokuma türü
ELFRENİ
Duran bir taşıtı, bulunduğu yerde sabitleştirmek veya hareket imkânını engellemek için kullanılan ve elle yönetilen fren
ELK
Kuzey Avrupa'da yaşayan, geniş dallı boynuzları olan, iri bir tür geyik
ELLEMEK
Elle dokunmak
ELLİNCİ
Ellinin sıra sıfatı, sırada kırk dokuzuncudan sonra gelen
ELÇEK
Gelinin elinin içine kına yakılmasından sonra giydiği, kumaştan yapılmış bir eldiven türü
ELİŞİ
Makine kullanmadan yapılan örgü, dikiş vb. el ürünü
EMAY
Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak veya boyamak için kullanılan, saydam veya donuk cama benzeyen cila
EMEN
Bağ çubuğu, ağaç veya sebze dikmek için açılan çukur
EMLAK
Ev, arsa, bahçe vb. taşınamayan mal ve mülklerin ortak adı, taşınmazlar, gayrimenkul
EMPRİME
Değişik renkte boya kullanılarak kumaş üzerine desen ve zemin basma işlemi
EMİ
`olur mu!` anlamında kullanılan bir tembih veya istek sözü
ENCÜMEN
Alt kurul
ENSTİTÜ
Bir üniversiteye bağlı veya bağımsız bir kuruluş olarak genellikle araştırma yapan ve bazı durumlarda öğretime de yer veren eğitim kurumu
ENTROPİ
İstatistik kurallarına göre yönlendirilen bir haber kaynağının haber içeriklerinin oranı
ERG
CGS sisteminde, uygulama noktasını, kuvvet yönünde 1 santimetre hareket ettiren 1 dinlik kuvvetin yaptığı işe eşit olan iş birimi: Bir kilogrammetre 981 x 105 erge eşittir
ERK
Bir işi yapabilme gücü, kudret, iktidar
ERKEKSİ
Erkeği andıran, erkeğe benzeyen, erkek gibi, erkeğimsi, maskulen
ESANS
Bitkilerden türlü yollarla çıkarılan veya kimyasal yöntemlerle yapılan, kokulu ve uçucu sıvı
ESNEMEK
Uykulu, sıkıntılı veya yorgunluk duyulan bir anda ağzı genişçe açarak soluk alıp vermek
ESPAS
Basımcılıkta bir kelimenin harflerini ayırmak için kullanılan harflerden daha kısa ve küçük metal çubuk
ESTETİK
Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi, güzel duyu, bedii, bediiyat
ETKİSİZ
Etkisi olmayan, kuvvetsiz, tesirsiz, nötr
ETOL
Genellikle kürkten, gösterişli kumaşlardan veya yün örgüden yapılmış omuz atkısı
ETUNU
Karada yaşayan memeli hayvanların deri, tırnak, boynuz ve kemikleri ile mide, bağırsak muhteviyatı ayrıldıktan sonra geriye kalan et ve diğer yumuşak dokularının veya kansız ve kemiksiz mezbaha artıklarının usulüne göre pişirilip pres edilerek yağları alınıp öğütülmesi ile elde edilen bir ürün
ETYARAN
Genellikle parmaklarda olan, derinlere kadar işleyen dolama, kurlağan
EVHAM
Kuruntular
EVHAMLI
Kuruntulu