VAKUM
Havası alınmış
VAKUR
Ağırbaşlı
VAKİ
Olan, olmuş
VAKİT
Zaman
VAKİTÇE
Vakit bakımından, vakte göre
VALLAHİ
`Tanrı'yı tanık tutarım, Tanrı hakkı için` anlamında kullanılan bir yemin sözü, billahi, tallahi, vallaha
VANA
Boru içindeki bir akışkanın akışını durdurmaya veya serbest bırakmaya yarayan alet, valf
VARAK
Yaprak
VARAKLI
Varağı olan, varaklanmış
VARAKÇI
Varakla süs yapan zanaatkâr
VARDELA
Yaklaşık 3 santimetre genişliğinde yumuşak kösele şerit
VARILMA
Varılmak işi
VARMA
Varmak işi
VARYANT
Bir yol şebekesi üzerinde, belli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol
VARİL
Çoğunlukla sıvı maddeleri koymak için kullanılan, metalden yapılmış, silindir biçiminde, üstü kapalı kap
VARİT
Olabileceği akla gelen
VATKA
Giysilerde, omuzların dik durmasını sağlamak amacıyla içine konulan parça
VATOZ
Köpek balıklarından, sırtında büyük dikenleri olan, kuma gömülü olarak yaşayan bir balık (Raja clavata)
VATSAAT
Gücü bir vat olan bir makinenin bir saatte yapacağı iş
VAZO
Çiçek koymak için kullanılan, cam, toprak, porselen vb. maddelerden ve çeşitli madenlerden yapılan, türlü boyut ve biçimlerde olabilen kap
VAŞAK
Kedigillerden, kulakları sivri, dişleri ve tırnakları keskin, kürkünden yararlanılan, yırtıcı bir hayvan (Lynx lynx)
VEDİA
Saklanılması, korunması için birine veya bir yere bırakılan eşya, inam, emanet
VEFAKAR
Vefası olan, sevgisi geçici olmayan, hakikatli, vefalı
VEFASIZ
Vefası olmayan, sevgisi çabuk geçen, hakikatsiz, bivefa
VEKİL
Birinin, işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse
VELAKİN
Ama
VELİ
Bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her türlü davranışından sorumlu kimse, ege, iye
VERECEK
Birine verilmesi gereken para, borç, alacak karşıtı
VEREM
Herhangi bir organa ve en çok akciğerlere yerleşen Koch basilinin yol açtığı ateşli ve bulaşıcı bir hastalık, tüberküloz
VERGİ
Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para
VERİM
Çalıştırılan, işletilen, bakılan bir şeyin verdiği sonuç veya bu sonucun niceliği, mahsul, randıman
VEZİR
Osmanlılarda devletin bakanlık, valilik gibi yüksek görevlerinde bulunan ve paşa unvanını taşıyan kimse
VICIK
Sulanarak kıvamı gevşemiş, yumuşamış
VINLAMA
Vınlamak işi
VIZLAMA
Vızlamak durumu
VOLAN
Bir hareketi bir mekanizmaya aktaran veya makinelerde hareketin hızını düzgün tutmaya yarayan tekerlek
VOYVO
Alay ederek sataşmak için söylenen bir söz
VOYVODA
Osmanlıların Eflak ve Boğdan beylerine verdikleri unvan
VURAÇ
Raket
VURGU
Konuşma, okuma sırasında bir hece veya kelime üzerine diğerlerinden daha farklı olarak yapılan baskı, aksan
VURMA
Vurmak işi
VURMALI
Vurularak çalınan (çalgı)
VURUNMA
Vurunmak işi
VV
Türk alfabesinin yirmi yedinci sırasında yer alan ve Ve adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından yumuşak, diş-dudak ünsüzünü gösterir
VYAKA
`V` harfi biçiminde olan yaka
VÜCUTÇA
Vücut bakımından, vücudun durumuna göre
VİBRİYO
Koleraya neden olan virgül biçimindeki bakteri
VİDEO
Manyetik bantlar üzerinde yer alan veya sayısal olarak derlenmiş hareketli resimler dizisi
VİGLA
Savaş ve ticaret gemilerinin direklerine ve dalyanlarda dikine gömülmüş gönderler üzerine gözcülerin nöbet tutmaları için yapılmış yer, çanaklık
VİLLA
Yazlıkta veya şehir dışında, bahçeli, müstakil ev