İTHALAT
Başka bir ülkeden mal getirme veya satın alma, dış alım
İTLAF
Öldürme, yok etme, telef etme
İTLENME
İtlenmek işi
İTLEŞME
İtleşmek işi
İTMAM
Bitirme, tamamlama
İTMEK
Bir şeyi güç uygulayarak ileri götürmek
İTMİNAN
İnanma, güvenme
İTRİYUM
Atom numarası 39, atom ağırlığı 88,92, yoğunluğu 4,6 olan, seryum filizlerinde bulunan, gri renkli, değerli bir element (simgesi Y)
İTTİHAT
Birleşme, birlik kurma, bir olma
İTTİHAZ
Sayma, tutma, ... olarak görme
İTTİRME
İttirmek işi
İTTİSAL
Bitişme
İTÜZÜMÜ
Patlıcangillerden, 20-50 santimetre yüksekliğinde, bazı ilaçların yapımında kullanılan bir yıllık otsu bir bitki, köpek üzümü, tilki üzümü
İTİCİ
İtme işini yapan
İTİLA
Yücelme
İTİLMEK
İtme işi yapılmak
İTİŞ
İtme işi
İTİŞMEK
Birbirini itmek
İVDİRME
İvdirmek işi
İVMEK
Çabuk davranmak, acele etmek
İYOT
Atom numarası 53, atom ağırlığı 126,92 olan, tabiatta, deniz suyunda sodyum iyodür durumunda rastlanılan, bazı deniz bitkilerinde de çokça birikmiş olarak bulunan, mavimtırak esmer renkte katı bir element (simgesi I)
İZ
Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare
İZABE
Madenleri ergitme, sıvı durumuna getirme
İZAFE
Bir şeye veya bir kimseye bağlama, mal etme, yakıştırma
İZALE
Yok etme, giderme
İZAM
Bir kimseyi gönderme, yollama
İZAÇ
Bunaltma, tedirgin etme, baş ağrıtma, can sıkma
İZDİVAÇ
Evlenme
İZHAR
Belirtme, gösterme, açığa vurma
İZLEM
İzleme işi, izleme, takip
İZLEMEK
Birinin veya bir şeyin arkasından gitmek, takip etmek
İZLENME
İzlenmek işi
İZLENİŞ
İzlenme işi
İZLETME
İzletmek işi
İZLETİŞ
İzletme işi
İZLEYİŞ
İzleme işi
İZOMER
Aynı oranlarda birleşmiş aynı elementlerden oluşan fakat moleküllerinde atom gruplaşmaları değişik olduğu için birbirlerinden farklı özellikler gösteren (maddeler)
İZOMERİ
Cisimlerin niteliği
İZİN
Bir şey yapmak için verilen veya alınan özgürlük, müsaade, ruhsat, icazet, mezuniyet
İZİNSİZ
Ceza olarak hafta sonu veya tatil günü çıkmasına izin verilmeyen (asker veya yatılı öğrenci)
İÇAÇMAK
gönle ferahlık vermek, gönlü ferahlatmak
İÇERMEK
İçine almak, içinde bulundurmak, ihtiva etmek
İÇETMEK
eline geçen bir şeyi sahibine bildirmeyerek kendine mal etmek
İÇHAT
İş yerlerinde bulunan santrallerde iş yeri içindeki bağlantıyı sağlayan haberleşme ağı
İÇKULAK
Kulağın işitme sinirlerinin bulunduğu bölümü, dolambaç
İÇKİSİZ
İçki içmemiş olan
İÇLENME
İçlenmek işi neya durumu
İÇLENİŞ
İçlenme işi
İÇMEK
Bir sıvıyı ağza alıp yutmak
İÇREK
Belirli bir insan topluluğunun dışında kimseye bildirilmeyen, yalnızca sınırlı, dar bir çevreye aktarılan (her türlü bilgi, öğreti), bâtıni, ezoterik, dışrak karşıtı