YATIRIM
Yatırma işi
YATIRIŞ
Yatırma işi
YATSI
Güneşin batmasından bir buçuk, iki saat sonraki vakit, yatsı vakti
YAVUZCA
Yavuz bir biçimde
YAYIMCI
Bir sanatçının, bir yazarın eserini yayıma hazırlayan kimse veya kuruluş, yayıncı, naşir, tabi (II), editör
YAYINMA
Işığın, pürüzleri bulunan bir yüzeyin her noktasında yansıyarak pek çok doğrultuda yayılması olayı, yayınım
YAYLACI
Yaz mevsimini yaylada geçiren kimse
YAZ
Kuzey yarım kürede 21 Haziran 23 Eylül, güney yarım kürede 21 Aralık 21 Mart tarihleri arasındaki zaman dilimi, ilkbaharla sonbahar arasındaki sıcak mevsim
YAZAR
Bilim, edebiyat, sanat alanlarında kitap yazan veya kitap hazırlayan, bir eseri ortaya koyan ve eserin sahibi olan kimse, kalem erbabı, müellif
YAZIHAN
Malatya iline bağlı ilçelerden biri
YAZILIM
Bir bilgisayarda donanıma hayat veren ve bilgi işlemde kullanılan programlar, yordamlar, programlama dilleri ve belgelemelerin tümü
YAZIR
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
YAZMA
Yazmak işi, tahrir
YAĞ
Birleşiminde stearik, oleik, palmitik asitlerle gliserin bulunan ve bunların oranlarına göre kıvamları değişen bitkisel veya hayvansal madde
YAĞILTI
Derideki yağ ve ter bezleri tarafından salgılanan, lifleri bir kılıf gibi sararak dış tesirlerden koruyan madde
YAĞIR
Sırt, arka, iki kürek arası
YAŞ
Doğuştan beri geçen ve yıl birimi ile ölçülen zaman, sin (II)
YAŞANAK
Özellikle erken veya yeni doğmuş bebeklerin, zarar verebilecek dış etkenlerden korunması amacıyla içine yerleştirildiği, belirli sıcaklığın ve nemin özel olarak oluşturulduğu, şeffaf, kapalı araç, kuvöz
YAŞGÜNÜ
Birinin doğduğu günün yıl dönümü
YAŞINDA
bir yaşını henüz bitirmiş
YAŞIT
Aynı yaşta olan kimselerden her biri
YE
Türk alfabesinin yirmi sekizinci harfinin adı, okunuşu
YEDEKÇİ
Bir hayvanı yedeğe alan kimse
YEDİLİK
Yedisi bir arada, yedi taneden oluşmuş, yedi tane alabilen
YEDİRME
Yedirmek işi
YEDİŞER
Yedi sayısının üleştirme sayı sıfatı
YEGAN
Birler, tekler
YEK
Bir, tek
YEKPARE
Bir parçadan oluşan, tek parça, bütün
YELGİBİ
çok hızlı bir biçimde, çabucak, hızla
YELPAZE
Sallandığında küçük bir hava akımı yapan ve özellikle yüzü serinletmeye yarayan, katlanabilir, taşınabilir araç
YEMİŞEN
Gülgillerden, meyvesi elmaya benzeyen, yaprakları kısa saplı, yumurtamsı biçimde ve kenarları dişli olan, dikenli bir bitki
YEMİŞÇİ
Yemiş yetiştiren veya satan kimse
YENGE
Bir kimsenin kardeşinin, dayısının veya amcasının karısı
YENİDEN
Gene, yine, bir daha, tekrar
YENİLGİ
Bir yarışmada kaybetme, yenilme, mağlubiyet, hezimet
YENİYIL
Yaşanılan yıldan bir sonraki yıl, yeni sene
YER
Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
YERBERİ
Dünya çevresinde dolanan bir uydunun gerçek veya görünür yörüngesinin Dünya'ya en yakın noktası
YERELAĞ
Bilgisayar ağlarının birbirine bağlanması sonucu ortaya çıkan, sınırlaması ve yöneticisi olan sadece kurum veya iş yeri içinde kullanılan bilgi iletişim ağı, iç ağ
YERGİ
Bir kimseyi, bir toplumu, bir düşünceyi, bir nesneyi, bir göreneği yermek için yazılmış yazı veya söylenmiş söz, hicviye, hiciv, satir
YERKATI
Giriş katı
YERMELİ
Yerici bir özelliği de bulunan (söz), pejoratif
YERMUMU
Petrol ve terebentin içinde eriyen, doğal hidrokarbonlardan oluşan bir mum türü, ozokerit
YERÇAMI
Yüksekliği 5-10 santimetre olan, limon sarısı renkli, otsu bir bitki, yer servisi (Ajuga chamaepitys)
YERİDİR
`layıktır, uygundur, münasiptir` anlamında kullanılan bir söz
YERİVAR
`uygundur, iyidir` anlamında kullanılan bir söz
YETENEK
Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, istidat, kabiliyet, kudret
YETERLİ
Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgisi olan, kifayetli, ehliyetli
YETKİ
Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet