YENGE
Bir kimsenin kardeşinin, dayısının veya amcasının karısı
YENİDEN
Gene, yine, bir daha, tekrar
YENİÇAĞ
Orta Çağın bitiminden (1453 veya 1492'den) Fransız İhtilali'ne (1789) kadar süren çağ
YEPELEK
İnce yapılı, zarif, narin
YER
Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
YERALTI
Yerin yüzeyi altındaki bölümü
YERBERİ
Dünya çevresinde dolanan bir uydunun gerçek veya görünür yörüngesinin Dünya'ya en yakın noktası
YERELAĞ
Bilgisayar ağlarının birbirine bağlanması sonucu ortaya çıkan, sınırlaması ve yöneticisi olan sadece kurum veya iş yeri içinde kullanılan bilgi iletişim ağı, iç ağ
YERGİ
Bir kimseyi, bir toplumu, bir düşünceyi, bir nesneyi, bir göreneği yermek için yazılmış yazı veya söylenmiş söz, hicviye, hiciv, satir
YERMUMU
Petrol ve terebentin içinde eriyen, doğal hidrokarbonlardan oluşan bir mum türü, ozokerit
YERÜSTÜ
Yerin yüzeyi üstündeki bölümü
YERİNME
Yerinmek işi, teessüf
YETENEK
Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, istidat, kabiliyet, kudret
YETİNME
Yetinmek durumu, kanaat, iktifa
YETİNİŞ
Yetinme durumu
YETİŞİM
Öğretmen olabilmek için alınan mesleki eğitim derslerinin bütünü, formasyon
YEĞEN
Birine göre, kardeş, amca, hala, dayı veya teyzenin çocuğu
YEŞİL
Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk
YIKAMAÇ
Fotokopi makinelerinde veya fotoğraf basımı işinde kullanılan yıkama aleti
YIKMACI
Yıkılması uygun görülen bir yapının yıkılması işini üstlenen ve yıkıntılarını satın alan kimse, yıkıcı
YIL
Dünya'nın, Güneş çevresinde tam bir dolanım yapması için geçen 365 gün, 5 saat ve 49 dakikalık zaman
YILAN
Sürüngenlerden, ayaksız, ince ve uzun olanların genel adı, yerdegezen, uzun hayvan
YILBAŞI
Ocak ayının birinci günü
YIRTICI
Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan)
YIRTMAÇ
Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık
YIVA
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
YIĞIN
Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe
YIĞINAK
Bir şeyin biriktiği yer
YIĞINTI
Bir araya yığılmış şeyler kümesi
YOBAZ
Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse)
YOGİ
Yoga felsefesini uygulayan kimse
YOKUŞ
Aşağıdan yukarıya gittikçe yükselen eğimli yer, iniş karşıtı
YOL
Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik
YOMRA
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
YONTMAK
Bir şeye istenilen biçimi vermek için dış bölümünü keskin bir araçla biçmek, kesmek
YORGA
Biniciyi sarsmayan at yürüyüşlerinden biri
YORTU
Hz. İsa'nın yaşamını, ölümünü, dirilişini ve azizlerin yaşamlarına yansımış olan erdemlerini anmak üzere kilisenin belirlediği kutsal günler
YORUM
Bir yazının veya bir sözün, anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma, tefsir
YOSUN
Çoğu sularda, ağaç veya taşların üzerinde yetişen tallı bitkilerin ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad
YOĞ
Eski Türklerde ölüler için yapılan tören
YUDUM
Sıvı içiminde ağza alınan miktar
YUH
Birine karşı beğenilmeyen veya öfke duyulan bir durumda haykırılan söz, yuha
YUKA
Zayıf, ince, hafif
YUKAÇ
Yer katmanları kıvrımlarının tümsek bölümü, semer, ineç karşıtı
YULAR
Bir yere bağlamak veya çekerek götürmek için hayvanın başlığına veya tasmasına bağlanan ip
YUMRU
Yuvarlak, şişkin şey
YUMURTA
Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre
YUMUŞAK
Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı
YUNAN
Yunanistan’da yaşayan, Helenlerin soyundan olan halk veya bu halkın soyundan olan kimse; Yunanlı
YUNUS
Balinalardan, ılık ve sıcak denizlerde sürüler durumunda yaşayan, boyları 3 metreye kadar erişebilen, memeli deniz hayvanı (Delphinus)