ÇALPARA
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç
ÇALYAKA
Yakasına yapışıp sıkıca tutarak
ÇAM
Çamgillerin örnek bitkisi olan, dört mevsim yeşil kalabilen, iğne yapraklı, yurdumuzda birçok türü yetişen bir orman ağacı (Pinus)
ÇAMBALI
Arıların sarı çam üzerinde bulunan yaprak bitlerine salgıladıkları sıvıdan oluşturdukları bir bal türü
ÇAMÇA
Sazangillerden, pullarından yalancı inci yapılan bir ırmak balığı (Leuciscus rutilus)
ÇANAK
Toprak, metal vb. bir maddeden yapılmış yayvan, çukurca kap
ÇANAKÇI
Çanak yapan veya satan kimse
ÇANTA
Kösele, meşin, kumaş vb. hafif malzemeden yapılıp büyüklüğüne göre para, evrak, yiyecek vb. koyup taşımaya yarayan kap
ÇAPAK
Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı
ÇAPAKLI
Çapağı olan
ÇAPAR
Postacı, ulak
ÇAPARIZ
İçinden çıkılamayacak kadar güç olan, karışık iş
ÇAPAÇUL
Kılığının veya eşyasının düzgün ve temiz olmasına özenmeyip düzensizlik içinde yaşayan, pasaklı
ÇAPKIMA
Çapkımak işi
ÇAPLA
Maden kazımak için kullanılan çelik kalem
ÇAPLAMA
Çaplamak işi
ÇAPMA
Çapmak işi
ÇAPMAK
Koşturmak
ÇARE
Bir sonuca varmak, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm yolu
ÇARIK
İşlenmemiş sığır derisinden yapılan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı
ÇARK
Bir eksenin döndürdüğü tekerlek biçimindeki makine parçası
ÇARPMAK
Hızla değmek, vurmak
ÇATAK
İki dağ yamacının kesişmesi ile oluşmuş dere yatağı
ÇATAPAT
Ayakla çiğnendiğinde veya bir yere sürtüldüğünde `çat pat` diye patlayan bir eğlence fişeği, çatpat
ÇATILMA
Çatılmak işi
ÇATKAPI
Beklenmedik bir zamanda kapıyı çalarak
ÇATLAMA
Çatlamak işi
ÇATMA
Çatmak işi
ÇAYAN
Akrep, yılan, çıyan, kırkayak vb. zehirli hayvan
ÇAYCUMA
Zonguldak iline bağlı ilçelerden biri
ÇAYKARA
Çay kenarında çıkan göze, kaynak, pınar
ÇAĞ
Zaman dilimi, vakit
ÇAĞANOZ
Kabukluların ön ayaklılar alt takımından, eti için avlanan, pavuryaya benzer küçük su hayvanı (Carcinus)
ÇAĞILTI
Suyun, akarken taşlara, kayalara çarparak çıkardığı sesin adı
ÇEHRECE
Çehre bakımından
ÇEKECEK
Ayakkabı ile topuk arasına sokularak ayağın ayakkabıya kolay girmesini sağlayan, maden, boynuz veya plastik maddeden yapılmış alet
ÇEKEM
Yeşil yapraklı, dikensi, ateşe atıldığında çatırdayarak yanan bir bitki
ÇEKTİRİ
Yelkenleri olmakla birlikte kürekle de yol alan eski zaman gemisi, çektirme
ÇEKVALF
Depodaki suyun geri kaçmasını önlemek için kullanılan araç, çek vana
ÇEKÜL
Ucuna küçük bir ağırlık bağlanmış iple oluşturulan, yer çekiminin doğrultusunu belirtmek için sarkıtılarak kullanılan bir araç, şakul
ÇEKİKÇE
Çekiğe yakın, biraz çekik
ÇEKİNTİ
Duraksama, kararsızlık, tereddüt
ÇEKİNİK
Birkaç kuşak sonra ortaya çıkan ve o zamana kadar aradaki döllerde gizli kalan (soya çekim nitelikleri), resesif
ÇEKİÇ
Çivi çakma, madenleri dövme vb. işlerde kullanılan saplı bir el aleti
ÇELMECE
Aklı karıştıracak biçimde
ÇELİŞKİ
Sözlerin veya davranışların birbirini tutmaması, tenakuz, paradoks
ÇELİŞME
Çelişmek durumu, tenakuz
ÇENE
Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad
ÇENTMEK
Bir şeyin kenarında kertik açmak
ÇEPELLİ
İçinde sap, taş, toprak vb. yabancı madde bulunan