YURDU
İğnenin deliği
YURT
Bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası, vatan
YURTLUK
Bir yerin gelirinin bir kimseye yalnız ölünceye kadar kullanılması şartıyla ayrılması yöntemi, malikâne
YURTİÇİ
Yurt sınırları içinde olan
YUVA
Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak
YY
Türk alfabesinin yirmi sekizinci sırasında yer alan ve Ye adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından yumuşak, sürtünücü ön damak ünsüzünü gösterir
YÖNERGE
Herhangi bir konuda tutulacak yol için üst makamlardan alt makamlara belli bir esasa dayanarak verilen buyruk, talimat, direktif
YÖRÜK
Hayvancılıkla geçinen, genellikle Toroslarda yaşayan göçebe Türk oymağı, Türkmen
YÖRÜNGE
Bir gök cisminin hareketi süresince izlediği yol, mahrek
YÜK
Araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi
YÜREGİR
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
YÜREĞİR
Adana iline bağlı ilçelerden biri
YÜRÜTEÇ
Yeni yürümeye başlayan çocukların çabuk yürümelerini sağlayan araç, örümcek, yürüten
YÜSRÜ
Bazı ince işlerin yapımında kullanılan siyah bir ağaç ve bu ağacın kökü
YÜZBAŞI
Orduda rütbesi üsteğmenle binbaşı arasında olan subay
YÜZDE
Herhangi bir işte aracı olan kimseye, görevinin karşılığı olarak belli bir hesaba göre verilen ücret, yüzdelik
YÜZEREV
Nehir veya deniz üzerinde kurulan, hareketli konut
YÜZSUYU
Bir kimsenin onuru, haysiyeti
YÜZÜPEK
Birine söylenmesi güç olan şeyi sıkılmadan söyleyebilen veya kendisinden istenilen şeyleri rahatlıkla geri çevirebilen (kimse)
YİV
Bir yüzeyin üzerinde çizgi biçiminde olan, sarmal girinti veya çıkıntı
ZABİT
Rütbesi teğmenden binbaşıya kadar olan asker
ZAHİT
Dinin yasak ettiği şeylerden sakınıp buyurduklarını yerine getiren (kimse)
ZAM
Bir şeyin fiyatını artırma, bindirim
ZAMAN
Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit
ZAMLI
Fiyatı arttırılmış, bindirimli
ZAMPARA
Sürekli kadın peşinde koşan, kadınlara düşkün (erkek), kadıncıl, keskin, zendost
ZAMİR
Kişi, dönüşlülük, gösterme, soru ve belirsizlik kavramları vererek varlıkların yerini tutan söz, adıl
ZAPTİYE
Osmanlı Devleti'nde toplum güvenliğini sağlamakla görevli askerî polis kuruluşu
ZARA
Sivas iline bağlı ilçelerden biri
ZARAR
Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat
ZARGANA
Uskumrumsugillerden, 40-60 santimetre boyunda, vücudu silindir biçiminde, gaga gibi ince, uzun, sivri ağızlı bir balık (Belone belone)
ZARGİBİ
çok ince, saydam
ZAYIF
Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan)
ZAÇ
Kükürtle demir bileşimlerinden biri
ZAĞANOS
Bir cins doğan
ZAĞAR
Bir cins çoban köpeği
ZAĞARCI
Osmanlı Devleti'nde padişahın av köpeklerine bakan görevli
ZE
Türk alfabesinin yirmi dokuzuncu harfinin adı, okunuşu
ZEFİR
Genellikle gömlek yapımında kullanılan, çizgili, ince, pamuklu bir kumaş türü
ZEHİR
Organizmaya girdiğinde kimyasal etkisiyle fizyolojik görevleri bozan ve miktarına göre canlıyı öldürebilen madde, ağı, sem
ZEKAT
Zenginlerin sahip olduğu mal ve paranın kırkta birinin dağıtılmasını öngören, İslam'ın beş şartından biri
ZELVE
Çift öküzünün boyunduruktan çıkmaması için boynunun iki yanından boyunduruğa, aşağıya doğru geçirilen çubuk
ZEMİNLİ
Zemini olan
ZEPHİYE
Kesimevinde kesilen hayvanlar için kasapların ödedikleri vergi
ZERDALİ
Kayısı ağacının Akdeniz ülkelerinde yetiştirilen küçük meyveli bir türü (Armeniaca vulgaris)
ZERDE
Safranla renk ve koku verilen bir çeşit şekerli pirinç peltesi
ZEYTUNİ
Zeytin rengi
ZIBIN
Bebeklere iç çamaşırı olarak giydirilen, ince pamukludan kısa ve kollu giysi
ZIH
Giysilerin kol, yaka, etek vb. kenarlarına dikilen şerit veya kaytan
ZIMPARA
Çok sert alümin billurları kapsayan ve aşındırıcı olarak kullanılan doğal kaya