ÇANKAYA
Ankara iline bağlı ilçelerden biri
ÇANKIRI
Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
ÇANTA
Kösele, meşin, kumaş vb. hafif malzemeden yapılıp büyüklüğüne göre para, evrak, yiyecek vb. koyup taşımaya yarayan kap
ÇAP
Cisimlerin genişliği, kutur
ÇAPARIZ
İçinden çıkılamayacak kadar güç olan, karışık iş
ÇAPAÇUL
Kılığının veya eşyasının düzgün ve temiz olmasına özenmeyip düzensizlik içinde yaşayan, pasaklı
ÇAPLA
Maden kazımak için kullanılan çelik kalem
ÇARE
Bir sonuca varmak, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm yolu
ÇARIK
İşlenmemiş sığır derisinden yapılan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı
ÇARK
Bir eksenin döndürdüğü tekerlek biçimindeki makine parçası
ÇARKACI
Osmanlı ordusunda öncü süvari birliğinde görevli asker
ÇAT
Sert bir şeyin kırılırken çıkardığı ses
ÇATALCA
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
ÇATAPAT
Ayakla çiğnendiğinde veya bir yere sürtüldüğünde `çat pat` diye patlayan bir eğlence fişeği, çatpat
ÇATIŞKI
Yasaların veya önermelerin kendi aralarında çelişikliği, antinomi
ÇATKI
Uç uca, birbirine çatılan şeylerin bütünü
ÇATMACI
Çatma işini yapan kimse
ÇAVUŞ
Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse
ÇAY
Çaygillerden, nemli iklimlerde yetişen bir ağaççık (Thea chinensis)
ÇAYCUMA
Zonguldak iline bağlı ilçelerden biri
ÇAYLI
İçinde çay bulunan
ÇAĞANOZ
Kabukluların ön ayaklılar alt takımından, eti için avlanan, pavuryaya benzer küçük su hayvanı (Carcinus)
ÇAĞDIŞI
Çağın gerektirdiği şartların gerisinde kalmış, çağdaş olmayan, köhne
ÇAĞILTI
Suyun, akarken taşlara, kayalara çarparak çıkardığı sesin adı
ÇAĞLA
Badem, kayısı, erik vb. tek çekirdekli yemişlerin körpeyken yenilebilen ham şekli
ÇAĞRI
Birinin bir yere gelmesini isteme, davet
ÇE
Türk alfabesinin dördüncü harfinin adı, okunuşu
ÇEKBERİ
Harman yerinde yığınları çekmeye yarayan alet, gelberi
ÇEKECEK
Ayakkabı ile topuk arasına sokularak ayağın ayakkabıya kolay girmesini sağlayan, maden, boynuz veya plastik maddeden yapılmış alet
ÇEKEK
Kayık, mavna ve küçük gemilerin karaya çekildikleri yer
ÇEKELEZ
Sincap
ÇEKER
Bir tartma aletinin kaldırabildiği ağırlık miktarı
ÇEKEREK
Yozgat iline bağlı ilçelerden biri
ÇEKMECE
Masa, dolap vb. şeylerin dışarıya çekilen bölümü, göz, çekme
ÇEKVALF
Depodaki suyun geri kaçmasını önlemek için kullanılan araç, çek vana
ÇEKÜL
Ucuna küçük bir ağırlık bağlanmış iple oluşturulan, yer çekiminin doğrultusunu belirtmek için sarkıtılarak kullanılan bir araç, şakul
ÇEKİNCE
Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek çekinmeyi gerektiren sebep veya durum, rezerv, ihtiraz
ÇEKİNİŞ
Çekinme işi
ÇEKİŞTE
Tuzla terbiye edilmiş yeşilzeytin
ÇELİK
Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat
ÇELİŞKİ
Sözlerin veya davranışların birbirini tutmaması, tenakuz, paradoks
ÇEMEN
Maydanozgillerden, kimyon türü bir bitki (Cuminum cyminum)
ÇENE
Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad
ÇENGİ
Çalgı eşliğinde oynamayı meslek edinmiş kadın
ÇENTMEK
Bir şeyin kenarında kertik açmak
ÇEPELLİ
İçinde sap, taş, toprak vb. yabancı madde bulunan
ÇEREZ
Asıl yemekten sayılmayan, peynir, zeytin vb. yiyecekler
ÇERÇEVE
Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık
ÇETİNCE
Çetin
ÇEVRE
Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi